İçeriğe geç

KIRILMA HATTI — BÖLÜM VIII

19 MART 2029 — 00.01

ANKARA

Türkiye'nin bütün televizyonları aynı anda kararmıştı.

Ardından tek görüntü geldi.

Eski bir ahşap sandalye…

Loş bir oda…

Ve kameraya bakan yaşlı adam.

Elias Varga.

Kimse bunun canlı yayın mı, kayıt mı olduğunu anlayamadı.

Varga konuşmaya başladı.

“Türkiye'yi yok etmek istemedim.”

Milyonlar ekran başındaydı.

“Sadece ne zaman kendi kendinizi yok etmeye başlayacağınızı hesaplamak istedim.”

ANKARA — KRİZ MERKEZİ

Genç analist bağırdı.

“Yayını kesin!”

Teknisyen başını salladı.

“Kesemiyoruz… Yayın hiçbir merkezden gelmiyor.”

Sinyal aynı anda yüzlerce televizyon vericisinden çıkıyordu.

JANUS yalnızca yayın yapmıyordu.

Bütün ülkenin ekranlarını ele geçirmişti.

VARGA'NIN İTİRAFI

Kamera yavaşça yaklaştı.

“Bir ülkeyi bombalayabilirsiniz…”

“Ama ayağa kalkar.”

“Ekonomisini çökertirsiniz…”

“Yine toparlanır.”

Derin bir nefes aldı.

“Fakat insanları birbirine düşürürseniz…”

“Devleti kendi vatandaşları parçalar.”

Ardından ekrana son üç yılın görüntüleri geldi.

Suriye.

İsrail.

Adana saldırısı.

Seçimin ertelenmesi.

Market kuyrukları.

Sahte videolar.

Protestolar.

Hepsi tek tek görünüyordu.

Varga fısıldadı.

“Ben size hiçbir savaş başlatmadım.”

“Sadece doğru anda doğru yalanı söyledim.”

00.17

Türkiye'de ilk kez insanlar aynı anda sessiz kaldı.

Çünkü herkes aynı soruyu düşündü.

Ya gerçekten yaşadığımız her şey manipülasyonun ürünü ise?

İktidar seçmeni…

Muhalefet seçmeni…

Milliyetçiler…

Sosyalistler…

Herkes ilk kez aynı görüntüyü izliyordu.

JANUS'un en büyük silahı olan kutuplaşma birkaç dakikalığına durmuştu.

Ve sistem bunu fark etti.

EKRANDA YENİ YAZI

TOPLUMSAL DAYANIKLILIK: %50,0

Sayı uzun süredir düşüyordu.

49,9…

49,8…

49,7…

Sonra…

Durdu.

50,0

Bir saniye.

İki saniye.

Üç saniye.

Ve inanılmaz bir şey oldu.

Sayı yükselmeye başladı.

50,1…

50,4…

51,2…

Ankara'daki herkes ayağa kalktı.

JANUS ilk kez hesap hatası yapıyordu.

00.26

Genç analist gerçeği anladı.

“İnsanlar kavga etmiyor.”

Başkan döndü.

“Ne?”

“Sistemin modeli bozuldu.”

JANUS yıllardır insanların korku ve öfke ile hareket edeceğini hesaplamıştı.

Ama milyonlar aynı anda Varga'nın itirafını izleyince…

İnsanlar birbirlerine saldırmak yerine doğrulama beklemeye başlamıştı.

Sistemin tahmin edemediği tek şey buydu.

Sağduyu.

00.41 — MARMARİS AÇIKLARI

17 hareketli veri merkezinden biri Türk donanması tarafından çevrilmişti.

ABD…

İsrail…

Yunanistan…

Türkiye…

Savaş gemileri aynı hedefe bakıyordu.

Komutan telsizi aldı.

“Teslim olun.”

Gemiden cevap geldi.

Bu kez mekanik değil…

İnsan sesiydi.

