Profesör Alejandro Valdés'in ölümü, ailesi ve akademik çevrelerde büyük üzüntüyle karşılandı.
Salamanca'da düzenlenen cenaze töreni oldukça kalabalıktı. Yakınları, dostları, meslektaşları ve farklı üniversitelerden çok sayıda akademisyen onu son yolculuğuna uğurlamak için bir araya gelmişti.
Yıllar önce mezun olmuş öğrencileri bile profesörlerini yalnız bırakmamıştı.
Kızı Lucía, babasına karşı son görevini yerine getirdi.
Alejandro Valdés, ailesinin geleneklerine uygun bir törenle toprağa verildi.
Cenazenin ardından taziye ziyaretleri birkaç gün daha devam etti.
Bir hafta sonra Lucía, babasının evinde yapılması gereken işleri tamamlamak üzere harekete geçti.
Evin neredeyse her odası kitaplarla, araştırma dosyalarıyla ve tarihî belgelerle doluydu.
Lucía, bunların yalnızca babasına ait kişisel eşyalar olmadığını biliyordu. Her biri uzun yılların emeğini taşıyan, bilimsel değeri bulunan çalışmalardı.
Bu nedenle babasının kitaplarını ve araştırma arşivini, kendisinin de görev yaptığı üniversiteye bağışlamaya karar verdi.
Üniversite yetkilileriyle görüşerek gerekli düzenlemeleri yaptı. Kitaplar, belgeler ve araştırma dosyaları görevliler tarafından teslim alındı.
Lucía, babasından hatıra olarak saklamak istediği kişisel eşyaları da ayırdı.
Geriye evin boşaltılması ve temizlenmesi kalmıştı.
Bunun için profesyonel hizmet veren bir şirketle anlaştı.
Belirlenen günün sabahında şirket çalışanları bir kamyonla eve geldiler.
Ekip sorumlusu yapılacak işleri paylaştırdı.
Önce mobilyalar ve evde kalan diğer eşyalar taşınarak kamyona yüklendi.
Ardından temizlik başladı.
Odalar tek tek temizleniyor, dolapların içleri ve uzun süredir el değmemiş köşeler kontrol ediliyordu.
Çalışmalar tamamlanmak üzereyken ekipteki çalışanlardan Diego Navarro, evin çatı katına henüz bakılmadığını fark etti.
Tavandaki kapağı açarak katlanır akordeon merdiveni aşağı çekti.
Merdivenden çıkarak çatı katına ulaştı.
Burası fazla büyük değildi. Birkaç eski eşyanın dışında dikkat çekici bir şey görünmüyordu.
Diego etrafı kontrol ettikten sonra aşağı inmeye yöneldi.
Tam merdivenin başına geldiğinde, açılan kapağın arkasında kalan köşede bir şey dikkatini çekti.
Eski bir sandıktı.
Orta büyüklükte, üzeri işlemelerle süslenmiş ahşap bir sandık...
Üzerini kaplayan kalın toz tabakası ve örümcek ağları, uzun yıllardır buraya kimsenin dokunmadığını gösteriyordu.
Diego sandığa yaklaştı.
Ahşap yüzeyindeki işlemeleri inceledi. Ön kısmında oldukça eski görünen metal bir asma kilit bulunuyordu.
Sandığı kaldırarak dikkatlice aşağı indirdi.
Ardından ekip sorumlusunun yanına götürdü.
— Şefim, bunu çatı katında buldum.
Sorumlu sandığa baktı.
— İçinde ne var?
— Bilmiyorum. Kilitli.
Sorumlu asma kilidi kontrol ederek açmayı denedi.
Başaramadı.
Bir başka çalışan da yardım etti ancak kilit açılmadı.
Ekip sorumlusu daha fazla zaman kaybetmek istemedi.
— Tamam, zorlamayın. Kamyona, diğer eşyaların yanına koyun. Önemli bir şey çıkarsa Bayan Lucía'ya haber veririz.
Diego sandığı alarak dışarı çıktı ve kamyona yükledi.
Kısa süre sonra temizlik tamamlandı. Çalışanlar son kontrollerini yaparak evden ayrıldılar.
Profesör Alejandro Valdés'in yıllarını geçirdiği, sayısız araştırmasını gerçekleştirdiği ev artık boşalmıştı.
Kitapları ve bilimsel çalışmaları üniversiteye teslim edilmiş, kişisel eşyaları kızı tarafından alınmıştı.
Ancak çatı katında bulunan o eski sandık, diğer eşyalarla birlikte şirketin deposuna doğru yola çıkmıştı.
İçinde ne olduğu bilinmeyen sandığın, yıllar sonra hangi sırları ortaya çıkaracağından ise henüz hiç kimsenin haberi yoktu.