İçeriğe geç

BÖLÜM 7: AÇIĞA ÇIKAN GERÇEK

Ertesi gün ofise girer girmez direk Tolga Bey’in odasına girdim.

Tolga Bey kafasını kaldırdı, "Ne var Berk? Görüyorsun ortalık yangın yeri," dedi sertçe.

"Tolga Bey, rapor konusunu duydum," dedim, sesimin titrememesine gayret ederek. "Cuma akşamı Elya ile birlikte mesaiye kaldık. O dosyayı hazırlayıp sizin mailinize attığını ben gözlerimle gördüm. Hatta 'Onay gelmeden sisteme yükleme' diyen de bendim. Elya sistemi tek başına kullanmayı tam bilmediği için, ben yardımcı olmak adına dosyayı onun hesabından sisteme taslak olarak çekmiştim. Bir karışıklık olduysa, benim kontrolümde oldu."

Tolga Bey donakaldı. "Sen ne diyorsun Berk? Suçu üstlenmeye mi çalışıyorsun?"

"Suç üstlenmiyorum," dedim gözlerinin içine dimdik bakarak. "Gerçeği söylüyorum. Elya’nın tek başına yaptığı bir hata değil bu. İnceleme başlatacaksanız, benim üzerimden başlatın."

O odadan çıktığımda sırtımdan soğuk terler akıyordu. Hayatımı, işimi, geleceğimi sırf bir insan haksızlığa uğramasın diye riske atmıştım. Yıllar önce otelde beni ateşe atan arkadaşım geldi aklıma. Ben o olmamıştım. Biri kendini kurtarmak için başkasını yakarken, ben birini kurtarmak için kendimi ateşe atmıştım.

Elya’nın masasının yanından geçerken durdum. Bana öyle bir bakıyordu ki... Gözlerinde donup kalmış bir gözyaşı tanesi vardı. Şaşkınlık, mahcubiyet ve daha önce hiç kimseden görmediği bir minnet duygusu...

Akşam mesai bittiğinde çantamı toplayıp şirketten çıktım. Yürüyüş yoluna geldiğimde arkamdan gelen hızlı adım seslerini duydum.

"Berk! Dur, lütfen..."

Arkamı döndüm. Elya nefes nefese kalmıştı. Yağmur hafif hafif çiselemeye başlamıştı.

"Neden yaptın bunu?" dedi sesi titreyerek. "Neden kendi başını yaktın benim için? Tolga seni ikinsan kaynaklarına şikayet edebilir, işinden olabilirsin! Neden Berk?"

Gözlüklerimi çıkarıp camındaki yağmur damlasını sildim. Buruk bir tebessüm oturdu dudaklarıma.

"Çünkü Elya," dedim, gözlerinin içine bakarak. "Dünyada yeterince kötü insan var. Bir kişinin daha o kötülüğe kurban gitmesine seyirci kalamazdım. Senin bir suçun yoktu."

Elya bir adım yaklaştı bana. Aradaki o soğuk iş arkadaşlığı mesafesi o an tamamen eridi.

"Ben..." dedi, yutkundu. "Hayatımda ilk defa biri benim için kendini riske attı. İlk defa biri beni korudu. Yemin ederim Tolga’nın senın canını yakmasına izin vermeyeceğim. O raporun orijinal log kayıtlarını bulacağım."

O akşam, yağmurun altında ilk defa anladım.

Ben o saf iyiliğim yüzünden defalarca kaybetmiştim, evet. Ama ilk defa o iyilik, karşımdaki insanın içinde karanlık bir oyun değil, ışık saçan bir sadakat uyandırmıştı. Elya benim sığınağım değildi henüz ama o gece, o yangının ortasında tek başıma kalmadığımı ilk kez hissettim...