Ada'nın üzerinde iç çamaşırları vardı ve Eren'i görünce çok utandı ıslak saçlarından su damlaları akıyordu .
Eren hemen gözünü kapattı gözleri kapalı olmasına rağmen refleks olarak eliyle gözlüğünü düzeltti yanakları kızarmıştı.
Eren:Tamam...Bakmıyorum ve bir şey görmedim içinden "Aslında gördüm ama utanıp kendini kötü hissetmesini asla istemiyorum."
Eren:Ne oldu bir şey mi gördün,neden bağırdın?
Ada yerdeki tişörtünü alıp giydi kendini bu şekilde daha iyi hissetmişti sesi titriyordu.
Ada:Gözlerini açma!
Eren:Açmıyorum.Ne gördün ya da duydun?
Ada:Bir an köşkün sesini duydum "lanet" evet "lanet"dedi bu kelimeyi kullandı hem de defalarca kez.
Eren,Ada'ya arkasını döndü ve gözlerini açtı.
Eren:Ben burdayım seni bekleyeceğim duşunu bitir ve giyin söz veriyorum asla bakmıyacağım rahat ol.
Ada:Peki...
Ada tişörtünü tekrar çıkardı ve hayatında hiç almadığı kadar hızlı bir duş aldı.
Ada:Tamam,bitti hadi sen de duş al da bu kulübeden kurtulalım olur mu?
Eren Ada'ya doğru döndü ve başıyla onayladı.Ada'nın yanakları hafifçe kızarmıştı.
Ada:İstersen seni burada bekleyebilirim yada dışarıda durabilirim nasıl istersen.
Eren'in dudağının yanı kıvrıldı ve eliyle gözlüğünü düzeltti.
Eren:Aslında dışarıda beklemeni tercih ederim hem dikkatli olmakta fayda var bence ne dersin?
Ada:Ne...Ne konuda?
Eren:Yani bilemiyorum belki de...neyse hemen duş alıp çıkacağım.
Ada kapının önünde bekliyordu aklından geçen birden fazla düşünce vardı buradan kurtulmak bu ormandan bu lanetten her şeyin bu raddeye gelmesi de ona yabancı ve sıra dışı geliyordu çünkü hayatı boyunca normal yaşamış bir gençti.Derin bir nefes aldı ve içeri geçti koltuğa oturdu.Eren duştan çıkmıştı soğuk ılık arası bir suyla alınabilecek en iyi duşu almış kadar mutluydu.Ada'yı banyonun kapısının önünde göremedi ve endişelendi telaşla seslendi.
Eren:Ada!
Ada:Burdayım.
Eren salona geçti Ada koltuğa oturmuştu biraz mayışmıştı üşüyor gibiydi.
Eren:Üşüyor musun?
Ada başıyla onayladı Eren'in saçlarından su damlıyordu ve eski örtüye yerden alarak Ada'nın yanına ilerledi.
Eren:Uyumak istersen uzan bunu üzerine örtebilirim.
Ada tek kelime etmeden Eren'e sokuldu küçük bir çocuk gibi hafifçe titriyordu.
Ada:Üşüyorum ve çok uykum var ama bu kulübeden de kurtulmak istiyorum birimiz nöbet tutmalı ama ben...ben senin de uyumanı istiyorum dinlenmeye ihtiyacın var.
Eren eliyle Ada'nın sırtını sıvazladı üşümesine engel olmaya çalışarak ve sesi hiç olmadığı kadar şefkatli çıkmıştı.
Eren:Ben de uyuyacağım ve bir şey olmamasını ummaktan başka çaremiz yok uyanınca bu kulübeden kurtuluruz olur mu?
Ada'nın sesi uykulu ve yorgundu.
Ada:Evet,olur.
Eren koltuğa uzandı Ada'yı da kucağına çekti örtüyü Ada'nın üzerine örttü.Arada bir Ada'nın saçlarını kokluyordu.Ada çoktan uykuya dalmıştı Eren bunu fırsat bilerek sessizce fısıldadı.
Eren:Nasıl bu kadar masum ve güzel olabilirsin ki aklım almıyor.Eren de bir süre sonra uyuya kaldı.Bir sonraki gün kendilerini neyin beklediğini bilmeden derin bir uykudaydılar.