İçeriğe geç

KUYUMCUDA FIRSAT KOLLAMAK

Salı sabahı...

Aybüke, kuyumcu şirketinin kapısından içeri girer girmez derin bir nefes aldı.

Daha sabahın ilk saatleriydi ama nedense herkesin yüzünde bir pazartesi yorgunluğu vardı.

Aybüke masasının başına geçti, çantasını bıraktı ve kahvesinden bir yudum aldı.

Tam bilgisayarını açacaktı ki arkasından bir ses geldi.

— Günaydın.

Aybüke dönmeden cevap verdi.

— Günaydın Muzaffer.

Muzaffer elinde kahveyle karşısında duruyordu.

— Bunu sana aldım.

Aybüke kahveye baktı.

— Benim zaten var.

— Olsun.

— Niye aldın?

Muzaffer gayet sakin bir şekilde:

— Canım istedi.

Aybüke şüpheyle baktı.

— Senin canın niye sürekli benim için bir şeyler istiyor?

Muzaffer bir an durdu.

— Alışkanlık oldu.

Aybüke cevap vermedi.

Kahveyi aldı.

— Teşekkür ederim.

Muzaffer'in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

— Rica ederim.

Tam yerine dönecekken Aybüke arkasından seslendi.

— Muzaffer.

— Efendim?

— Şeker koymamışsın.

Muzaffer:

— Sen şekersiz içiyorsun.

Aybüke şaşkın şaşkın baktı.

— Nereden biliyorsun?

Muzaffer omuz silkti.

— Dikkat ediyorum.

Aybüke birkaç saniye sustu.

Sonra:

— İşine bak.

Muzaffer gülerek yerine geçti.


Öğle arasında telefonlar susmuyordu.

Efsane Ekibi'nin WhatsApp grubu yine hareketlenmişti.

Aydilge:
"Kızlar bugün diyete başladım."

Nuray hemen cevap verdi.

Nuray:
"Kaç saat dayanacaksın?"

Aydilge:
"Çok komiksin."

Ali:

"Bahse giriyorum akşama bozar."

Ayben:

"Ben de."

Aydilge:

"Hepiniz çok kötüsünüz."

Aybüke:

"Ben karışmıyorum."

Aydilge:

"Sen de bana inanmıyorsun."

Aybüke:

"Geçen hafta iki hafta dayanmıştın."

Aydilge:

"Bu sefer farklı."

Ali:

"Nesi farklı?"

Aydilge:

"Bu sefer gerçekten kararlıyım."

Nuray:

"Tamamdır. Akşam görüşürüz. Sana pasta alırız."

Aydilge:

"SAKIN!"

Ali:

"Demek ki pasta işe yarıyor."

Grup bir anda kahkaha emojileriyle doldu.


Aynı saatlerde Muzaffer, Aybüke'nin masasına yaklaştı.

— Öğle yemeğine çıkıyor musun?

Aybüke bilgisayardan gözünü ayırmadan:

— Bilmiyorum.

— Ben çıkacağım.

— İyi.

Muzaffer bekledi.

Aybüke sonunda başını kaldırdı.

— Ne?

— Bir şey demeni bekliyorum.

— Ne diyeyim?

— Benimle gel.

Aybüke hafifçe gülümsedi.

— Fırsat kolluyorsun.

Muzaffer hiç bozuntuya vermedi.

— Evet.

Aybüke kahkaha attı.

— En azından dürüstsün.

— Her zaman.

— Tamam. Geliyorum.

Muzaffer'in yüzündeki mutluluğu gören Aybüke:

— Ama yanlış anlama.

— Neyi?

— Sadece yemek yiyeceğiz.

Muzaffer:

— Ben bir şey demedim ki.

— Yüzün diyor.

Muzaffer güldü.

— Sen beni çok yanlış anlıyorsun.

Aybüke çantasını aldı.

— Hadi yürü.


Akşam olduğunda ekip yine grup sohbetinde buluşmuştu.

Nuray:

"Ben bugün çok yoruldum."

Ali:

"Ne yaptın?"

Nuray:

"Çalıştım."

Ali:

"O kadar mı?"

Nuray:

"Evet."

Ali:

"Ben seni daha hareketli sanıyordum."

Nuray:

"İstersen sana hareket göstereyim."

Ali:

"Ben evliyim kızım."

Nuray:

"Ne alaka?"

Ali:

"Tedbir."

Ayben:

"Siz ikinizin konuşmalarından hiçbir şey anlamıyorum."

Aydilge:

"Ben de."

Aybüke:

"Ben artık grubu sessize alıyorum."

Nuray:

"Trip mi attın?"

Aybüke:

"Hayır."

Nuray:

"Tamam o zaman."

Beş dakika sonra...

Nuray:

"Aybüke nerdesin?"

Cevap yok.

Nuray:

"Trip attı."

Ali:

"Kesin."


O sırada Aybüke evinde koltuğa uzanmıştı.

Telefonunu eline aldı.

Muzaffer'den mesaj vardı.

Muzaffer:
"Bugün güzeldi."

Aybüke birkaç saniye düşündü.

Aybüke:
"Ne güzeldi?"

Mesaj hemen geldi.

Muzaffer:
"Seninle yemek yemek."

Aybüke'nin yüzünde istemsiz bir gülümseme oluştu.

Aybüke:
"Abartma."

Muzaffer:
"Abartmıyorum."

Aybüke:
"Yarın da kahve ısmarlarsın artık."

Muzaffer:

"Her gün."

Aybüke telefonu kapattı.

Ama bu kez gülümsemesini saklayamadı.

Çünkü farkında olmadan Muzaffer'in ilgisi hoşuna gitmeye başlamıştı.


Ertesi sabah ise şirketin kapısından içeri giren Aybüke'yi bir sürpriz bekliyordu.

Masasının üzerinde küçük bir not vardı.

"Bugün kahveni ben yapacağım."

Aybüke notu eline aldı.

Tam o sırada Muzaffer uzaktan ona baktı.

Aybüke başını kaldırdı.

Göz göze geldiler.

Muzaffer gülümsedi.

Aybüke de istemsizce gülümsedi.

Ama ikisi de henüz bilmiyordu...

Bu küçük kahve notlarının ileride koskoca bir aşka dönüşeceğini.