İçeriğe geç

1.bölüm - Okulda

Sabah çapaklı gözlerimle uyanmıştım. Eğer bazıları beni görseydi, acilen kafeine ihtiyacım olduğunu düşünürdü. Ama kafein bağamlısı değilim. Yinede cidden iyi geliyor. Bunları söylerken farkettim ki, bugün okulun ilk günü! Biraz heyecanlıydım çünkü yeni okuluma başlayacaktım. 5 ve 6. sınıftaki okulum kötü olduğu için annem ve babam beni buradaki güzel bir okula yazdırdı. Mesela eski okulumda tuvalette kağıt peçeteleri tavana atan, derste kağıttan top yapıp futbol oynayan ve bahçede güreşen çok garip tipler vardı. Şimdi yeni okulumu göreceğim! Ama yinede mutsuzdum. Çünkü yaz tatiline 275 gün kalmıştı. O zamana kadar neler olacağını hiç düşünmüyorum. Ama okul bitsinde tatil yapsak ya. Aslında bunları söylemem çok saçma oldu. Çünkü okula daha yeni başladık. Neyse, neyse. Annem beni kahvaltıya çağardı : "Atlas, kahvaltıya gel!" Buna çok gıcık oluyorum. Sanki megafonla bağarıyor annem! Neyse. Kahvaltıya geçtiğimde bir kaç şey atıştırdım ve apartmanın kapısının önünde oturarak servisi bekledim. Servis gelince bir çocuğun yanına oturdum. O çocuk hemen kaynaştı benimle:

-Sen yenisin galiba.

-Evet.

-Hangi sınıftasın?

-7-B sen?

-Şaka yapıyorsun? Bende 7-B!

-Çok iyi!

-Dostum, senin adın ne?

-Atlas, sen?

-Bende Semih, memnun oldum.

-Bende.

-Seni mutlaka bizim Erva ile tanıştırmam lazım.

-Olur, ancak o kim?

-O çok teknolojik bir kız. Hatta kendi yapay zekası bile var!

-Vay bee!

-Ama kendisi çok sessizdir. Hatta birkaç erkek onu tavlamaya çalıştı. Ama hiçbiri başaramadı. Sadece benimle arkadaş. Ama senin de arkadaşın olacak. İnan bana!

Böyle konuşa konuşa okula varmışız. Servisten indik ve yürüdük. Semih Erva'yı gördü ve bana gelmemi söyledi. Ben en başında: "Merhaba." dedim ve elimi uzattım. En başta umursamadı bile. Ama semih: "O bizden biri Erva, ona güvenebilirsin." dedi. Ve sonra erva elini uzattı. El sıkıştık. Sonra ben Erva'ya kendi yapay zekasını nasıl yaptığını sorum. O da : "Ah, kolay iş. Hazır formülleri kullandım. Hemde benim gibi bir admin için, çocuk oyuncağı! Senin adın ne bu arada?" dedi. "Atlas" diye karşılık verdim. Biraz sohbet edip sınıfa çıktık. Biz 3. dersteyken bir anons yapıldı: "Sevgili öğrencilerimiz, değerli öğretmen meslektaşlarımız, okulun 8. sınıf öğrencilerinden bazıları kapatılan binaya girip şüpheli işler çevirdiği gözlenmiştir. Bu yüzden binaya şifreleme özelliği ve kamera sistemi eklenecektir. Eklenene kadar önünde güvenlikler olcakcaktır. Bilginize." Sonra Erva atıldı:

-O gece o binaya girmez isek benim adım da Erva olmasın.

-Erva abartma, disipline gitmek istemiyorum, değil mi Atlas?

Ben konuşamıyordum. Bir tarafatan semih gibi disiplin istemiyordum, bir taraftan ervanın güzelliği beni kendisine çekiyordu. Erva sinirliydi, bir anda atlıdı:

-Semih?! O bilmiyor olabilir ama sen bunu biliyorsun! Ben şifreyi kırıp kamera sistemini devre dışı bırakamaz mıyım?

Semih ne yapacağını bilmiyordu. Ve sonra "Bırakamzsın." dedi. Biz kahkahayı patlattık. Erva ise daha da sinirlendi. Sonra nefes alarak sakinleşti. Semih:

-Şaka ya, tabiki bırakabilirsin.

-Ha şöyle ya, dedi erva.

Öğretmen ders anlatırken bize bakınca nefesimiz kesildi! Ama birşey farketmedi ve tekrar ders anlatmaya başladı. Sonra Erva:

- Saat gece 12 ve 2 arası burda olalım. Analştık mı?

İkimizde onayladık okuldan eve giderken kalbip küt küt atıyordu. Sanırım Erva'dan hoşlanıyordum!