İçeriğe geç

KARANLIĞIN ORDUSU

Ormanın içindeki onlarca kırmızı göz, dört kızın etrafını sardı.

Alev'in nefesi hızlandı.

— Bunlar da kim?

Kırmızı gözlü adam cevap vermedi.

Arkasındaki gölgeler yavaşça ortaya çıkmaya başladı. Yüzleri görünmüyordu. Hepsinin üzerinde uzun, siyah kıyafetler vardı.

Su, Alev'in yanına geçti.

— Dördümüz birlikteyiz.

Toprak yere eğilip avucunu toprağa bastırdı.

— Ve bizi ayırmalarına izin vermeyeceğiz.

Havva'nın etrafında rüzgâr dönmeye başladı.

— Ne kadar kalabalık oldukları umurumda değil.

Alev gülümsedi.

— O zaman başlayalım.

Bir anda Alev'in saçları kızıl renge döndü.

Gözleri ateş gibi parladı.

Su'nun saçları ve gözleri maviye dönüştü.

Toprak'ın saçları ve gözleri kahverengiye büründü.

Havva'nın saçları ve gözleri griye dönüştü.

Dört kız ilk kez dönüşümlerini korkmadan gerçekleştirdi.

Alev ellerini ileri uzattı.

Büyük bir ateş dalgası gölgelerin üzerine doğru ilerledi.

Su hemen ardından ellerini kaldırdı ve havadaki nemi toplayarak dev bir su dalgası oluşturdu.

Toprak ayağını yere vurdu.

Toprak parçaları yükselerek gölgelerin önünde büyük bir duvar oluşturdu.

Havva ise kollarını açtı.

Şiddetli bir rüzgâr ormanın içinde dönmeye başladı.

Gölgeler geriye savruldu.

Fakat kırmızı gözlü adam hâlâ yerinden kıpırdamıyordu.

Alev ona baktı.

— Sıra sende.

Adam başını kaldırdı.

— Henüz değil.

Elini yere doğru uzattı.

Bir anda toprağın altından siyah damarlar gibi çizgiler çıkmaya başladı.

Toprak şaşkınlıkla geri çekildi.

— Bu benim gücüm değil...

Çizgiler hızla dört kızın bulunduğu yere ilerliyordu.

Su bağırdı:

— Kaçın!

Kızlar aynı anda geri çekildi.

Tam o sırada Alev'in bilekliğindeki sembol parladı.

Ardından Su'nunki...

Toprak'ınki...

Ve Havva'nınki...

Dört sembol havada birleşti.

Gökyüzünde daha önce hiç görmedikleri dört elementli bir işaret oluştu.

Kırmızı gözlü adam ilk kez şaşkınlığını belli etti.

— Demek gerçekten...

Alev ona doğru baktı.

— Ne demek “gerçekten”?

Adam birkaç adım geri çekildi.

— Siz yalnızca mirasçı değilsiniz.

Dört kız sustu.

Adam son kez konuştu:

— Siz, kadim gücün anahtarısınız.

Sonra karanlığın içine karışarak ortadan kayboldu.

Gölgeler de onun peşinden yok oldu.

Orman yeniden sessizliğe büründü.

Havva derin bir nefes aldı.

— Gitti.

Toprak yere baktı.

— Ama geride bir şey bıraktı.

Alev ve Su yanına geldi.

Toprağın gösterdiği yerde, toprağın üzerinde siyah bir sembol vardı.

Sembolün tam ortasında ise tek bir kelime yazıyordu:

“UYANIŞ.”

Dört kız birbirlerine baktı.

Hiçbiri bunun ne anlama geldiğini bilmiyordu.

Ama hepsi aynı şeyi hissediyordu.

Asıl tehlike daha yeni başlıyordu.