İçeriğe geç

Bir Kraliçenin Son Formülü

Gece yarısını çoktan geçmişti.

Ev sessizdi.

Kapadokya'nın rüzgârı pencerenin önündeki ince perdeyi hafifçe hareket ettiriyordu.

Sofia parfüm odasının ışığını kapatmak üzereydi.

Tam o sırada...

Cleopatra raflardan ayrılmadı.

Bir şişeyi eline aldı.

Sonra yerine koydu.

Bir başkasını inceledi.

Yine bıraktı.

Sofia gülümsedi.

"Aradığınız şeyi bulamadınız mı?"

Cleopatra başını iki yana salladı.

"Hayır."

"Aradığım şey..."

"Bu raflarda yok."

Ben merakla sordum.

"Nedir?"

Cleopatra pencereye doğru yürüdü.

Ay ışığı yüzüne vuruyordu.

"Sofia için bir koku."

...

Odadaki sessizlik birkaç saniye sürdü.

Sofia şaşırmıştı.

"Benim için mi?"

"Evet."

"Ama..."

Cleopatra raflara baktı.

"Buradaki hiçbir şişeyi kullanmayacağım."

"Neden?"

"Çünkü..."

"Bunlar sizin çağınızın ustalarının eserleri."

"Ben..."

"Kendi çağımın elleriyle konuşurum."

...

Ertesi sabah.

Mutfak...

İlk kez laboratuvara dönüşmüştü.

Masanın üzerinde küçük kaseler vardı.

Bal.

Kurutulmuş gül yaprakları.

Tarçın çubukları.

Nar kabukları.

Rezene.

Kişniş tohumu.

Mür reçinesi.

Bir miktar kaliteli zeytinyağı.

Ve küçük bir havan.

Sofia şaşkınlıkla baktı.

"Gerçekten yapacak mısınız?"

Cleopatra gülümsedi.

"Hayır."

"Hatırlayacağım."

...

İlk olarak mürü havana koydu.

Ezmedi.

Sadece elinde tarttı.

Gözlerini kapattı.

"Bu..."

"Tapınaktır."

Sonra tarçını aldı.

"Bu..."

"Yolculuktur."

Gül yapraklarını eline aldı.

"Bu..."

"Hatıradır."

Nar kabuğunu kokladı.

Uzun süre sessiz kaldı.

"Bu..."

"Sabır."

Ben dayanamayıp sordum.

"Her malzemenin bir anlamı mı var?"

Cleopatra bana baktı.

Şaşırmış gibiydi.

"Elbette."

"Sizin çağınızda yok mu?"

Ben cevap veremedim.

Çünkü düşündüm.

Biz artık notaları konuşuyorduk.

O ise...

Hikâyeleri.

...

Sofia dikkatle onu izliyordu.

"Majesteleri..."

"Siz hiç ölçü kullanmıyor musunuz?"

Cleopatra hafifçe güldü.

"Kullanıyorum."

"Ne kadar?"

"İnsan kadar."

Sofia anlamadı.

Cleopatra havanı gösterdi.

"Bu..."

"Cesur biri için fazla mür."

"Çekingen biri için fazla tarçın."

"Üzgün biri için fazla gül."

Ben içimden not aldım.

O malzemeleri değil... insanı ölçüyor.

...

Yaklaşık bir saat geçti.

Mutfakta hiçbirimiz konuşmuyorduk.

Sadece havanın sesi...

Taş havanın ritmik vuruşları...

Ve yavaş yavaş yükselen reçine kokusu.

Sonunda Cleopatra küçük bir seramik kaba baktı.

"Tamam."

Sofia merakla yaklaştı.

"Bu benim kokum mu?"

Cleopatra başını salladı.

"Hayır."

"Bu..."

"Benim seni gördüğüm hâlin."

...

Sofia bileğine küçük bir damla sürdü.

İlk anda...

Bal.

Sonra sıcak baharatlar.

Birkaç dakika sonra...

Beklenmedik şekilde yumuşayan gül.

Ve en sonunda...

Toprağı andıran derin, sakin bir iz.

Sofia gözlerini kapattı.

"Bu..."

"Çok farklı."

Cleopatra gülümsedi.

"Çünkü bu..."

"Parfüm değil."

"Portre."

...

Ben merakla sordum.

"Her notanın nedenini anlatır mısınız?"

Cleopatra masaya oturdu.

İlk kez gerçekten bir sanatçı gibi görünüyordu.

"Mür..."

"Dışarıdan bakıldığında güçlü görünmeni sağlayan tarafın."

"Tarçın..."

"Yeni şeylerden korkmayan merakın."

"Gül..."

"Çok az insana gösterdiğin yumuşak kalbin."

"Nar..."

"Sabrın."

"Zeytinyağı..."

"Hepsini bir arada tutan sükûnet."

Sofia sessizce dinliyordu.

Sonra usulca sordu.

"Peki..."

"Eksik olan ne?"

Cleopatra cevap vermeden önce uzun süre düşündü.

Sonra gülümsedi.

"Bir şey."

"Nedir?"

"Kendine biraz daha şefkat."

Odadaki sessizlik bu kez ağır değildi.

Sıcaktı.

Çünkü Sofia bu cümleyi ilk kez duymuyordu.

Ama...

İlk kez inanmak istiyordu.

...

Öğleden sonra küçük seramik kap pencerenin önünde duruyordu.

Modern parfümler kadar kalıcı değildi.

Belki birkaç saat içinde uçup gidecekti.

Ama Cleopatra buna hiç üzülmedi.

Sofia merakla sordu.

"Kalıcı olmasını istemiyor musunuz?"

Cleopatra dışarıdaki rüzgâra baktı.

Sonra yavaşça cevap verdi.

"Hayır."

"Bazı kokular..."

"Sonsuza kadar kalmak için değil..."

"Hatırlandıkları sürece yaşamak için vardır."

Ve o an...

Ben ilk kez şunu düşündüm.

Belki de insanlar tarih boyunca eser bırakmaya çalışırken aynı şeyi yapıyordu.

Kalıcı olmak için değil...

Hatırlanmaya değer olmak için.


📜 Araştırmacı Notu

Bugün bir kraliçe bana büyük bir ders verdi.

Modern parfümeri notaları sınıflandırıyor.

O ise önce insanı okuyordu.

Belki de gerçek ustalık, malzemeyi tanımaktan önce, onu taşıyacak kişiyi tanımaktır.


👑 Cleopatra'nın Günlüğü

Bugün ilk kez geleceğin kokularını gördüm.

Onlar kusursuzdu.

Ama yine de eksik değillerdi.

Sadece...

Benim anlattığım hikâyeleri anlatmıyorlardı.

Anladım ki her çağ kendi kokusunu üretir.

Önemli olan daha iyi olmak değil.

Kendi zamanının ruhunu dürüstçe taşıyabilmektir.


🌿 Sofia'nın Kenar Notu

Bugün bana bir parfüm yapılmadı.

Bugün biri beni dikkatle dinledi.

Sonra bunu kelimelerle değil, kokularla anlattı.

Ve fark ettim ki...

İnsan bazen en doğru aynayı camda değil...

Kendisini yargılamadan gözlemleyen bir dostun bakışında buluyor.