İçeriğe geç

Karanlığa Dönüş - Bölüm 3 - İlk İpucu (6/6)

Bölüm Üç (6/6)

İlk İpucu

“Sen değil Efendi Gnine.” diye Aager'in değirmen taşı gibi sesi duyuldu, tam küçük gnome izci kızların peşine takılmak üzereyken.

“Ne? Neden?” diye masumane bir ifadeyle sordu Gnine.

Aager Fogstep küçük gnome'u taş gibi bir ifadeyle süzdü. Ne var ki küçük gnome kendi iyiliği için biraz fazla kaşardı ve siyahlar içindeki adamın, kukuletasında kaybolmuş gözlerinin içine, ‘ben tamamen masumum ki' ifadesiyle bakmaya devam etti.

“Tapınak Muhafızı, Lady Moira ve Efendi Udoorin... Müsaadenizle seçkin gnome efendi ile özel bir konuşma yapmam gerekiyor.” diye hırladı Aager ve çalıların arasında koşturan fareye kitlenmiş bir atmaca gibi küçük gnome'dan gözlerini ayırmadı.

Udoorin sırıttı ve bunu saklamak için de herhangi bir çaba sarf etmedi. Yere sapladığı baltasını çekip aldı ve bekleme yapmadan, Lady Moira ile birlikte izci kızların peşine takıldı.

“Onu tek parça hâlinde görmek istiyorum.” dedi Lady karanlık bir ifadeyle.

“Bu ona kalmış.” diye karşılık verdi Aager.

Lady Magella, siyahlar içindeki adamı uzun, sarsılmaz bir bakışla süzdü sonra o da döndü ve diğerlerinin peşinen yola koyuldu.

Aager gözlerini Gnine'dan ayırmadan belki de altmış sayımlık bir süre boyunca olduğu yerde öylece ve sessizce durdu, sonra yavaşça konuştu:

“Sen, pek elzem olan dikkatleri dağıtmaktan başka bir işe yaramıyorsun Efendi Gnine. Şerif Standorin, amcanın atölyesinde başlatılan yangından ve birçok sivilin de ölümüne sebep olan muhtemel suçluların peşinden gönderilecek bir takımın oluşturulmasına karar verdiğinde, söz konusu takımın idaresini, hiç istemediğim hâlde benim yapmamı rica etti. Kendisi böylesi bir takım için kimleri isteyebileceğimi sorduğunda ona Acemi İzci Laila Wolvesbane ve Morel Songsteel istediğimi, ancak yola çıkmadan önce ikisinin de rütbelerinin tam izci seviyesine yükseltilmesi koşulunu öne sürdüm. Onları özellikle istedim çünkü iki izci de geçmişte marifetlerini defalarca ispatlamışlardı. Ondan, son dört yıldır şahsen eğittiğim, dolayısıyla hazır olduğuna inandığım oğlu Udoorin'i de istedim çünkü artık kasabanızın güvenli duvarlarının dışına çıkma vaktinin geldiğini düşündüm. Ayrıca Kıdemli Tapınak Muhafızı Demos Lightshand’in, Lady Magella'yı bize ödünç vermeye ikna etmesini de istedim. Zira kendisinin özel yeteneklerine ihtiyaç duyacağımızı biliyordum. Son olarak da elinde bir kazma veya tırmık ile kasabanızda moloz yığınlarını temizlemektense bizim çok daha işimize yaracağını düşündüğüm için, bir paladin olan Lady Moira'nın da bize katılmasını sağladım. Sen? Seni asla bu takımda istemedim. Bunun sebebini biliyor musun Efendi Gnine?”

“Umm... Bu bir tuzak soru mu?” diye fena hâlde bozulmuş bir şekilde mırıldandı Gnine. Zira her ne kadar kaşarlanmış ya da utanmaz olsa da siyahlar içindeki adamın söyledikleri, dahası, onları söyleme şekli altında ezildiğini hissetti.

“Sana espri yapan biri gibi mi görünüyorum Efendi Gnine?” diye mengene gibi bir hırıltıyla konuştu Aager ve küçük gnome bir anlığına siyahlar içindeki adamın dipsiz çukur gibi kapkara ruhunu görmüş gibi oldu ve ister istemez yutkundu.

“Hayır?” dedi temkinli bir şekilde ve midesinden yukarı tırmanan bir şeyi bastırmaya çalıştı.

“Seni istemedim çünkü istemek aklımın ucundan bile geçmedi ve geçmesi için de hiçbir sebebim olmadı. Zira sen Yavruturna kasabasındayken sorumsuz biriydin, hâlâ da öylesin.” diye buz gibi bir ifadeyle konuştu Aager.

