Hafta sonu gelmiş Mert Bey, kahvaltı için çeşit çeşit zeytin, reçel ve peynir almıştı. Eve geldiğinde Selen Hanım, Mert Bey’in elindeki poşetleri alarak kahvaltı tabaklarını dizmeye başladı. Mert Bey de eşinin hazırladığı tabakları masaya götürerek kahvaltının hazırlanmasına yardımcı oluyordu.
Bu sırada Arca, babasına peş peşe sorular soruyordu:
— Baba, bu peynirin adı ne?
— Bu peynirin adı beyaz peynir, oğlum.
— Baba, bu reçel nasıl yapılmıştır?
— Meyveler şekerle kaynatılarak yapılır.
Arca bu kez zeytin tabağını gösterdi.
— Baba, bu zeytinin rengi niye siyah? Diğeri neden yeşil?
Mert Bey, oğlunun sorularını sabırla cevaplıyordu.
— Zeytinlerin farklı türleri vardır. Bazıları yeşil, bazıları da siyah olur.
Arca, babasını dinlerken yeşil zeytinlerden birini aldı ve ağzına attığı gibi yuttu. Bir anda panikleyerek:
— Baba, zeytini yuttum! dedi.
Mert Bey hemen oğluna dönerek:
— Oğlum, zeytini yutmadan önce iyice çiğnemen gerekir. Çiğnedikten sonra da çekirdeğini çıkarmalısın, diye açıkladı.
Arca’nın yüzü daha da asıldı.
— Baba, çekirdeği de yuttum, dedi üzgün bir ses tonuyla.
Mert Bey, oğlunu teselli etmeye çalıştı.
— Olabilir oğlum. Bir kere böyle bir şey yapmakla bir şey olmaz. Bundan sonra daha dikkatli olman için söylemiştim.
Arca endişeyle babasına baktı.
— Baba, ya midemde zeytin ağacı çıkarsa?
Mert Bey ile Selen Hanım gülümsüyor olsalarda Arca bu durumun yaşanmasına gerçekten üzülmüştü. Mert Bey onun başını okşayarak:
— Merak etme oğlum, midende zeytin ağacı çıkmaz. Ama yiyecekleri her zaman iyice çiğnemeli ve çekirdeklerini çıkarmalısın, dedi.
Tam o sırada kardeşi Asel, zeytin tabağıyla masaya yaklaştı. Zeytinlerden almak için elini tabağa uzattığında Arca hemen kardeşinin elinden tuttu ve onu durdurdu.
— Kardeşim, o zeytinleri hemen yeme. Onları önce çiğnemen gerekir. Çekirdeğini de sakın yutma. Yoksa benim yaptığım gibi yanlış yapmış olursun, dedi.
Mert Bey ve Selen Hanım birbirlerine bakıp tebessüm ettiler. Arca, ebeveynlerinin onayını almadan merakına yenik düşüp zeytini çekirdeğiyle birlikte yutmuş olsa da kardeşinin aynı hatayı yapmasını engellemeye çalışıyordu.
Bunu gören Mert Bey ve Selen Hanım, kardeşler arasındaki dayanışmanın Arca sayesinde güçlenmesinden hayli memnun oldular.
Mert Bey gururla:
— Aferin oğlum! Kardeşinin yapacağı yanlışları gördüğünde onu her zaman böyle kibarca uyar. Böylece onun bilmeden yapacağı hataların önüne geçmiş olursun, dedi.
Arca rahat bir nefes aldı. Sonra zeytin tabağına dikkatlice baktı.
— Bundan sonra zeytinleri önce çiğneyeceğim, çekirdeğini de mutlaka çıkaracağım. Çünkü midemde zeytin ağacı yetişmesini hiç istemiyorum! dedi.
Mert Bey ile Selen Hanım gülmeye başladılar. Asel de abisinin sözlerini dikkatle dinleyip zeytini ağzına atmadan önce babasına baktı.