Zengin kız, tehlikeli olaylar ve milyarder babasının kızını koruması için tuttuğu dünyanın en karizmatik bodyguard'ı Sebastian Moore...
İzleyen herkesin başrol kızımızın korumasıyla olan aşkına içi gitmiştir muhtemelen. Aksiyon ve dövüş sahneleri de harikaydı şimdi filmi kötüleme gibi bir niyetim yok. Ama aklımdan sadece şu düşünce geçti: "Benim babam hayatta olsaydı ve başıma böyle bir iş gelseydi bana asla böyle bir koruma tutmazdı."
Dışarıda tehlike var diye babam gidip elin takım elbiseli, Sebastian karizmasındaki adamını benim dibime koruma diye dikecek? Baş başa aynı evde kalacağız ve gözü arkada kalmayacak? Filmlerde bile olmaz bizde o.
Gerçek bir baba tepkisi aynen şöyle olmalı: "Tehlike dışarıdaysa sen de dışarı çıkma, otur evde!" bitti, gitti. Korumaya verilecek paraya da eve ekstra kilit falan alınırdı muhtemelen.
Kızımız sözde büyük bir tehlike altında ama maşallah her gün ayrı bir parti, her gün ayrı bir lüks mekan gezmesi... Babam o filmi izleseydi, "Madem bu kızın hayati tehlikesi var, ne işi var gece kulübünde, ne diye her gün süslenip püslenip geziyor?" diye söylenirdi. Sebastian için de "Bu çocuk da işinden çok kıza bakıyor, gözüm hiç tutmadı." yorumunu yapardı.
Gerçekten koruma tutulacak kadar büyük bir tehlikede olsam babam beni kimselere bırakmaz kendi korurdu. Ayrılmazdı yanımdan. Canım babam. Ve film sektörü. Bizi kandırmayın artık.