Gnine yutkundu.

“Aynı sorumsuz ve düşüncesizliğinle bana emanet edilen iki izcinin de hayatlarını tehlikeye attın ve daha yola yeni çıktık.” diye devam etti karalar içindeki adam. “Bu takımda sadece sen kendi düşüncesiz ve sorumsuz ısrarınla buradasın. Bunun anlamı, ben burada bulunan herkesten sorumluyum ama senden değil. Şayet burada bulunma sebebin kasabada canın sıkıldığı içins, bilesin ki benim de burada bulunan diğerlerinin de işi seni eğlendirmek değil. Bir daha benzer bir sorumsuzluk örneği sergilersen iki şeyden biri gerçekleşecek: Ya seni kördüğüm bağlayacağım ve birilerinin seni bulması umuduyla arkada bırakacağım ya da seni keseceğim ve amcana neden bunu yaptığımı açıklayacak sonra da bana verilen cezayı çekeceğim...”

Gnine adama alık alık baktı ve kendi yüzü bir anda kerpiç gibi oluverdi.

“Şunu iyi anlamalısın Efendi Gnine. Bu bir oyun değil ve bizler de eğlenmek için burada değiliz. Senin, dünyada ve etrafında olup bitenleri nasıl algıladığın beni ilgilendiren bir şey değil ve açıkçası umurumda da değil. Ancak yaptığımız her şeyin kaçınılmaz bazı sonuçları vardır. Bu, anlasan da anlamasan da kabul etmen gereken bir gerçek. Şimdi seninle daha önce kimse ile paylaşmadığım bir şeyi paylaşacağım.” diye devam etti siyahlar içindeki adam...

...ve yavaşça başından kara kukuletasını çekip çıkardı ve kısa, terden sırılsıklam olmuş, kafatasına yapışmış kirpi gibi saçlarını sergiledi. Ardından yarı maskesini indirdi ve ruhsuz, ölü gözlerini aratmayacak suratını ortaya koydu: Yara, kesik ve dikiş izleriyle dolu bir şey!

En son olarak da siyah deri zırhını ve aynı renkteki gömleğini araladı— ⊗

“Ne... Ne yapıyorsun?” diye, istemsizce ve tamamen tırsmış bir şekilde küçük bir çığlık attı Gnine.

⊗ —ve ona, küçüklüğünde yeterince beslenmemiş izlenimi veren kemikli, sert kaslarla ‘örülmüş’ göğsünü sergiledi.

“Sana aptallığın kaçınılmaz sonuçlarını gösteriyorum Efendi Gnine.” diye müthiş bir tiksintiyle hırladı Aager. Zira sergilediği kemikli göğsü iğrenç yarıklar ve dağlanmış kırbaç izleriyle doluydu. Gnine gördüğü manzara karşısında bir an öylece kalakaldı sonra da arkasını dönüp o sabah yediği her şeyi boşaltıverdi!

Aager Fogstep, sorumsuz, duyarsız ve fevri gnome'un gösterdiği tepki karşısında gülmedi, sırıtmadı ya da tatmin olduğuna dair herhangi bir ifade sergilemedi.

“Şayet bu seni ‘kesmediyse', belki sırtımı da görmek istersin Efendi Gnine. En ‘iyileri’ orada...” diye sessiz bir hışımla gıcırdadı adamın sesi.

“Hayır... Hiç gerek yok... Sanıyorum olayın özünü anladım.” dedi Gnine ve tekrar kustu!

“Olayın özünü anladığına sevindim. Aksi takdirde daha keskin alternatiflere başvurmam gerekecekti.” diye aynı sessiz hışımla cevap verdi Aager.

“Hayır, hayır... Herhangi keskin alternatiflere de gerek yok.” diye hızlı bir şekilde cevap verdi küçük gnome, elinin tersiyle ağzını silerken.

“Senin beklentilerini karşılayabildiğime sevindim Efendi Gnine.” dedi Aager ve gömleğinin önünü ilikledi, yarı maskesini yüzüne çekti, kukuletasını da tekrar başına geçirdi ve bu şekilde ‘suç mahallini' örtmüş oldu...

Genç Gnine Tinkerdome sessizce Aager Fogstep'in peşinden, takımın gerisine yetişmek için koşturmaya başladı.

Küçük gnome kendini zapt etmeye çalıştı ancak dayanamadı ve bir anda söyleniverdi:

“Kızların, erkeklerdeki yara izlerine bayıldıklarını duymuştum, Efendi Aager ama sizinkisi resmen nadasa bırakılmış tarla gibi!”