İçeriğe geç

SON MÜCADELE

Savaş alanı karanlığın içinde kaybolmuştu.

Gökyüzünde siyah bulutlar dönüyor, yer sürekli sarsılıyordu.

Bir tarafta karanlık güç...

Diğer tarafta ise 8 hükümdar, 8 taşıyıcı ve onların çocukları vardı.

Korhan ile Ateşin, Aras'ın hemen arkasında duruyordu.

Denizhan ve Maviye, Miran'ın yanındaydı.

Tarkan ve Alara, Boran'ı koruyordu.

Erdem ve Larin ise Ayaz'ın arkasında duruyordu.

Diğer tarafta Ateş ve Beria, Alev'in yanında;

Pamir ve Nehir, Su'nun yanında;

Baran ve Defne, Toprak'ın yanında;

Rüzgar ve Lal ise Havva'nın yanında duruyordu.

Herkes hazırdı.

Ama karanlık henüz son hamlesini yapmamıştı.


Bir anda gökyüzü tamamen siyaha döndü.

Karanlığın sesi bütün savaş alanında yankılandı.

“Siz hâlâ beni durdurabileceğinizi mi düşünüyorsunuz?”

Alev bir adım öne çıktı.

“Evet.”

Karanlık güldü.

“O zaman ilk önce seni susturacağım.”

Siyah bir güç Alev'e doğru ilerledi.

Ateş hemen kızının önüne geçti.

Beria da elini kaldırdı.

İki ateş aynı anda yükseldi.

Alev onların yanına geçti.

“Hayır.”

Anne ve babasına baktı.

“Bu kez ben de sizinle savaşacağım.”

Ateş başını salladı.

“Öyleyse birlikte.”

Üçünün ateşi birleşti.

Karanlık geri çekildi.


Diğer tarafta büyük bir su dalgası yükseldi.

Nehir ve Pamir güçlerini birleştirdi.

Su da ellerini kaldırdı.

Miran uzaktan onları gördü.

Denizhan oğluna baktı.

“Sen de git.”

Miran başını salladı.

Su'nun yanına geçti.

Dört su gücü aynı anda hareket etti.

Dev bir dalga karanlığa çarptı.

Karanlık birkaç metre geri savruldu.

Su şaşkınlıkla Miran'a baktı.

“Birlikte daha güçlü.”

Miran gülümsedi.

“Çünkü herkes kendi gücünü taşıyor.”


Toprak savaş alanının altında hareket etmeye başladı.

Baran ve Defne aynı anda yere ellerini bastı.

Toprak onların önünde durdu.

Boran da yanlarına geldi.

Dört toprak gücü birleşti.

Yerden büyük kayalar yükseldi.

Karanlığın önünde dev bir duvar oluştu.

Toprak:

“Bizi geçemez.”

Boran:

“Geçemeyecek.”


Gökyüzünde ise Rüzgar, Lal, Havva ve Ayaz birlikte hareket ediyordu.

Dört hava gücü birleşti.

Karanlık bulutlar parçalanmaya başladı.

Havva gökyüzüne baktı.

“Biraz daha!”

Ayaz gücünü artırdı.

“Dayan!”

Bir anda bulutların arasından ışık göründü.

İlk kez savaş alanına gerçek bir ışık düştü.


Ama karanlık hâlâ ayaktaydı.

Bir anda bütün gücünü topladı.

Savaş alanının ortasında dev bir gölge yükseldi.

“YETER!”

Yerin tamamı sarsıldı.

Herkes geri çekildi.

Karanlık bu kez doğrudan 16 kişiye doğru ilerledi.

Korhan bağırdı:

“HERKES GÜCÜNÜ BİRLEŞTİRSİN!”

Sekiz taşıyıcı güçlerini kullandı.

Sekiz hükümdar da onların arkasında durdu.

Aras, Miran, Boran ve Ayaz ise ailelerinin yanında güçlerini ortaya çıkardı.

Alev, Su, Toprak ve Havva da onların karşısında durdu.

On altı kişinin gücü savaş alanının ortasında birleşmeye başladı.

Ateş.

Su.

Toprak.

Hava.

Dört element aynı anda gökyüzüne yükseldi.

Karanlık geri çekilmeye başladı.

Ama son bir kez bağırdı:

“BU SAVAŞI SİZ KAZANAMAZSINIZ!”

Alev ileri çıktı.

“Bu savaş sadece bizim değil.”

Su onun yanına geldi.

“Ailelerimizin.”

Toprak:

“Geçmişimizin.”

Havva:

“Ve geleceğimizin.”

Aras, Miran, Boran ve Ayaz da yanlarına geçti.

Aras:

“Sonuna kadar birlikte.”

Dört hükümdar çocuklarının arkasında durdu.

Korhan:

“Şimdi!”

Sekiz hükümdar ve sekiz taşıyıcı aynı anda güçlerini serbest bıraktı.

Aras, Miran, Boran ve Ayaz ile Alev, Su, Toprak ve Havva da güçlerini onlara kattı.

Gökyüzünde devasa bir ışık oluştu.

Karanlık ışığın içinde kaybolmaya başladı.

Ama tamamen yok olmadı.

Son bir fısıltı duyuldu:

“Bu daha bitmedi...”

Alev gözlerini kapattı.

“Bitecek.”

Işık bir anda patladı.

GÜM!

Savaş alanı tamamen ışıkla kaplandı.

Karanlık ortadan kayboldu.

Sessizlik çöktü.

Herkes birbirine baktı.

Kimse konuşmuyordu.

Sonunda Ateş başını kaldırdı.

“Bitti mi?”

Korhan gökyüzüne baktı.

Siyah bulutlar tamamen dağılmıştı.

“Evet.”

Ama hiçbiri henüz bilmiyordu...

Bu savaşın sonu, yeni bir dönemin başlangıcı olacaktı.