Hale rutin sporunu yapıyordu. Koşu bandında tempolu koşusunu tamamladıktan sonra yüzündeki, nefesini ölçen maskeyi ve vücudundaki diğer ölçüm cihazlarının kablolarını çıkardı; ardından ölçümlerini koşu bandının ekranından kontrol etti. Her şey olması gerektiği ölçülerde çıkmıştı ancak ekranın sağında gözüne başka bir şey çarpmıştı: Art arda koşu bandını üç kez kendisi kullanmıştı. Vesper üç gündür yapması gereken sporu aksatmıştı; tabii sadece veri tabanlarında ve ikisinin anılarında yaşayan o eski gezegenin yirmi dört saatlik hesabına göre üç gün ediyordu bu. Terini havlusuyla sildikten sonra sol omzuna koydu, ardından yemekhane odasına kadar yürüdü. Kapıyı açtığında Vesper içeride kalori lapasını yiyordu.
"Bu sefer ne olarak hayal ediyorsun?"diye sordu Hale.
"Suşi." dedi sadece Vesper. Önündeki tabletten önemli bir şey izliyor gibiydi, hiç gözünü ayırmadan cevaplamıştı soruyu.
"Neden üç gündür spor yapmıyorsun? Sadece ben kullanmışım üç gündür."
“Yakında her şey bitecek zaten. Kondisyona ihtiyacım yok.” Vesper yine gözlerini ayırmadan cevap vermişti. Hale hangi videoyu izlediğini anladı; şimdi tartışma vakti değil diye düşündü.
"Tamam, ben yıkanmaya gidiyorum, sonra konuşuruz." dedikten sonra yemekhane kapısını kapattı.
Yemekhane neredeyse tek kişilik bir genç odası kadardı. Bir tarafta uzayda yiyebilecekleri şeyler ve kalori lapası makinesi vardı, tam karşı tarafında ise iki kişinin karşılıklı oturabileceği bir masa, uzayın karanlık boşluğunu gören bir adet cam vardı, tam karşısındaki duvarda ise bir adet kapı. Vesper, Hale gittikten sonra havalandırmanın ufak tıkırtısıyla beraber içeride oturup lapasını yemeye ve videoyu izlemeye devam ediyordu. İzlediği videoda esmer, dalgalı saçlı bir kadın vardı; çeken kişi kamerayı bir bebeğe çevirdi, daha saçları çıkmamış, muhtemelen bir yaşından küçük, dik durabilmesi için bir oturağa oturtmuşlar. Sonrasında çeken kişi biraz uzaklaşıyor; kadın ve bebek, yere serilmiş olan piknik örtüsünün üstünde oturuyorlar. Kadın, çeken kişiye sevgi dolu gözlerle bakıyor; bebekse eline verilen oyuncakla dişlerini kaşımaya çalışıyor. Sonrasında çeken kişi kamerayı bir yere sabitliyor ve hızlı adımlarla kadınla bebeğin yanına koşuyor. Koşan kişi Vesper’di; o zamanlar kısa kahverengi saçları vardı, sakallarını kesmişti, üzerinde mavi bir gömlek vardı. Fotoğraf çekiliyormuş gibi ailecek poz verdiler. Kısa süre sonra kadın Vesper’e bir şey dedi, kamera sesini alamamıştı; ardından birbirlerine güldüler, Vesper tekrar ayağa kalkıp kameraya doğru koştu.
Video burada bitiyordu. Vesper yemeği bitene kadar tekrar tekrar bu videoyu izledi.
Hale banyoya girdi ve sağ tarafındaki aynada kendine baktı. Üzerinde, dolabında aynısından dört tane olan Respawn Uzay Araştırmaları'nın kıyafeti vardı; kıyafet eşofman takımına benzer, üzerine tam oturan, yarı açık mor, yarı gri renk bir kıyafetti. Sarı saçlarını arkadan döndürerek küçük bir topuz yapmış, önündeki bazı saç telleri terden alnına yapışmıştı. Aynaya bakarak çenesini istemsizce sıkıyordu, dudakları hafif titreyince kafasını hızlıca çevirdi. Özel havlusuyla yüzündeki az teri sildirdi ardından dolaptan temiz Respawn kıyafetini giydi. Tekrar yemekhaneye gittiğinde Vesper orada yoktu bileğindeki akıllı saat benzeri cihazı ağzına doğru yaklaştırdı.
"Neredesin?"
"Geminin dışındayım rutin bakım yapmaya çıktım."
"Tamam bir sorun olursa haber et."
Vesper hı hı diye mırıldanarak karşılık verdi.
Hale kalori lapası makinesinden bir tabak yemek vermesi için tuşa bastı, sol dirseğini makinenin üstüne yasladı sağ elini de beline koyup lapanın olmasını bekledi bir dakika içinde makine haznesine bir tabak üstüne lapayı püskürttü. Hale haznenin kapağını açıp lapayı aldı. Bileğindeki cihazı tekrar ağzına yaklaştırdı.
"Bugün kelem sarması yiyorum ne olduğunu biliyor musun?" diye sordu Hale ardından bir kaşık lapa yedi.
"O ne be hiç duymadım."
"Aaa çok güzeldir belki lahana sarması diye biliyorsundur."
"Evet lahana sarmasını duydum ama hiç yememiştim. Sen niye kelem dedin?"
"Bizim orada öyle söylenir alışkanlık işte."
"Neden lahanaya kelem diyorsunuz ki?"
"Lahanaya lahana diyoruz."
"Kelem diyoruz dedin az önce."
"Yok o sadece lahana sarmasına kelem sarması diyoruz."
"İkisine neden aynı kelimeyi kullanmıyorsunuz?"
"Bilmem."
"Vay be, ilk defa böyle bir şey duydum. Yaşadığın yer gerçekten ilginçmiş."
"Evet, ilginçtir. Ama dalga geçilen en popüler şeyini söylememi ister misin?"
"Söyle."
"Kavşaklara baba diyorlardı."
Vesper hafifçe güldü “Ne neden böyle bir şey söyleniyor?”
"Bilmem, net bir cevabı yok. Öyle söyleniyor işte."
"Dünya hakkında asla bilmediğimiz başka bir şey daha." dedi Vesper. Sesi biraz üzgün gibiydi.
"Belki de güzel yapan buydu her zaman gizemli bir şeyler olması."
Vesper cevap vermedi.
"Ben araştırma laboratuvarına geçiyorum bir şey olursa haber ver."
Vesper tekrar mırıldanarak hı hı dedi.
Hale son lapa lokmasını ağzına attıktan sonra tabağı lapa makinesinin temizleme bölümüne attı ve laboratuvara doğru yürümeye başladı.