Bölüm 3 — Kapanmayan Dosyalar
John yirmi dört yaşına geldiğinde Veyron Chronicle'da dört aydır çalışıyordu.
Bu, ona büyük soruşturmalar verilmesi için yeterince uzun değildi.
Ama ofiste gece yarısına kadar kalması için yeterince uzundu.
Saat 22.18'de masasındaki kahve çoktan soğumuştu.
Ekranda açık dosyanın başlığı:
MERIDIAN HOLDINGS — KAMU ARAZİSİ SATIN ALIMLARI
Hikâye ilk bakışta sıkıcıydı.
Dört farklı şehir arazisi, piyasa değerinin altında el değiştirmişti.
Alıcı şirketler farklıydı.
Adresler farklıydı.
Yöneticiler farklı görünüyordu.
Ancak dört şirket de aynı hukuk bürosunu kullanmıştı.
Ve üç dosyada aynı danışman şirket görünüyordu.
Northline Civic Solutions.
John isme baktığında on yedi yaşındaki hâlini hatırladı.
Black Hollow klasörü evindeki kutulardan birinde olmalıydı.
Ertesi sabah buldu.
Kapağın üzerinde kendi el yazısı:
SONRA BAKILACAK
Altında:
Tekrar bak.
Juliet mutfakta kahve hazırlıyordu.
John klasörü masaya bıraktı.
"Bunu hatırlıyor musun?"
Juliet kapağa baktı.
"Black Hollow."
"Northline tekrar çıktı."
"Bu iyi mi kötü mü?"
"Henüz bilmiyorum."
Juliet bardağı ona uzattı.
"Bak. Öğreniyorsun."
John kahveyi aldı.
Juliet:
"Bu akşam yemeği unutma."
"Unutmadım."
"Geç kalma."
"Geç kalmayacağım."
John kırk iki dakika geç kaldı.
Restorana girdiğinde Juliet masada oturuyordu.
Telefonuna bakmıyordu.
Bu, John için telefonuna bakmasından daha kötüydü.
"Özür dilerim."
"Kaç dakika?"
John saate baktı.
"Kırk iki."
"Bunu sormamıştım."
John oturdu.
"Northline."
Juliet gözlerini kapattı.
"Tabii."
"Eski Black Hollow dosyasında—"
"John."
Sustu.
Juliet birkaç saniye onu izledi.
"Sorun merak etmen değil."
"Biliyorum."
"Hayır. Bence bilmiyorsun."
John cevap vermedi.
"Bir şey yakaladığında içinde kayboluyorsun."
"İşim bu."
"İşin restorana kırk iki dakika geç gelmek değil."
"Tamam."
Juliet kaşını kaldırdı.
"Gerçek tamam mı?"
John nefes verdi.
"Hayır."
Juliet biraz yumuşadı.
"Daha iyi."
Yemek boyunca John Northline'dan bahsetmemeye çalıştı.
Başaramadı.
Ama bu kez Juliet de bir şey söyledi.
"Arşivde eski bir kayıtta Northline gördüm."
John hemen:
"Ne kadar eski?"
Juliet gülümsedi.
"İşte bu yüzden söylemek istemedim."
"Juliet."
"Önce doğrulayacağım."
"Bana güvenmiyor musun?"
"Sana güveniyorum."
Bir an durdu.
"Durmana güvenmiyorum."
John buna cevap bulamadı.
Ertesi gün Chronicle'da Elliot Mercer masasının kenarına kırmızı kalem bıraktı.
Elliot ellili yaşlarında, gömlek kollarını sürekli dirseğine kadar kıvıran ve basın bültenlerinden kişisel olarak nefret eden bir editördü.
John'un taslağını okudu.
"'Kesinlikle usulsüz.'"
Kırmızı kalemle çizdi.
John:
"Araziler piyasanın altında satılmış."
"Bu usulsüzlük kanıtı değil."
"Aynı hukuk firması."
"Şüpheli."
"Northline."
"Şüpheli."
John yüzünü buruşturdu.
Elliot:
"Gazetecilik bazen seni rahatsız eden kelimeler kullanmaktır."
"Mesela?"
"Belki."
John ona baktı.
Elliot gülümsedi.
"Birini tanıyorum gibi."
John Northline'ın güncel kayıtlarını araştırdı.
Şirketin posta adresi bir mail-forwarding ofisiydi.
Kayıtlı çalışan görünmüyordu.
Milyonlarca dolarlık belediye danışmanlığı vardı.
Yönetim kurulundaki eski isimlerin ikisi ölmüş, biri ülke dışına taşınmış, kalanların çoğu ulaşılmaz görünüyordu.
Elliot akşam sonuçlara baktı.
"Şimdi garip."
John:
"Sabah da garipti."
"Sabah sen öyle diyordun. Şimdi belgeler de diyor."
John bunun küçük ama önemli bir fark olduğunu biliyordu.
Aynı gün Juliet, Veyron Public Archives'ın eski katalog sisteminde 1987 tarihli bir kayıt buldu.
KUZEY HAT BAKIM REVİZYONU
Altında indeks:
İlgili kuruluş: Northline Civic Solutions
Juliet ekrana yaklaştı.
Northline resmî olarak yalnızca on bir yıldır vardı.
Kayıt daha sonra dijitalleştirilirken güncellenmiş olabilir miydi?
Mümkündü.
Ama yanında başka kod vardı.
K-24 / 1987 / Kuzey Hat
Ve küçük sembol.
Bir daire.
Dört çizgi.
Juliet'in yüzündeki ifade değişti.
Çocukluk kutusu.
Aynı işaret.
