İçeriğe geç

Yok Artık!

Onlar birbirine sarılırken yoldan geçen Leyla:

-Hayırdır yani ne oluyor? Burası sokak farkında mısınız?

Hayat hemen kendisini toplayarak:

-Sanane Leyla ya hem üstelik sen neden her şeyin başına geliyorsun ki?

Leyla:

-İnanç söylesin isterse.

Hayat:

-İnanç ne oluyor? Yine yalan mı söylüyorsun?

İnanç:

-Yok öyle bir şey Hayat ya. Leyla yine yanlış anlıyor, takılma sen.

Leyla:

-Nasıl yok birşey, seni üzdü dimi? Ama merak etme ben şimdi sorarım ona.

Leyla, Hayat'ın üstüne atlarken Hayat kaçar. 

Leyla:

-Gel lan buraya?

Hayat:

-Neden? İnanç şuna bir şey desene.

İnanç:

-Leyla derdin ne senin? Yani ne istiyorsun?

Leyla:

-Seni istiyorum ama maalesef ki siz burda utanmadan cilveleşiyorsunuz.

Hayat:

-Leyla, sen aramızda ne olduğunu bilip bilmeden konuşma tamam mı? Belki ikimizin de çok büyük acıları vardır, bilemezsin yani. Konuşma boş boş.

Leyla:

-Senin yüzünden işte İnanç'ı bu hale sokan sensin. Kendin de mutlu olamıyorsun, bari başkalarını üzme yani.

İnanç araya girdi:

-Hayat, beni üzmüyor hatta hayatımdaki en büyük mutlulukları yaşattı bana geldiğimden beri. Hem sen neden kendi yoluna bakıp beni de Hayat'ı da rahat bırakamıyorsun?

Leyla:

-Peki arkadaşlar ben evime gideyim bari.

İnanç:

-Lütfen artık....

Hayat:

-Aslında Leyla haklı olabilir. 

İnanç:

-Ne demek istiyorsun? 

Hayat:

-Biz biraz acele ettik baksana kimse birlikte olmamızı istemiyor. 

İnanç:

-Yani? Gidemem biliyorsun. Hem ne zamandan beri başkaları bu kadar önemli oldu ki senin için?

Hayat:

-Doğru haklısın. Ama biraz zaman ver bana. Annemlere açıklayınca nasıl bir tepki verirler bilmiyorum.

İnanç:

-İnanamıyorum sana ya. Daha annenlere söylemedin mi?

Hayat:

-Aceleye gerek yok yani daha okulum bitmedi kaldığım dersleri de vermem gerek. Üstelik anneme söz verdim ben ikinci üniversite okumadan ve evimi arabamı almadan evlenmem. Söz verdim o kadar.

İnanç:

-Sözler kıymetli diyorsun yani.

Hayat:

-Evet diyorum. Yani zaten başka sözlerimi tutamadım bunu bari tutayım.

İnanç:

-Öyleyse bizim 2.5 sene de uzadı.

Hayat:

-Belki daha da uzar.

İnanç:

-O ne demek şimdi?

Hayat:

-Senin ne yapacağın belli olmaz, ben sadece okulum için 2.5 sene hesaplamıştım. Ama artık senin ne yapacağın belli olmaz.

İnanç:

-Bana güvenmiyorsun yani?

Hayat:

-Yani, bu hayatta kimseye %100 güven vermemek lazım zaten. 

İnanç:

-İstersen zorlama ya. Birbirimize o kadar sözler verdik. Hiçbirinin olmasına izin vermeyecek miyiz yani?

Hayat:

-Evet seni dolmuşa bindirip gezdirmek lazım. Nereye gitsek ona karar veremiyorum sadece.

İnanç:

-Ben biliyorum.

Hayat:

-Nereye?

İnanç:

-Boğazda yemeğe ne dersin?

Hayat:

-Boğazda yemek demek, başbaşa kalmak mı istiyorsun?

İnanç:

-Yani bence güzel olur.

Hayat:

-Annemi arayıp haber vermem lazım önce.

****

-Alo anne, ben bu akşam biraz geç gelebilirim ama merak etme.

Annesi:

-Neredesin kızım sen ya? Kim var yanında?

Hayat:

-İnanç'la mahalledeyim. Bu akşam gezelim diyoruz biz de.

Annesi:

-Başka kim var, restoranda mısınız, Can nerede?

Hayat:

-Sadece İnanç ve ben, restoranda değiliz, Can'ı bugün hiç görmedim bilmiyorum. İzin veriyor musun? Saat 8 olmadan gelirim ben.

Annesi:

-İzin vermiyorum sınavlarına az kaldı sen hâlâ dışarıda geziyorsun, sınavda ne yapacaksın acaba? Çabuk gel eve.

Hayat:

-Offf tamam....

****

İnanç:

-Ne oldu? İzin verdi mi?

Hayat:

-Vermedi ve artı sesi çok öfkeli geliyordu. Kesin evde beni çok kötü bir şey bekliyor.

İnanç:

-Kötü değildir korkma.

Hayat:

-Akıl verene bak. Annen sana kötü davranmıyor muydu? Sence evde beni ne bekliyor şuan?

İnanç:

-Tamam benim annemle aram iyi değildi ama yani annen seni çok seviyor kötü davranacağını sanmıyorum.

Hayat:

-Gideyim yani eve?

İnanç:

-Yani tabiki. Hem korkmana gerek yok.

Hayat:

-İnanç, nereden biliyorsun? Hem ben annem için çok önemliyim yani.