İçeriğe geç

Deprem

Neredeyse hiç uyumamıştım uçak çok erkendi babamla havaalanına geldik. Bu sefer dönmek gerçekten zor geliyordu tüm sevdiklerimi bu şehirde bırakmıştım en az iki ay dönemeyeceğimi düşündüm. Uçakta hiç uyuyamazdım ama bugün çok yorgun ve uykusuzdum uçak havalanınca gözlerim kapandı. Uçağın yere inmesinin verdiği sarsıntı ile gözümü açtım, şaşırıp kalmıştım yol boyunca uyumuşum. Yolculuk normalde çok zorlu geçerdi ama bugün tam tersiydi valizim hemen geldi, çıkınca servise de çok rahat bindim.

Servisten inip eve yürürken şok oldum öyle çok kar yağmıştı ki adım atacak yol kalmamıştı. Geçen sene aylarca kar yağmasına rağmen böyle olmamıştı. Daha iki hafta önce giderken güneş vardı bir kar tanesi bile yoktu. Eve girdiğimde ev sıcacıktı, rahatlayıp yatağa uzandım nasıl rahat geldim diye düşünüyordum. Ada'yı çok özledim hemen aradım.

-Gittin mi eve sevgilim ?

-Evet şimdi yatağa uzandım çok garip öyle çok kar yağmış ki.

-Normal değil mi Doğudasın.

-Bu kadarını ilk defa görüyorum bütün yol uyudum ama yine uykum var.

- Sanki yıllardır oradasın :) Hadi yat uyu yine dinlenince uyanırsın zaten.

Okullar önümüzdeki iki gün kar dolayısıyla tatil olmuştu. Dönmeden önce hava durumuna baktığımda böyle olacağını tahmin etmiştim ama riske atamazdım, bilet değiştirmek te çok zordu. Böyle olması da iyi olmuştu aşırı yorgundum İstanbul'da her gün çok dolu geçmişti. Okula dönmek için birkaç gün dinlenmek güzel olacaktı. Dışarda kar yağarken bu evdeki sıcaklık bana huzurlu hissettiriyordu hele bir de Ada aramışsa...

İstanbul'da çekildiğimiz fotoğrafları açıp baktım daha 14-15 saat önce yan yana el eleydik şimdi aramızda 1500 km vardı. Böyle düşünmek çölün ortasında susuz kalmış gibi hissettiriyordu ama aradığımda sesini duyabileceğimi bilmek korkumu alıyordu. Telefon elimde uyuya kaldım. Uyandığımda yine saatler geçmişti bugün garip bir gündü. Normalde yolculuk çok zor geçerdi eve gelince de hiç uyuyamazdım. Huzurlu olmak böyle oluyor demek ki diye iyi düşünmek istedim.

Kalkıp giyindim evde yiyecek bir şey yoktu son zamanlarda kilo aldığım için de diyete başlamak istiyordum. Markete çıkıp diyete uygun alışveriş yaptım ama biraz abartmıştım eve dönerken aldıklarımı zor taşıdım. Peşime bir de kedi takılmış miyavlıyordu, bu soğukta açtı muhtemelen ama ona verebileceğim bir şey almamıştım. Soğuktan nefesim daralmıştı başımı kaldırıp gökyüzüne baktım Ay öyle parlıyordu ki sanki imsak saati gibiydi. İçimi bir huzursuzluk kapladı sanırım ayrılıklardandı Ada'yı arasam geçer diye düşündüm.

Eve çıkınca bir şeyler atıştırıp Ada'yı aradım:

-Nasıl İstanbul ?

-Neyleyim İstanbul'u sen yoksan.

-Çok özledim çok üzgün hissediyorum.

-Yatağımıza git uzan yorgunsun erken uyu dinlen. Şu diyet muhabbetini de bırak zayıflama ben çok beğeniyorum her halini.

