Ada:Lara?Beş dakikadır seni bekliyoruz cevap vermeyi düşünüyor musun?
Lara düşünmeden duramaz"Evet dersem bana zarar verirler mi ya da ilk feda edecekleri kişi ben olur muyum.Hayır demeliyim en başta hayır dedim.Bu masaya ilk oturduğumuzda,Ada sorduğunda hayır demiştim."
Lara:Hayır,ben itmedim.
Tuna şişeyi alır ve çevirir.Şişe Eren'e denk gelmiştir.Tuna'nın aklında tek bir soru vardır"Eğer Ada'yı sorarsam zaten sevdiğini açıkça söyleyecektir.Onu zorlamalıyım ki burada kalsın burada kalıp bir daha çıkamasın."O an Eren de benzer şeyleri düşünür "Adayı soracağına eminim basit düşünecektir."
Tuna nefesini düzenler ve soruyu sorar.
Tuna:Hayatın boyunca en çok pişman olduğun olay neydi?
Eren zihnini yoklar "Doğru cevap vermeliyim ancak bu şekilde buradan çıkabilirim."Eren derin bir nefes alır elleri dikkatli bakan birinin fark edebileceği kadar titriyordur.
Eren:Ben on yaşındayken...Ormanlık alanda bir kazaya şahit olmuştum kazayı aileme daha erken haber vermiş olsaydım(sesi titrer)kazayı geçiren kişi... şu an yaşıyor olabilirdi.
Ada'nın aklı durur resmen soğuk soğuk terlemeye başlar.
Tuna:Ada...iyi misin?
Ada'nın zihni susmuyordur"B...ben dokuz yaşındayken babam kaza geçirdiğinde...inanamıyorum oradaki gözlüklü çocuk Eren miydi yoksa sadece tesadüf mü?"
Ada Tuna'ya bakmaz bile tedirgin ve yorgun bakışlarını Eren'e çevirir dudakları titrer.
Ada:Kaza...tam olarak nerede oldu ve sen şu an kaç yaşındasın?
Eren anlam veremez ama cevap verir.
Eren:Ben yirmi üç yaşındayım ve kaza Çanakkale'de olmuştu.
Ada:Hangi mevsimde,hangi ayda!?
Eren şaşırır ama Ada'ya nazikçe cevap vermeye devam eder.
Eren:Sonbahardı sanırım...belki ekimin başında.
Olaya ve Ada'nın sorduğu sorulara kimse anlam veremez ve ikisine hayretle bakarlar.Ada'nın zihnindeki tüm taşlar yerine oturur artık içinden konuşmaz açıkça konuşur.
Ada:Ben yirmi iki yaşındayım.Babamla kaza geçirdiğimizde ben...dokuz yaşındaydım orada duran gözlüklü çocuk sendin demek.Şehir,mevsim tüm detaylar örtüşüyor.Geç haber veren sendin!
Ada hızla ayağa kalkar sandalyesi düşer geriye doğru bir kaç adım atar başı dönüyordur nefes almakta zorlanıyordur.
Eren hızla ayağa kalkar ve Ada'nın yere düşmesine engel olmaya çalışır.
Eren:Sakin ol lütfen.
Ada:Dokunma bana!Uzak dur!
Ada Eren'i göğsüne defalarca kez vurup iter Tuna,Lara ve Burak ikisini izliyordur.Tuna yerinden hızla kalkar ve Adanın yanına gelir.
Tuna:Oturman gerek hadi gel.
Eren öfkeyle Tuna'ya çıkışır
Eren:Sen karışma!
Ada tekrar haykırır.
Ada:Sendin!
Eren,Ada'yı tutmaya,sakinleştirmeye çalışır.Çaresizce geri çekilir çünkü Ada'nın durmaya niyeti yoktur.Ada'nın gözlerinin içine bakar ve
Eren:Orada sadece bir adam vardı kimse yoktu sen orada değildin aynı olay değil.Değil...söyle aynı değil de bana.
Ada Eren'in göğsüne vurmaya devam eder Eren sendeler ama eli kolu bağlıdır.
Ada:Sendin!Sen beni görmedin ama ben seni gördüm!
Ada şoku üzerinden atamaz ve bu acı kalbine fazla gelir bayılır.
Not:Sence kaza olayı aynı olay mı yoksa köşkün oynadığı bir oyun mu?