Bazı aşklar mesafeyle değil, suskunlukla sınanır…
Bir insanı hiç görmeden özlemek mümkün müdür? Hiç dokunmadığın birinin sesini aramak, hiç sarılmadığın birinin yokluğunu hissetmek, gecenin bir yarısı onun da seni düşünüp düşünmediğini merak etmek…
Peki ya bir gün, hayatının en beklenmedik anında karşına çıkarsa?
Bu hikâye, birbirinden habersiz iki insanın yollarının kesişmesiyle başlıyor. İkisi de kendi geçmişinde yarım kalmış hikâyeler, kırılmış kalpler ve kimseye anlatamadıkları sırlar taşıyor. Biri yeniden sevmekten korkarken diğeri sevilmeye layık olduğuna inanmayı çoktan bırakmış.
Hayat bazen insanın karşısına hiç beklemediği birini çıkarır. Önce bir merak başlar. Ardından küçük konuşmalar, uzun geceler, beklenen mesajlar ve gizlice gülümseten kelimeler gelir. Farkına bile varmadan bir insan, gününün en güzel sebebi hâline gelir.
Ama her aşkın önünde aşılması gereken bir yol vardır.
Mesafeler, yanlış anlaşılmalar, kıskançlıklar, geçmişten gelen insanlar ve söylenemeyen gerçekler…
İki kalp birbirine bu kadar yakınken hayat onları neden bu kadar uzak tutar?
Belki de bazı karşılaşmalar tesadüf değildir. Belki bazı insanlar hayatımıza kalmak için değil, bize yeniden hissetmeyi öğretmek için gelir. Ya da belki de bazı aşklar, ne kadar zor olursa olsun, vazgeçilmeyecek kadar gerçektir.
Bu kitapta yalnızca bir aşk hikâyesi değil; özlemin, umudun, korkunun, güvenin ve kalbin verdiği savaşın izlerini bulacaksınız.
Çünkü bazen en büyük aşk, yan yana yaşanan değil, uzaktan bile hissedilendir.
-Ve belki de en zor soru şudur:
Bir insanı bu kadar severken ona gerçekten kavuşabilecek misin?
UZAKTAN… Birbirine kavuşmayı bekleyen iki kalbin hikâyesi.