Başka sonuçlara baktı.
Bir kayıt daha çıktı:
RAVENHILL HEALTH RESEARCH ANNEX
Açmaya çalıştı.
ERİŞİM KISITLI
Juliet tekrar denedi.
Arkasından bir ses geldi.
"Onu aramamalısın."
Juliet döndü.
Arthur Holloway arşivde üst düzey yöneticilerden biriydi.
Juliet onu yıllardır tanıyordu ama yakın değillerdi.
"Ravenhill'i mi?"
Holloway ekrana baktı.
"Evet."
"Niye?"
"Eski kayıt."
"Ben de eski kayıtlarla çalışıyorum."
Adamın yüzü gülmedi.
"Bazı dosyalarda erişim uyarıları başka yerlere gider."
Juliet kaşlarını çattı.
"Başka yer neresi?"
"Bilmiyorum."
"Bana onu aramamamı söylüyorsunuz ama kime bildirim gittiğini bilmiyorsunuz."
Holloway etrafına baktı.
"Juliet, sadece bırak."
"John da Northline'ı araştırıyor."
Holloway anında:
"John'a da böyle söyle."
Juliet sustu.
"John?"
Adam yüzündeki hatayı fark etti.
Juliet:
"Soyadını söylemedim."
Holloway'ın sesi düştü.
"Bir kez seni almaya gelmişti."
"Yıllar önce."
"İnsanları hatırlarım."
Juliet ona baktı.
Bu mümkündü.
Ama Holloway korkmuş görünüyordu.
Kötü niyetli değil.
Korkmuş.
"Ravenhill ne?"
Adam uzun süre cevap vermedi.
Sonra:
"Ravenhill'i arama."
"Yönetici olarak mı söylüyorsunuz?"
Holloway kapıya baktı.
"Bir baba olarak."
Juliet daha fazla soru sormadan önce adam uzaklaştı.
Beş dakika sonra K-24 sonucunu yeniden açmaya çalıştı.
Kayıt görünmüyordu.
Arama geçmişini kontrol etti.
Sonuç yoktu.
Juliet küçük defterine yazdı:
K-24 / Ravenhill
Sembol
Holloway John'u nereden biliyor?
Altına:
John'a söylemeden önce doğrula.
O akşam John Chronicle'da tek başınayken telefonu çaldı.
Bilinmeyen numara.
"John."
Erkek sesi.
"Northline'ı araştırmayı bırak."
John sandalyesinde doğruldu.
"Sen kimsin?"
Hat kapandı.
John ekrana baktı.
Saat 19.26.
Eskiden bunu tek başına saklardı.
Bu kez Elliot'ın ofisine gitti.
"Biri aradı."
Elliot bilgisayarından başını kaldırdı.
John kelimesi kelimesine anlattı.
Elliot:
"Kaydet."
"Telefon kaydı yok."
"Hayır. Saati, cümleyi, numarayı."
John not aldı.
"Polis?"
"Şimdilik tehdit açık değil. Ama bir daha ararsa haber ver."
John:
"Juliet'e söylemeli miyim?"
Elliot onu birkaç saniye izledi.
"Bu soru bana soruluyorsa cevabı biliyorsun."
John o akşam Juliet'le eski tramvay durağında buluştu.
Yıllar sonra hâlâ bazen oraya geliyorlardı.
Juliet önce anlattı.
"1987 tarihli bir Northline kaydı buldum."
John hemen:
"İmkânsız."
"Sonradan indekslenmiş olabilir."
"Olabilir."
"Evet."
"Başka?"
Juliet birkaç saniye durdu.
Ravenhill'i söylemedi.
Holloway'ın John'u tanımasını da.
"Şimdilik yok."
John başını salladı.
Sonra kendi araştırmasını anlattı.
Northline'ın çalışanı olmadığını.
Adresinin yalnızca posta yönlendirme ofisi olduğunu.
Eski yöneticilerin izinin kaybolduğunu.
Uyarı telefonunu söylemedi.
İkisi birlikte çocuklukta buldukları metal kutuya gittiler.
Kapağın vidalarından biri yeniydi.
John bunu fark etti.
"Biri açmış."
Juliet:
"Ya da tamir edilmiş."
"Kim tamir edecek?"
"Bilmiyorum."
Kutuyu açtılar.
Belgeler içerideydi.
John hangisinin hangi sırada olduğunu on dört yıl sonra kesin hatırlamıyordu.
Bunu kabul etti.
Sembollü belge hâlâ oradaydı.
Ama kapağın iç yüzünde aynı işaret kazınmıştı.
Çizikler pasın üstündeydi.
Daha yeni görünüyordu.
Juliet:
"Bu eskiden var mıydı?"
John uzun süre baktı.
"Hatırlamıyorum."
"Ben de."
John bunu özellikle not etti.
Kutunun iç kapağında sembol. Daha önce var mıydı: emin değiliz.
Caddeden koyu renkli bir araç geçti.
John başını kaldırdı.
Araç devam etti.
Juliet:
"Ne?"
"Hiç."
Bu kez sıradan bir araba olmasına izin verdi.
Gece ayrıldıklarında John kendi defterine yalnızca bir satır ekledi:
19.26 — bilinmeyen arama: Northline'ı araştırmayı bırak.
Juliet ise kendi defterine yazdı:
K-24 / Ravenhill
Sembol
Holloway, John'u nereden biliyor?
John'a söylemeden önce doğrula.
İkisi de o gece diğerini koruduğunu düşünebilirdi.
Ama korumakla sessiz kalmak aynı şey değildi.
Bunu henüz ikisi de bilmiyordu.