İçeriğe geç

1. Bölüm tanışma

O an kalbim sıkışıyordu, nefes alamıyordum. Etraf bulanık, insanlar etrafımda bağırışıyorlardı.

Elimi kulaklarıma koymuş, sakinleşmeyi bekliyordum. Bir el gördüm, bana doğru uzanan. Elimden tutarak beni kenardaki kafenin sandalyesine oturtup kulağıma kulaklık taktı. Yavaş yavaş sakinleşiyordum. O an o hiç tanımadığım yabancının bana o şefkatli bakışları vardı. Karşımda diz çökerek eğilmiş durumda dizlerimi ovuyordu.

“Sakinleş, derin nefes al.” diyordu.

O an kısa süreliğine zaman durmuştu.

Kısa süre sonra kendime geldim.

Çocuğa:

Ben:

Teşekkür ederim, yardımın için.

Çocuk:

Rica ederim. Şimdi nasıl oldun?

Dedi, ayağa kalkarak.

Ben:

İyiyim, sağ ol.

Çocuk:

Seni gideceğin yere kadar eşlik etmemi ister misin?

Ben:

Yok, sağ olun. Zaten size yeterince zahmet verdim.

Çocuk:

Ne zahmeti? Kim olsa aynısını yapardı. İyi günler.

Eve gittiğimde direkt yatağıma uzandım ve olanları düşündüm. Bu daha ne kadar sürecekti? 5 yaşından beri bu hastalıkla uğraşıyorum. Artık yorulmuştum, gücüm kalmamıştı.

Artık sadece ölümü bekliyordum.

Her geçen gün daha da umutsuzdu.

Yarın hastanede randevum vardı. Stresten uyuyamadım.

Sabah erkenden annemle hastaneye gittik ama içimde bir sıkıntı vardı. Bu sefer pek umudum yoktu.

O an geldi. Doktorun yanına girdim.

Tahliller yapıldı.

Ve sıra durumu öğrenmeye geldi.

Stresten kalbim deli gibi atıyordu.

Doktor konuşmaya başladı:

“Maalesef kalp hastalığınız son dönemde beklediğimizden daha hızlı ilerlemiş. Kalbinizin pompalama gücü ciddi şekilde azalmış. İlaç tedavisi artık yeterli gelmiyor. Bu nedenle sizi kalp nakli açısından değerlendirmemiz gerekiyor.”

O an bir boşluğa düştüm.

Kalp nakli...

Yıllardır korktuğum o iki kelime sonunda karşıma çıkmıştı. Bir donör bulunacak mıydı, yoksa her şey için çok mu geç kalınacaktı?

Bilmiyordum.