Vesper, geminin dışında rutin tamiratına devam ederken uzay gemisinin radarı yakınlık uyarısı vermeye başladı. Hale, dar koridorlarda koşarak geminin kontrol odasına gitti. Vesper'in astronot kaskına, görüşünü engellemeyecek şekilde, yakınlık uyarısı gelmişti. Etrafına bakınmaya başladı ancak bir şey göremedi.
"Hale, yakınımızda ne var? Buradan bir şey göremiyorum."
"Gemi, onu uzay sondası olarak tanımlamış. Çıkış kapımıza yakın."
"Bize doğru mu geliyor?"
"Hayır, aslında sabit duruyor. Biz ona yaklaşıyoruz."
"Tanımlama sisteminde adı yazmıyor mu?"
"Yazıyor ama eksik. 1977 V yazıyor, kalanını tanımlayamıyor."
Vesper, bu kadar eski bir şeyi bulmuş olmalarına şaşırdı.
"1977 mi? Soğuk Savaş dönemlerinden kalma bir şey bu."
Hale heyecanlanmıştı. Tanımlama ekranında bir bilgi daha yazıyordu.
"İçinde bir plak varmış."
"Plak mı? Bir saniye, yoksa bu sonda Voyager bir mi?"
"Sanırım öyle. Çıkış kapımızın hemen karşısına doğru süzülürsek alıp senin plağından dinleyebiliriz. Hani şu gelmeden önce istediğin çok istediğin plak."
"Evet ama plaklar çok yer kaplayacağı için modifiye edip içine şarkıları yüklemişler. Hâlâ plak çalıştırır mı?"
"Bu, insanlık için çok önemli bir sonda," dedi Hale sert bir tonla.
"Bence artık bir önemi kalmadı."
Hale sinirli bir ses tonuyla konuşmaya başlamıştı.
"DNA'ları taşımak ne kadar önemliyse bu sonda da o kadar önemli. Unutma, komuta ben ölene kadar ben de alacağız diyorsam alacağız."
Vesper, istemsizce onun isteğini yerine getirdi ve çıkış kapısına geldi. Astronot kıyafetinin çantasında iki tüp taşıyordu. Biri nefes alabilmek için, diğeri ise dışarıya ufak hava püskürten sisteme hava vererek uzayda kendilerini yönlendirebilmek içindi.
Vesper, sondayı çok fazla hava harcamadan, tüpünden ufak ufak hava püskürterek süzüldü. Sondanın taşıma haznesini açtı. İçinde altın bir plak vardı. Üzerinde Dünya'nın sesleri, "Amerika Birleşik Devletleri, Gezegen Dünya" yazıyordu ve NASA logosu vardı.
"Hale, altın plağı aldım. Geri dönüşe geçiyorum."
"Tamam. Dikkatli ol, Vesper."
Vesper uzay gemisine geri dönmüştü. Hale onu çıkış kapısının ardında bekliyordu. Basınç ve oksijen ayarlandıktan sonra kapı açıldı. Vesper ona plağı gösterdi. Hale, plağı alıp heyecanlı gözlerle baktı.
"Yeni nesile aktaracağımız değerli bir şey bu."
Vesper, evet anlamında kafasını salladı ancak plak onun için pek bir şey ifade etmiyormuş gibi bakıyordu.
Hale, Vesper'i eğlence odasına götürdü. Beraber plağı dinlemeye koyuldular. Sırasıyla farklı dillerde, yüzyıllar önce yaşamış insanların uzaya selam yollayan sesleri duyuluyordu.
Vesper, sesleri duydukça içinde bir şeylerin değiştiğini hissetti. Ne olduğunu tarif edemiyordu. Değersiz gördüğü bu plak, onda daha önce hissetmediği duygular uyandırıyordu.
Yakınındaki koltuğa oturdu. Sesleri dinlemeye devam etti.
Aklından tek bir düşünce geçti:.
Hatırlanmak istemişiz. Bilinmek istemişiz.