İçeriğe geç

Ada'nın Doğum Günü

Otobüs geç saatte vardı eve girdiğimde sıcacıktı ama içim üşüyordu.

Karne dağıtmamıza iki hafta kalmıştı, biletimi önceden almıştım İstanbul'a gidecektim hemen. Buraya dört yıl kalmak üzere gelmiştim, ilk geldiğim zamanlar hiç dönemem zaman hiç geçmez diyordum oysa şimdi zaman su gibiydi. Geçen yıl çok zor geçmişti. Ada'yı tanıdıktan sonra hayata bakışım değişmişti onu ne zaman nerede göreceğim derken aylar geçiyordu fark etmeden. Eylülde buraya döndüğümde yorgun ve umutsuzdum şimdi ilk dönem bitmişti, umutluydum.

Ada'nın doğum günü gelmişti yanında olmayı çok istiyordum ama bu şartlarda mümkün değildi. Yıllar sonra da olsa elbet bir gün gelecekti doğum günlerinde birlikte olabilecektik biliyordum, inanıyordum. Ada için lacivert bir gömlek aldım ama üstüne olmadı dar geldi. Aslında siyah almak istiyordum en çok siyahı yakıştırıyordum ama siyah gömleği vardı. Lacivert olmayınca iade ettik bu sefer içimden geldiği gibi siyah sipariş ettim. Ona aldığım ilk hediyeydi yıllar boyunca hep üstünde görmeyi diledim. Bir de çakmak yaptırmıştım. Aynı çakmaktan bir tane de kardeşime yaptırdım birkaç gün sonra onun da doğum günüydü. Tam uçağın olduğu güne denk geliyordu en azından kardeşimin yanında olabilecektim.

Ada ile aramız çok iyiydi her gün her dakika konuşuyorduk, geceleri telefon açık uyuyorduk. İstanbul'a gideceğimi biliyordu ve beni özlediğinden bahsediyordu. Birkaç gün kala eve geldim dışarısı çok soğuktu, yağmur yağmıştı saçlarım ıslanmıştı duşa girdim. Telefon çalıyordu duyuyordum saçlarımı hızlıca yıkayıp çıktım.

-Efendim kuzum ?

-Neredesin açmıyorsun, merak ettim.

-Saçlarım ıslanmıştı duşa girdim yıkadım.

-Seni çok özledim müsait olduğun her dakika görüntülü ara.

-Tabi ki ararım, birkaç güne İstanbul'a gideceğim biliyorsun aramızdaki mesafe açılınca daha çok özlüyor gibi hissediyorum.

-Biliyorum, üzülme bakarsın ben de peşinden gelirim.

Espri yaptığını düşündüm, bazen ciddiymiş gibi bir şeyler söyleyip takılıyordu anlamıyordum. Bu huyunu çözmem seneler sürecekti.

-Böyle konularda şaka yapma hassasım üzülüyorum.

- Şaka yapmıyorum aşkım gelmeyi düşünüyorum sen de oradayken denk getirirsem daha iyi olacak.

-O nereden çıktı ne yapacaksın İstanbul'da ?

-Bir yazılım kursu bakacağım, sonra belki iş başvurularına bakarım. Arkadaşımın evi var biliyorsun orada kalacağım.

-Marmaris'e gitmeyecek misin geçen yılki gibi ?

-Bilmiyorum belli değil ona bağlı kalamam. Kaç aydır çalışmıyorum artık bir düzen düşünmem gerekiyor. İstanbul'a gidip bir bakacağım ne yapabilirim diye.

-Hayırlısı olsun hayatım saçlarımı tarayacağım yazarım sonra olur mu ?

-Olur çok bekletme seni seviyorum.

Bu söyledikleri hiç planda olmayan şeylerdi. Heveslenmek istemiyordum ama heyecanlanıyordum da. İkimiz birlikte İstanbul'da olabilsek hayat ne kadar güzel olurdu. Gerçi ne olacak ne zaman olacak nasıl olacak bilemezdik. Bunları düşünüp hayal kurup hayal kırıklığı yaşamak istemiyordum. Çünkü konu Ada olunca her durumda hemen hevesleniyordum.

Karneleri dağıtıp havaalanına yetişmek için koşturmaya başladım. Her tatilde olduğu gibi olabilecek en erken saate bilet almıştım. Havada bir gariplik vardı otobüsün ön koltuğuna oturdum güneş yüzüme vuruyordu çok sıcaktı. Ocak ortasındaydık yerde kar yoktu ve güneş tepedeydi. Bu yolu seviyordum hem beni İstanbul'a götürdüğü için hem de Van Gölü'nün kıyısından gittiği için. Uçak yolculuklarını hiç sevmezdim ama artık iki saat boyunca Ada'ya ulaşamadığım için hiç sevmiyordum. Sanki indiğimizde bir daha hiç konuşamayacağız gibi garip bir hisse kapılıyordum.

Havaalanından çıkınca babamı gördüm her zamanki gibi kapıda beni bekliyordu. Bugün kardeşimin doğum günüydü böyle bir günde gelmek güzel tesadüf olmuştu. Hediye gönderdiğim çakmak benden önce gelmişti, çok beğenmişti. İstanbul bıraktığım gibi çok güzeldi. Nereye gidersen git doğduğu yer insanı hep çekerdi bunu anlamıştım. Ada da burada olsa hep burada kalsak diye düşündüm ama hayal etmesi bile çok güzel ve uzak bir fikirdi.

Karne tatili olduğu için bu sefer iki hafta süremiz vardı. Aynı koşuşturmayla geçeceğini biliyordum. Hemen Duygu gelirdi sabah sonra ablamlar... Yorgundum yatağa uzandım Ada burada olsa diye düşündüm uykum geliyordu sesini duymak için aradım. Konuşurken uyuya kaldım her zaman olduğu gibi.