İçeriğe geç

GÖLGEDEKİ ADAMLAR

Profesör Alejandro Valdés'in evinde bulunan eski sandık, yalnızca Javier Ortega'nın ilgisini çekmemişti.

Sandığı çatı katından indiren Diego Navarro'nun da aklı hâlâ o eşyadaydı.

Yıllardır aynı şirkette çalışıyor, çok sayıda evin boşaltılmasında görev alıyordu. Bu süre içinde birbirinden ilginç ve değerli eşyalar görmüştü.

Ancak işlemeli ahşap sandık diğerlerinden farklıydı.

Üzerindeki kalın toz tabakası, eski asma kilidi ve Javier'in sandığı özellikle ofisine götürtmesi dikkatini çekmişti.

Diego, patronunu iyi tanıyordu. Javier, değersiz gördüğü bir eşyayla kolay kolay ilgilenmezdi.

Sandığın içinde ne olduğunu bilmiyordu. Yine de önemli bir şey bulmuş olabileceğini düşünüyordu.

Bu düşüncesini iş arkadaşlarıyla paylaşmadı.

Sandığın bulunduğu günün ertesi sabahı, kuzeni Víctor Navarro ile buluştu.

Víctor, İspanya'nın yeraltı dünyasında bağlantıları bulunan bir adamdı. Yasa dışı ticaret ve değerli eşyaların el değiştirdiği çevreleri iyi tanıyordu.

Diego, profesörün evinde yaşananları anlattı.

Víctor dikkatle dinledi.

— Sandığın içinde ne vardı?

— Bilmiyorum. Kilitliydi.

— Açmayı denemediniz mi?

— Denedik ama açamadık. Sonra patrona teslim ettik.

— Nasıl bir sandıktı?

— Orta büyüklükte, ahşap ve üzeri işlemeliydi. Çok eski görünüyordu. Çatı katında, yıllardır dokunulmamış bir köşede buldum.

Víctor meraklandı.

— Hangi evden çıktı?

— Dünyaca tanınmış bir tarih profesörünün evinden. Adam kısa süre önce ölmüş. Kızı evi boşalttırıyordu.

— Profesörün adı neydi?

— Alejandro Valdés.

Víctor bir süre düşündü.

— Peki sandık şimdi nerede?

— Şirketin deposuna götürdük. Patronum Javier Ortega ilgileniyordu.

— İçindekileri görmedin yani?

— Hayır. Ama Javier'in davranışlarından önemli bir şey olabileceğini düşündüm.

Víctor sandalyesine yaslandı.

— Sen şimdilik kimseye bir şey söyleme.

Diego merakla sordu:

— Sence değerli olabilir mi?

— Olabilir. Önce ne olduğunu öğrenelim.

Konuşma sona erdi.

Ancak Víctor, kuzeninin anlattıklarını hafife almamıştı.

Ölmüş bir tarih profesörünün evinden çıkan eski bir sandık, değerli bir koleksiyon veya tarihî eser barındırabilirdi.

Böyle bir ihtimali araştırmadan bırakmaya niyeti yoktu.

Aynı gün güvendiği iki adamını yanına çağırdı.

Onlara Javier Ortega'nın kimliğini ve şirketini anlattıktan sonra talimatını verdi.

— Bu adamı takip edeceksiniz.

Adamlardan biri sordu:

— Ne kadar süreyle patron?

— Ben aksini söyleyene kadar. Yirmi dört saat gözünüz üzerinde olacak. Nereye gittiğini, kimlerle görüştüğünü öğrenmek istiyorum.

— Özellikle aradığımız bir şey var mı?

— İşlemeli, eski bir ahşap sandık. Nerede olduğunu bulacaksınız.

Víctor kısa bir an durdu.

— Bir şeyi iyi anlayın. Javier takip edildiğini fark etmeyecek. Her gelişmeyi bana bildireceksiniz.

— Müdahale edecek miyiz?

— Hayır. Ben söylemeden kimseye dokunulmayacak.

Adamlar talimatlarını alarak ayrıldılar.

Víctor ise kuzeninin anlattıklarını yeniden düşündü.

Sandığın içinde ne olduğunu bilmiyordu. Belki de bütün bu merakı boşa çıkacaktı.

Ancak yıllardır edindiği tecrübeler, küçük görünen fırsatların bazen büyük kazançlara dönüşebildiğini öğretmişti.

Bu kez de beklemeye ve gelişmeleri izlemeye karar verdi.

Diego'nun çatı katında bulduğu sandık, artık İspanya'nın yeraltı dünyasında da ilgi uyandırmıştı.