İçeriğe geç

Bölüm_4

Vesper ve Hale bir süre sessizce oturup anlamadıkları dillerin uzaya yollanmış seslerini dinliyorlardı. Kayıt bittiğinde Hale, oturdukları sert minderli koltuktan ayağa kalktı.

"Analog bir kayıt da olsa ikimizden başka birilerini duymak güzel oldu, değil mi?"

Vesper sağ eliyle çenesini sıvazladı.

"Dediğin gibi, analog kayıt gerçek bir insan sesi değil çünkü artık insan diye bir şey kalmadı."

"İkimiz varız işte."

"Varız ama insan DNA'sı tek başına yetmiyor. Rahim makinesini çalıştırabilmek için önce uyumlu hayvan DNA'sı lazım. Bunu yapabildin mi? Hiç ikinci aşamaya geçtin mi?"

"Hayır, geçmedim ama bu geçemeyeceğimiz anlamına gelmez."

Vesper oturduğu yerden kalkıp Hale'nin önünde sert bir bakışla dikildi.

"Bak, ikimiz sadece uzatmaları oynuyoruz, tamam mı? Hiçbir şey, yok olan başka bir şeyin yerini tutamaz."

Hale, Vesper’in fazla yaklaşmasından rahatsız olduğu için bir adım geri attı.

"Belki de tutar yıllarca bir ve sıfırlardan oluşmuş müzikler dinledik, filmler izledik. Theseus Gemisi’nden bahsetmiştin, hatırlasana."

"Ne alakası var şimdi?"

"Geminin eskiyen parçaları birer birer değiştirilir. Peki, artık gemi aynı gemi midir? Sorusuna insanlık olarak fazla takıldık. Asıl önemli olan, seni aynı geminin getirip getirmemesi değil, gideceğin yere varman."

Hale bunları söylerken tepesi atmış gibi hızlıca söyledi. Vesper, Hale'yi ilk defa bu kadar sinirlenmeye yakın görmüştü. Hale derin bir nefes alıp verdi, ardından koltuğa geri oturdu. Vesper de yanına oturdu. Sırtını sıvazlamak için elini uzattı ancak sonra vazgeçti.

"Anlat."

"Ne?"

"Aklından geçen düşünceyi. Bu sefer ben seni dinleyeceğim."

Hale gözlerini ovuşturdu. Koltukta otururken bir kolunu yaslanma yerine koyup Vesper’e doğru döndü.

"Ben hayatım boyunca mutluluğu başka yerde aradım. Doğduğum ülkeden on sekiz olduğum gibi üniversite bahanesiyle ailemden kaçtım. Dört senemi üniversitede okuduğum ülkede geçirdikten sonra yine mutlu olamamıştım. Bu sefer başka bir ülkeye yerleştim, sonra bir başkasına. Bu böyle devam etti. Dünyadan ayrılacak kırk iki filonun içinde sadece ben gönüllü olmuştum. Belki mutluluk başka gezegendedir ya da bu uzay gemisinde. Ancak burada senin sürekli ailenden kalan son videoyu izlediğini gördükçe kafamda bir şeyler değişmeye başladı."

"Nedir o değişen?"

"Aslında kendime yalan söylüyordum. Sürekli başka ülkede mutlu olacağım. Ancak olay bu değilmiş."

Vesper tüm dikkatiyle dinliyordu. Verdiği boşluklarda kendi hakkında düşünmesi için ona zaman tanıyordu.

"Bak, benim gemim bozuldukça tamir ettim. Parçaları belki yedi, sekiz kere değişti ama hiçbir zaman bir karaya varamadı. Sen ise gemini kendi evine çevirmiştin. Artık gideceğin bir yer yoktu zaten oradaydın."

"Bulduğumuz bu kaydın bana ne düşündürdüğünü bilmek ister misin?"

"Evet."

"Dediğin gibi, sıfır ve birlerden oluşmuş bir görüntüye bağımlıyım; sürekli onu izliyorum."

"Yani?"

"Yani beni o sıfır ve birler ayakta tutmuyor, o görüntünün yaşandığı zamanki duygularım ayakta tutuyor."

Hale, sessizce devam etmesini bekledi.

"Gemi, sen neredeysen hep oradadır, sadece onu sahiplen."

Hale, bir süre sessizce Vesper'e baktı ve düşündü; sonra yerinden kalktı.

"İstediğinde pozitif düşünebiliyormuşsun." İkisi birbirine ufak bir gülümseme attıktan sonra Hale eğlence odasından çıktı.