İçeriğe geç

Sami Öğretmen

3. BÖLÜM

Kemal’in hayatındaki ilk büyük değişiklik köy okulunda başladı.

Sami Öğretmen onu ilk günlerden itibaren fark etmişti.

Başlangıçta dikkatini çeken şey Kemal’in doğru cevapları değildi.

Çalışkan öğrenciler her sınıfta çıkardı.

Kemal’i farklı yapan, sorulara verdiği cevaplardan çok sorduğu sorulardı.

Bir gün Sami Öğretmen tahtaya basit bir işlem yazdı.

Çocuklardan çözmelerini istedi.

Kemal sonucu herkesten önce buldu ama elini kaldırmadı.

Öğretmen bunu fark etti.

“Gel bakalım Kemal.”

Kemal tahtaya çıktı.

İşlemi çözdü.

Sonra tebeşiri bırakmadan durdu.

“Başka türlü de yapılabilir öğretmenim.”

Sınıftan birkaç çocuk güldü.

Sami Öğretmen gülmedi.

“Göster.”

Kemal ikinci yöntemi de yazdı.

Öğretmen tahtaya baktı.

Sonra Kemal’e.

“Bunu sana kim gösterdi?”

“Kimse.”

“Nereden öğrendin?”

Kemal birkaç saniye düşündü.

“Düşündüm.”

Sami Öğretmen o gün konuyu uzatmadı.

Ama sonraki derslerde soruları bilinçli olarak değiştirmeye başladı.

Bir problemi başka biçimde soruyor, verilen bilgilerin yerini değiştiriyor, bazen sınıf seviyesinin üzerine çıkıyordu.

Kemal hemen her seferinde yolu buluyordu.

Daha da ilginci, bilmediği bir şeyle karşılaştığında tahmin yürütmek yerine durup düşünüyordu.

Yanlış yaptığında utanmıyor, neden yanlış yaptığını anlamaya çalışıyordu.

Bir gün ders bittikten sonra Sami Öğretmen onu sınıfta tuttu.

“Sen biraz kal.”

Kemal sırasına oturdu.

Öğretmen masanın kenarına yaslandı.

“Sen bunları nereden biliyorsun Kemal?”

Kemal sustu.

Gerçeği söylemesi mümkün değildi.

“Okumayı seviyorum öğretmenim.”

Bu cevap doğruydu.

Ama gerçeğin tamamı değildi.

Sami Öğretmen çocuğu sıkıştırmadı.

Ertesi hafta ona sınıf kitaplarının dışında birkaç kitap getirdi.

“Bunları bitirmek zorunda değilsin. Merak edersen bakarsın.”

Kemal kitapları birkaç günde bitirdi.

Sami bu kez daha zorlarını getirdi.

Aralarında kimsenin adını koymadığı sessiz bir anlaşma oluştu.

Öğretmen sınırı biraz ileri taşıyor, Kemal de nereye kadar gidebildiğini gösteriyordu.

Bir öğleden sonra Sami Öğretmen onu eski bir makine çizimine bakarken gördü.

“Ne düşünüyorsun?”

Kemal resmi gösterdi.

“Bunu neden böyle yapmışlar diye.”

“Sen nasıl yapardın?”

Kemal defterine birkaç çizgi çizdi.

“Şurası böyle olsa daha kolay olabilir.”

Sami Öğretmen teknik olarak doğru olup olmadığını bilmiyordu.

Ama karşısındaki çocuğun yalnızca öğrenmediğini anladı.

Gördüğü şeyi yeniden düşünüyordu.

Ertesi gün öğretmenler odasında Sabri Bey’e döndü.

“Sana bir öğrencimden söz edeceğim.”

Sabri Bey gazeteyi masaya bıraktı.

“Hayırdır?”

Sami pencereden bahçeye baktı.

Kemal diğer çocuklarla koşuyordu.

Dışarıdan bakıldığında hiçbir farkı yoktu.

“Ben yıllardır çocuk okutuyorum,” dedi.

“Ama bu çocukta başka bir şey var.”

Sabri Bey kaşlarını kaldırdı.

“Ne gibi?”

Sami başını yavaşça salladı.

“Henüz ben de bilmiyorum.”

Sonra Kemal’e bir kez daha baktı.

“Ama öğrenmemiz gerektiğini düşünüyorum.”