Ada yanıma geldiğinde saate baktım tam 5’ti. Üstünde siyah gömleği vardı bana sarılıp gözlerime baktı. Her zaman böyle uzun uzun gözlerime bakar sonra koklayıp öperdi. Onu ne kadar özlediğimi sarılınca fark ettim.
-Bu saatte buluşacağımızı biliyordum ama bu şekilde hayal etmemiştim tabi.
-Bırak şimdi iyi misin bir yerin acıyor mu ?
-İyiyim merak etme, boynum ağrıyor sadece.
-Boynuna ne oldu çarptın mı ?
-Önemli bir şey değil merak etme kemer kesmiş biraz sadece.
-Hastaneye gidelim mi ?
-Gerek yok ama sıcaktan uyuştum artık gidelim buradan lütfen.
-Çekici gelecek şimdi gideceğiz. Arabaya geç otur ben bakayım.
Çekici gelince Ada ile birlikte çıktık. Arabayı birkaç yere gösterdi ama olmayacağını anlayınca Marmaris’e götürmek için çekici buldu. Kafam düşüncelerle doluyken Ada’nın sözleriyle tebessüm ettim.
-Her şeyle tek başıma uğraşıyorum diyordun bak buradayım şimdi halledeceğim hepsini üzülme.
Yemek yemek için oturduk. Her zaman olduğu gibi yolda yine bir şey yememiştim çok acıkmıştım. Yemek yiyecek vakit bulamadan herkes aramaya başladı. Kazadan beş dakika sonra ablam aramıştı konuşmuştuk. Annemlere söyleme demiştim ama annem ve babam hariç herkese söylemişti.
Yaşadıklarımın şokunda olsam da yavaş yavaş ne olduğunu anlamaya başlamıştım. Birkaç saat önce ölümden dönmüştüm. Telefonlar fırsat buluş birkaç lokma yedim. Saat geç olmadan yola çıkmak istiyorduk çok yorgundum dinlenmek istiyordum. Ada arabayı götürecek bir çekici buldu. Çekicinin arkasından biz de yola çıktık.
Ada araba kullanırken onu izliyordum, bu hayatta en sevdiğim anlardan bazıları bunlardı. Şartlar çok kötü olda da bu bizim ilk yolculuğumuzdu. Bunu söylesem şuan bunu mu düşünüyorsun diye gülerdi. Öyle ya da böyle ilk kez birlikte yolculuk yapıyorduk. Benim için her şeyin ilk anısı hep önemliydi. Hava kararınca yorgunluktan uyuya kalmaya başladım. Ada arkaya geç uzan deyince arka koltukta uzandım.
Beş dakika sonra arabayı durdurup arkaya yanıma geldi. Onu ne kadar özlediğimi kokusunu alınca fark ettim. İkimiz de çok yorgundum ama sarılıp kalmıştık. Arabayı takip etmemiz gerektiği için tekrar yola çıktık.
Marmaris’e varınca arabayı indirip Ada ile birlikte hamama gittik. Gece saat geç olsa da benim rahatlamama için çok iyi gelmişti.
Buraya bir haftalığına Ada’yı görüp tatil yapmaya gelmiştim. Hafta sonu Ada sınav için İstanbul’a gidecekti birlikte döneriz diye anlaşmıştık. Kazadan sonra işler sarpa sardı nerede nasıl ne kadar kalacağımı bilmiyordum. İlk geldiğimiz gece sabaha kadar rüyamda kaza yaptığımı gördüm. İlk defa böyle bir şey yaşıyordum bu hisler normaldi elbet. Ada’nın yanında olabilmek benim için çok rahatlatıcıydı.
Bütün bu sıkıntıların üzerine geldiğimin ikinci gecesi sabaha kadar gördüğüm kabuslarla uyandım. Her uyandığımda karşımdaki koltukta uyuyan Ada’yı görüyordum. Omzunda uyuyamıyordum kaldığımız yerde böyle bir imkan yoktu. Kabuslarımda Ada’nın peşinden koşup onu bulamazken uyandığım an nefes sesini duyuyordum. Ada buradaydı benimleydi, aylardır olduğu gibi yanı başımdaydı. Ama rüyalar burada da peşimi bırakmıyordu. Ters giden bir şeyler olduğuna o kadar emindim ki…
Ada’yı tanıyordum, ben geldiğimden beri her an tetikteydi sanki. Beni burada birçok insanla tanıştırıyordu akrabaları, arkadaşları. Ama sanki hepsi tembihli gibiydi. Kadınlık hislerimin yanlış çıkması için her kabustan sonra dua ediyordum.
Ada ile arabadayken sürekli çarpacakmış kaza yapacakmışız gibi hissediyordum. Birkaç gün sonra Ada beni direksiyona oturttu böyle yaparsan ileride zorlanırsın dedi. Gerçekten de tekrar araba kullanınca rahatladım içimdeki o korku geçti. Van Gölü’nün kıyısından Ege sahillerine gelmiştik. Son yaşadıklarımdan dolayı sürekli düşüncelere dalıyordum. Geçen sene bu zamanları düşünüyordum Ada’nın sadece adını biliyordum hatta ondan bile emin değildim. Bir sene içinde ne çok şey yaşamıştık. Aramızda bir aşk büyütmüştük. Her fırsat bulduğumuzda her şehirde bir aradaydık. Felaketler de peşimizi bırakmıyordu deprem, kaza… Hayatımızda görmediklerimizi bir sene de görmüştük neredeyse…
Gece geç uyuduğumuz için öğlene doğru Ada’nın mesajıyla uyandım.
-Prenses uyanmadın mı ?
-Mesaj sesine uyanırım biliyorsun.
-Hazırlan gelip alayım seni gezdireyim biraz.
-Ne güzel teklifler yapıyorsun.
-Yarım saate aşağıda ol.
Ada beni tepede bir yere çıkardı, bütün Marmaris görünüyordu. Onunla burada olmak harikaydı. Tüm şehirlerde yanında olmak harikaydı ama ülkenin en güzel yerlerinde olmak çok güzeldi. Bu günleri hak edecek kadar ayrı kalmıştık. Sarılıp fotoğraf çekildik. Normalde anlaşırdık ama bugün anlaşmaya gerek kalmadan ikimiz de lacivert giyinmiştik. Hava çok sıcak olduğu için fazla duramadık. Ada dönüşte kavun ve dil peyniri aldı. Arabada birlikte yedik, en sevdiğim menülerden biriydi.
Ada ne kadar üzgün olduğumu bildiği için beni rahatlatmaya çalışıyordu. Gece spada kalalım, havuza girersin rahatlarsın dedi. Önce saunaya girip sonra havuza girdim, su çocukluğumdan beri beni rahatlatırdı. Ben havuzdayken Ada karşımda oturmuş viski içiyordu. Havuzdan çıktım sıcak viski kadehini tek seferde içip tekrar girdim. Ada dondu kaldı, gülümsedi:
-Yani bekliyordum ama bu kadarını tahmin etmezdim.
Havuza yanıma geldi.
Çok güzel bir geceydi aylardır geçirdiğim en güzel geceydi. Çok ayrı kalmıştık ,çok arkasından ağlamıştım, hepsini hak etmiştim. Ne kadar mutlu olsam bir yanım hep buruktu içimdeki o sesi susturamıyordum. Yanlış bir şeyler olduğuna emindim. Ada’nın bakışlarından bile anlıyordum sakladığı bir şeyler olduğunu. Bu gecenin büyüsünü bozmak istemiyordum Ada’ya sarıldım. Gözlerime baktı, yorgunluktan ve viskiden mayışmıştı. Beni uzun uzun öptü…