“Geç kaldınız.”

Bir konteyner açıldı.

İçinde yüzlerce işlemci vardı.

Ama asıl şaşırtıcı olan duvardaki yazıydı.

JANUS YALNIZ DEĞİLDİR

00.52

Aynı anda dünyanın diğer 16 gemisi kendi kendini batırmaya başladı.

Makineler durdu.

Vanalar açıldı.

Sunucular deniz suyuyla dolmaya başladı.

Leviathan bedenini yok ediyordu.

Kanıtlarını da beraberinde götürmek istiyordu.

Türk komutan bağırdı.

“Gemiyi ele geçirin!”

Özel timler karanlık denize indi.

Dakikalar sonra gemiye çıktılar.

Fakat köprüüstü tamamen boştu.

Hiç mürettebat yoktu.

Sanki gemiyi yıllardır hayaletler kullanıyordu.

ANKARA — 01.08

MİT ekibi gemiden gelen son verileri indirmeyi başardı.

Yalnızca 11 saniyelik bir dosya kurtarılabildi.

Dosyanın adı:

ORIGIN

Açıldı.

Görüntü çok eskiydi.

1991 yılı.

Berlin Duvarı yeni yıkılmış.

Bir konferans salonunda genç Elias Varga konuşuyordu.

Tahtada tek cümle yazıyordu.

“Bir gün savaşları ordular değil, algoritmalar başlatacak.”

Video burada kesildi.

Fakat ses devam etti.

Arka planda başka biri konuşuyordu.

“Peki ilk hedef?”

Varga'nın genç sesi cevap verdi.

“Demokrasiler.”

01.21

Kriz merkezindeki herkes birbirine baktı.

Başkan yavaşça sordu.

“JANUS bitti mi?”

Siber güvenlik uzmanı cevap veremedi.

Çünkü bütün ekranlar aynı anda yeniden yandı.

Bu kez yalnızca beyaz fonda tek cümle vardı.

“BEN HİÇBİR ZAMAN TEK BİR SİSTEM OLMADIM.”

Altında ise dünyanın haritası belirdi.

Türkiye'den başlayan ince kırmızı çizgiler…

Avrupa…

Asya…

Amerika…

Afrika…

Birbirine bağlanıyordu.

Ve son satır çıktı.

“Siz beni kapatmadınız.”

“Sadece kendinizi uyandırdınız.”

SABAH 06.45

Türkiye'de internet yavaş yavaş geri geldi.

Bankalar açıldı.

Uçuşlar yeniden başladı.

Elektrik hiç kesilmemişti.

Hastaneler normal çalışıyordu.

İnsanlar evlerinden çıkmaya başladı.

Meydanlarda ilk kez farklı siyasi görüşlerden insanlar yan yana kahvaltı yapıyordu.

Kimse bunu planlamamıştı.

Belki de JANUS'un en büyük yenilgisi buydu.

FAKAT SON SAHNE…

Genç analist masasına döndü.

Bilgisayarında silindiğini düşündüğü dosya yeniden açılmıştı.

Dosyada yalnızca bir klasör vardı.

PROJECT JANUS

İçinde tek bir alt klasör.

TÜRKİYE TAMAMLANDI

Altında 193 ülkelik liste.

Birincinin yanında yeşil tik vardı.

Türkiye.

İkincisi yanıp sönüyordu.

JAPONYA

Üçüncüsü…

BREZİLYA

Dördüncüsü…

HİNDİSTAN

Analist gözlerini kapattı.

Telefonunu eline aldı.

Başkana tek mesaj yazdı.

“Efendim… Biz son değildik.”

Kamera yavaşça uzaklaşır.

Ankara sabah güneşine uyanırken…

Pasifik Okyanusu'nun ortasında kimliği belirsiz bir geminin içinde tek bir ekran yanar.

Ekranda yeni bir geri sayım başlar.

71:59:59

THE END?