İçeriğe geç

Yirmi Sekizinci Bölüm:Süsen

Eren derin bir nefes aldı gözlerini yavaş yavaş doğan ve etrafı aydınlatan güneşe çevirdi.Ada'yı bu hislerden ve kafasını kurcalayan sorulardan kurtarmak istiyordu içinden konuştu"Artık konuşmam gerek."

Eren:Ben o zaman on yaşındaydım.

Ada sessizce dinliyordu.Gözlerini Eren'den ayırmadan tüm dikkatini ona yönelterek.Eren anlatırken zaman zaman Ada'nın gözlerinin içine bakıyordu.Sesi net ve düzdü.

Eren:Ormana yakın bir yerde genelde hafta sonları gittiğimiz bir evimiz vardı...babamın evi yani.Ben ve babam hafta sonu oraya gitmiştik eve yakın yerlerde kamp yapıp bazen ava çıkardık.O gün ormanda yalnız başıma dolaşıyordum ve bir ses geldi.Sizin...yani senin içinde olduğun arabanın devrilme sesi.

Ada'nın gözleri büyüdü kalbi hızlandı ve dikkatli bir şekilde dinlemeye devam etti.

Eren:Koşarak oraya yani...yola,arabanın olduğu yere geldim.Seni görmedim sanırım sen...

Eren'in sesi titredi.Ada'nın gözleri yaşardı.

Eren:Arka koltuktaydın.Görüş açımda değildin.

Ada hiçbir şey söylemedi sadece dinlemeye devam etti.

Eren:Babanı gördüm direksiyondaydı,oraya öylece sıkışmış bir adam.O an yapmam gerekeni biliyordum;babama haber vermek.Koşarak eve ilerledim.O adam...Yani babamı ve bir kadını gördüm olmaması gereken bir şekilde.

Eren burukça gülümsedi.Annesini anımsadı.

Eren:Annemin hiçbir şeyden haberi yoktu biz normal bir şekilde eve döneceğiz ve her şey normal seyrinde devam edecek sanıyordum ama o hafta sonu hayatımı değiştirdi.

Ada:Yani...bizi babamı,unuttun mu?

Eren:Hayır...babam beni kandırmaya ve ağlamamı engellemeye çalışmak için şehre döneceğimizi söyledi.

Ada:Sonra ne oldu?

Eren:Beni aceleyle dışarı çıkardı ve arabaya itti.Aklıma baban geldi ve babama yolda bir kaza olduğunu,geri dönüp yardım etmemiz gerektiğini söyledim.

Babam geri dönemeyeceğimizi ve buraya bir daha gelmeyeceğimizi söyledi.Polisi ve ambulansı aradı,oraya bir daha dönmedik.

Eren:Yani o gün benim hayatım da tamamen değişti.

Ada:Anlıyorum.Senin hiçbir suçun yok bunu biliyordum sadece...

Eren sorgulayan gözlerle baktı.

Ada:Sadece bilmek istedim.

Eren:Hepsi bu işte.

Ada tek kelime etmedi ayağa kalktı sabahın huzur veren ve özgür hissettiren havasını içine çekti.

Eren de ayağa kalktı ve içeri doğru yürüdü.

Ada arkasından seslendi.

Ada:Eren.

Eren:Efendim.

Ada:Bensiz mi içeri gireceksin?

Eren:Hayır ben seni rahatsız etmek ve yormak istemiyorum.Belki inanmazsın ama suçluluk duygusu peşimi yıllardır bırakmadı.

Ada:Ben senden rahatsız olmuyorum.Asla böyle hissetme hem babam beş dakika içinde...

Eren:Beş dakika içinde?

Ada:Öldü...

Ada ağlamaya başladı göz yaşlarına hakim olamıyordu.

Eren elini uzattı;Eren,Ada'ya doğru bir kaç adım attı ve Ada'nın elini tuttu.İkisi içeri girdiler konuşmadan koltuğa oturdular.Eren Ada'ya sarıldı.

Eren:Artık acı çekmeni istemiyorum.

Ada:Artık suçlu hissetmeni istemiyorum.

Kedi de arkalarından içeri gelmişti.Ada kediyi kucağına aldı.Eren,Ada'nın göz yaşlarını elleriyle sildi ve alnını korumacı ve masum bir şekilde öptü.

Ada:Ona bir isim bulmak gerek.

Eren:Kime?

Ada gözleriyle kediyi işaret etti.

Eren:Süsen olsun mu?

Ada'nın gözleri parladı sesi yumuşadı.

Ada:Evet olsun.

Eren gülümsedi ve Ada başını Eren'in omuz girintisine yerleştirdi ikisi öylece durdular.