Víctor Navarro'nun görevlendirdiği iki adam, işlerini profesyonelce yapıyordu.
Javier Ortega'yı dikkat çekmeden izliyor, hareketlerini ve görüştüğü kişileri patronlarına bildiriyorlardı.
Henüz peşinde oldukları ahşap sandığı görememişlerdi. Ancak Javier'in Salamanca'nın tanınmış antika koleksiyoncusu Rafael Montoro'nun galerisine gittiğini belirlemişlerdi.
Durumu Víctor'a bildirdiler.
— Patron, Ortega'nın Rafael Montoro'nun galerisine gittiğini öğrendik.
Víctor'un ilgisi arttı.
— Sandık yanında mıymış?
— Bilmiyoruz patron. Sandığı görmedik.
Víctor kısa bir süre düşündü.
Javier, sandığı koleksiyoncuya götürmüş olabilirdi. Belki içindekilere değer biçtirmek, belki de müşteri bulmak istiyordu.
— Bundan sonra ayrılacaksınız, dedi. Biriniz Javier'i, diğeriniz Rafael'i takip edecek. İkisinin de kimlerle görüştüğünü öğrenmek istiyorum.
— Anlaşıldı patron.
Víctor telefonu kapattı.
Hurdacıyla antikacı bir araya geliyorsa ellerinde sağlam bir şey olmalı, diye düşündü.
Ancak acele etmeyecekti.
Önce neyin peşinde olduklarını öğrenmeliydi.
Cumartesi günü Rafael'i izleyen adam, onun Madrid-Barajas Havalimanı'na gittiğini bildirdi.
Rafael, gelen yolcu salonunda bir adamı karşılamış, ardından birlikte havalimanından ayrılmışlardı.
Takip görevlisi buluşmanın fotoğraflarını çekerek patronuna gönderdi.
İki adamın Salamanca'ya döndüğü ve Rafael'in galerisine gittikleri bilgisi de kısa süre sonra Víctor'a ulaştı.
Víctor fotoğrafları inceledi.
Rafael'in karşıladığı kişiyi tanımıyordu.
Adamına kimliğinin araştırılmasını söyledi.
Bir süre sonra beklediği bilgi geldi.
Fotoğraftaki kişi, Roma'da yaşayan Profesör Lorenzo Bellini'ydi.
Antik Mısır ve Helenistik dönem üzerine çalışan, eski yazıtların incelenmesi konusunda uzmanlaşmış tanınmış bir arkeologdu.
Víctor, önündeki bilgilere yeniden baktı.
Artık olaylar zihninde birleşmeye başlamıştı.
Ölmüş bir tarih profesörünün evinden çıkan eski sandık...
Onu alan ikinci el eşya tüccarı...
Şehrin tanınmış antika koleksiyoncusu...
Ve şimdi İtalya'dan gelen önemli bir arkeolog...
Demek sandığın içindekiler düşündüğümden daha önemli.
Lorenzo'nun uzmanlık alanları özellikle dikkatini çekmişti.
Ancak belgelerin neyle ilgili olduğunu henüz bilmiyordu.
Yıllardır içinde bulunduğu yasa dışı işler ona sabırlı davranmayı öğretmişti.
Zamanından önce yapılacak bir müdahale, karşısındaki insanları kuşkulandırabilir ve bütün planlarını bozabilirdi.
Telefonunu eline aldı.
— Takibe devam edin. Özellikle İtalya'dan gelen profesörü gözden kaçırmayın.
— Müdahale edecek miyiz patron?
— Hayır. Kimseye dokunulmayacak.
— Peki neyi bekliyoruz?
Víctor sakin bir sesle cevap verdi:
— Bırakın işlerini bitirsinler. Ne bulduklarını önce kendileri öğrensinler.
— Anlaşıldı patron.
— Ve dikkatli olun. Takip edildiklerini fark etmesinler.
Telefonu kapattı.
Javier, Rafael ve Lorenzo'nun fotoğraflarını masanın üzerine koydu.
Üç adamın neyin peşinde olduğunu henüz bilmiyordu. Ancak büyük bir keşfe yaklaşmış olabileceklerinden şüpheleniyordu.
Şimdilik yapması gereken, onların çalışmalarını tamamlamasını beklemekti.
Bırakalım zahmetli işi onlar yapsın, diye düşündü.
Sonrası kolay.
Yüzünde kendinden emin bir gülümseme belirdi.
Ona göre zamanı geldiğinde bütün bu keşfi ellerinden almak, çocuğun elinden şeker almak kadar kolay olacaktı.