Yatağa uzanınca rahatladım dışarıdan hem Ay'ın hem de yerdeki karın aydınlığı yansıyordu. Sabaha karşı uyandım, uyanır uyanmaz Ada olsa uyanmazdım dedim. Su içip yatağa tekrar uzandım ama yatak sanki altımdan kaydı doğruldum perdeler rüzgar esiyormuş gibi sallanıyordu. Yataktan tıkır tıkır sesler geliyordu deprem olduğunu anlıyordum ama donup kaldım. Yalnız olduğum için emin olamıyordum bile belki rüyadır dedim. Durunca kalkıp camı açtım herkes camlara çıkmaya başlamıştı. Öyle korktum ki kaldığım bina çok yüksekti buradan canlı çıkma şansım yoktu.

Telefonu alıp internete baktım ilk başta bir şey göremedim. Annemin son görülmesine baktım yakın zamanda girmişti. Annemle konuşunca biraz sakinleştim, çok soğuk kanlıydı sanırım beni korkutmak istemiyordu. Ada'yı aradım ama uyanmadı ona çok ihtiyacım vardı yanımda olsaydı keşke keşke... Bir şekilde sızıp kaldım.

Birkaç saat sonra sabah olmuştu telefonuma arka arkaya gelen bildirim sesleriyle uyandım. Çok büyük bir depremdi, herkes mesaj atıyordu ne olduğunu anlamamıştım. Koşup televizyonu açınca ne olduğunu anladım, buraya oldukça uzak şehirlerde deprem olmuştu ama o kadar şiddetliydi ki her yer yıkılmıştı. Kime cevap yazacağımı şaşırmıştım ki Ada aradı:

-İyi misin ?

-İyiyim sesini duyunca sakinleştim.

-Hemen bilet al gel okullar tatil oldu zaten.

-Ne yapacağımı bilmiyorum birkaç gün için tekrar gelsem nasıl olacak her yer kar kış havaalanına nasıl ulaşacağımı bile bilmiyorum.

-Hemen bilet bakalım orada kalma birkaç gün bile olsa.

-Tamam bir kafamı toplayayım.

Saat öğlene geliyordu ama ne yapacağımı düşünüp yazanlara cevap vermekten bir şey yiyememiştim. Bir çay koyup oturdum. Oturur oturmaz koltuk sallanmaya başladı gecenin etkisi diye düşünürken sallanan kapıyı gördüm. Tekrar deprem oluyordu emin olmuştum, bu sefer uykulu olmadığım için de her şeyi daha net hissetmiştim. İki dakika sonra televizyonda ikinci bir deprem haberi geçti aynı şiddetle... Yıkılmayan yerler de yıkılmıştı artık tam bir felaketti. Ada'yı arayıp hemen bilet alalım dedim.

Ertesi güne bilet bulmuştum bir arkadaşım aramıştı o da İstanbul'a gelecekti, birlikte gitmek için anlaştık. Bankaya gitmem gerekiyordu geç olmadan çıktım ama çarşıyı hiç öyle görmemiştim her yer kar kaplıydı. Havaalanına nasıl gideceğimizi bilmiyordum yarın için servis ayarlamıştım ama sabah ne olacaktı bilmiyordum. O gece bir şekilde az da olsa uyudum. Sabah eşyalarımı hazırladım havaalanı için ayarladığım servis aradı, uçağımız akşamdı ama bizi öğlen götürebileceğini söyledi. Akşama doğru yol kötü olduğu için gidemeyeceklerini söylediler. Olsun erkenden gidelim yeter ki ulaşalım diye düşünüyordum.

