İçeriğe geç

14 Şubat

14 Şubat 2023'ten birkaç gün önce Ada İstanbul'dan ayrılmıştı. Arabayı götürmesi gerektiği için ailesinin yanına döndü. Zaten işler hepten karıştı. Adana'daki evleri depremde hasar almıştı gidip eşyaları toparlaması gerekiyordu. Sevgililer Günü Ada için çok önemliydi. Ben bize özel günleri daha çok önemsiyordum ama Ada bugünü seviyordu. Ben İstanbul'daydım ama Ada yoktu, yanımda değildi. Eksikliğini hiç hissettirmiyordu, elinden geleni yapıp çabalıyordu. Yine de şöyle bir bakıp düşününce kim bilir kaç özel gün daha ayrı geçecekti, içinde bulunduğumuz şartlar başka türlüsüne imkan sağlamıyordu.

Ada beni hediyelere boğdu, eve her gün başka bir kargo geliyordu. Sevdiğim bir fotoğraf göndermemi istemişti, İstanbul'dan ayrılacağım gece metrobüsün önünde arabada çekildiğimiz fotoğrafı gönderdim. Bu fotoğrafımızı telefon kılıfına bastırmıştı. Ertesi gün puzzle geldi, çok sevdiğimi biliyordu. Kocaman yelkenli bir tekne seçmişti. En son çiçekler geldi. Beyaz gül fidesi göndermişti. Annem her kargoda meraklı sorularını yöneltse de bir şekilde geçiştiriyordum. Gül fidesi için büyük bir saksı aldım, havalar soğuktu kurumaması için dua edip saksıya diktim.

Her şeyi en sevdiğimden yapıyordu, beni bu kadar tanımayı nasıl başarmıştı aklım almıyordu. Çiçekleri çok seviyordum ama beyaz gül hepsinden çok farklıydı benim için. Sadece hediyelerle değil sözleriyle de beni mutlu ediyordu. Ne zaman kendimi yalnız ve umutsuz hissetsem mesaj sesiyle irkiliyordum. Ada'nın bütün bildirim sesleri farklıydı normal bildirimlere uyanmazdım ama Ada mesaj atar atmaz gözümü açıyordum. Mesaj seslerine koşullanmıştım, o sesi duyunca sanki kendimi kollarının arasında hissediyordum.

Tatil ne kadar uzasa da bir şekilde bitiyordu benim de dönme vaktim gelmişti. Bana gönderdiği tüm hediyeleri yanımda götürmek istiyordum ama mümkün değildi tabi. Yaz tatiline çok bir şey kalmamıştı dört ayımız vardı. Hem birkaç ay sonra bayram için tekrar gelecektim. Biran durup acaba bayramda Ada'yı görebilir miyim diye düşündüm. Bu düşünceler beni çok durgunlaştırıyordu. Gül fidesini götürmem imkansızdı, yola çıkmadan önce son kez sulayıp kokladım. Puzzle yapmak için yeterince vaktim vardı götürüp yapabilirdim ama yapıştırınca taşıması sorun olacaktı. Her şey çok kıymetliydi zarar görsün, kaybolsun istemiyordum. Yaz tatili başlayınca yapılacaklar listesinin başına ekledim aklımda. Telefon kılıfını çantama koydum burada kullanmam zordu ama orada rahatlıkla kullanabilirdim.

Babamla her zamanki gibi yola çıktık. Yine sabah uçağı almıştım, uçaktan önce çorba içmeye gidiyorduk. Bu bizim alışkanlığımızdı.

Uçağa bindim, çantamı açıp telefon kılıfını taktım, fotoğrafımıza baktım. Ada'yı yine çok özlemiştim. Her defasında bir öncekinden daha fazla özlüyordum. Uçak kalkmadan mesaj atıp haber verdim, uçağa bineceğimi biliyordu ama yine de yazmasam merak ederdi.

Okulda işler birikmişti iki hafta olarak çıktığımız tatil dört haftaya uzamıştı. Döndüğümde kendimi yoğun bir temponun içinde buldum. Ada yanımda değildi ama her dakika aklımda, kalbimdeydi. Bir telefon uzağımdaydı, geceleri göğsüne yatamasam da nefesini dinleyerek uyuyordum.