Evet romantik komedi dizisini bitirmiş bulunuyorum. Hani şu elektrik kız ile kalbi şarj olan adamın hikayesini. Dizinin son sahnesinde hayatı mükemmel derecede güzelleşen ve her şey yoluna giren kadın karakterimiz diziyi şöyle bitiriyor;
"Bir dizinin başrolü olsaydım, şu şekilde tanıtılırdım;
Otuz yaşını aşmış geleceği belirsiz bir kadınım."
Hangimizin geleceği belirgin ki? Hem ayrıca böyle güzellikler yalnızca dizi filmlerde olur. Benim gibilere de hayran hayran izlemek kalır. Açıkçası bir dizinin başrolü olsaydım cümlesini bayağı düşündüm. Ben nasıl tanıtılırdım acaba çok merak ediyorum. Gerçi ben de bu ay otuz yaşıma gireceğim. Her ne kadar otuzu geçmesem de artık daha olgun bir kadın olduğumu biliyorum. Kendimi belirli bir kalıp içinde yazamam. İyiyim de diyemem kötüyüm de. Kimine göre müthiş şahane bir insanken kimine göre de benden kötüsü cehennemdedir. Bakış açısı yani. Ama benimle ilgili iki tarafın da ortak olacağı tek özelliğim gerçekten saf bir yapımın olması. Bu saflık benim tarafımdan bakılınca "her söylenene inanan biri" anlamına geliyor. Neyse uzun uzun kendimden bahsetmeyeceğim ama bir başrol olsaydım çok kolay kandırılırdım yani. Biraz daha gözü açık bir kadın olmalıyım. Herkes melek değil sonuçta arada şeytanlar da var görüyorum.
"Sonu mutlu biten değil, sonunda mutluluğa kavuşulan yeni bir başlangıç yaptığım bir dizide başrol olmayı diliyorum... Sevip sevildiğim bir eş, sağlıklı bir aile, severek çalıştığım iş ile..."