Arkadaşımla servise binmek için buluştuk, otobüse binince sanki İstanbul'a varmışım gibi sevindim. Şuan burada yalnız hiç güvende hissetmiyordum. Sevincim beş dakika sürdü daha yeni yola çıkmıştık hava şartları dolayısıyla uçak iptal mesajı geldi. Yol çok kötüydü geri dönemezdik. Van'a gidelim orada kalıp ertesi gün gideriz diye anlaştık. Van'a varıp öğretmenevine yerleştik. Otobüsle gitme şansımız yoktu yollar kapanmıştı, uçaklar da hava şartlarından kalkmıyordu. Yarınki akşam uçağında yer bulduk ama o da kalkmayacaktı muhtemelen sabah uçakları kalkıyordu ama akşamkiler iptal oluyordu. Ada o gün kuzeni için araba alıyordu. İstanbul'da olduğu için kuzeni vekalet vermişti arabayı alıp kuzenine götürecekti. Bir yerden onlarla uğraşırken bir yerden bana yetişmeye çalışıyordu. Ada'yı aradım:

-Nasıl geleceğim bilmiyorum bu uçakta kalkmayacak bence.

-Sakin ol şimdi takip ederiz sabah uçağına yer açılınca alırız.

Dediği gibi oldu bu kadar sıkıntıdan sonra şansımıza ikimiz için de yer bulduk. Ertesi sabah havaalanına ulaşmak için yola çıktık ama bu sefer de uçak saati ertelendi. Ertelenen uçaklar genelde iptal ediliyordu. Çok bunalmıştım, korkuyordum ama Ada her dakika rahatlamam için benimle konuşuyordu. Biz umutsuzca beklerken bu sefer uçağın saati tekrar değişti ve erkene alındı. Uçağa binip koltuğa oturduğumda derin bir nefes aldım, her dakika herkes haber almak için yazıyordu. Uçak kalktı iki saat boyunca biraz rahatlayıp dinlendim. Kaç şehir yerle bir olmuştu bu şartlarda İstanbul'a dönebilmemiz mucizeydi. Uçaktan sağ salim indik Ada geleceğini söylemişti aradım:

-indim ben neredesin ?

-Evdeyim kuzum, geleyim mi ?

-Ama geleceğini söylemiştin neden gelmedin neden ?

-Hemen çıkıyorum sen çıkana kadar gelirim merak etme sen.

Ada'ya ilk defa o kadar sert çıkıp bağırmıştım ama o anki hisle yanımda olmasını istiyordum.

Aksilikler peşimizi bırakmıyordu hava yolu şirketi valizlerimizi getirmemişti. Uçuş trafiğini sağlayamıyorlardı. Valizleri en kısa sürede eve ulaştıracaklarını söylediler, daha fazla kötü şey olmaması için dua ederek çıktım. Havaalanından çıktığımda Ada aradı:

-Çıktın mı ? Gel bak 16 numaradayım.

Ada'yı kapıda görünce içim huzurla doldu tüm korkularım geçti arabaya bindim. İki gün önce bir daha nasıl göreceğim diye düşündüğüm adam yine yanımdaydı. Aylar sonra gelirim diye düşündüğüm İstanbul'a alelacele geri dönmüştüm. Son bir yılı hatta son altı ayı düşününce hayatım ne kadar değişmişti. Her şey ne kadar plan dışı gelişiyor diye düşündüm. Suskunlaşmıştım...

-Bebeğim niye suskunsun ?

-Bilmem burada yanında olduğuma inanamıyorum.

-Korkma artık yanındayım, birlikteyiz İstanbul'dasın.

Beni neşelendirmek için şarkı açtı.

- Bir yere mi yetişiyoruz niye bu kadar hızlı kullanıyorsun ?

Sağa çekip arabadan indi, ne oldu diye ben de indim. Sımsıkı sarıldı, öptü. O kadar rahatlamış ki... İşte şimdi gerçekten güvendeydim, kollarının arasındaydım.

-Hadi geç sen kullan.

-O niye ?

-İyi gelir sana.

Ben araba kullanırken videomuzu çekiyordu. Her fırsatta anılarımız birikiyordu. Eve gelince Ada'ya sarılıp bebek gibi beni sevmesini izledim.