Cumartesi sabahı...
Aybüke normalden biraz daha erken uyandı.
Yatağından kalkıp aynanın karşısına geçti.
Kısa kıvırcık saçlarını eliyle düzeltti.
Sonra dolabını açtı.
Bir süre kıyafetlerine baktı.
— Ne giyeceğim şimdi?
Tam o sırada telefonu çaldı.
Muzaffer'di.
Aybüke telefonu açtı.
— Alo?
— Günaydın.
— Günaydın.
— Uyandırmadım değil mi?
— Hayır.
Muzaffer birkaç saniye sustu.
— Bugün için planımız hâlâ geçerli mi?
Aybüke gülümsedi.
— Geçerli.
— Saat kaçta çıkalım?
— Sen karar ver.
— O zaman öğleden sonra seni alırım.
Aybüke:
— Tamam.
— Hazır ol.
— Nereye gidiyoruz?
— Sürpriz.
Aybüke'nin kaşları kalktı.
— Muzaffer...
— Efendim?
— Saçma bir yere götürme.
Muzaffer güldü.
— Merak etme.
Telefon kapandı.
Aybüke aynaya tekrar baktı.
— Sürprizmiş...
Efsane Ekibi'nin grubunda ise durum farklıydı.
Nuray:
"Aybüke bugün ne yapıyorsun?"
Aybüke:
"Dışarı çıkacağım."
Aydilge:
"Kimle?"
Aybüke:
"Biriyle."
Ali:
"MUZAFFER."
Aybüke:
"Ali sus."
Nuray:
"Randevu mu?"
Aybüke:
"Belki."
Aydilge:
"AYYY!"
Ayben:
"Sonunda."
Ali:
"Biz ne zaman düğüne gidiyoruz?"
Aybüke:
"Ben gruptan çıkıyorum."
Nuray:
"Trip attı."
Aybüke:
"Trip atmıyorum."
Nuray:
"Tamam. 😂"
Aybüke telefonu kapattı.
— Bunlarla uğraşılmaz.
Öğleden sonra Muzaffer, Aybüke'yi almaya geldi.
Aybüke dışarı çıktığında Muzaffer birkaç saniye ona baktı.
— Ne oldu?
Muzaffer kendine geldi.
— Hiç.
— Neden öyle bakıyorsun?
— Güzel olmuşsun.
Aybüke hafifçe gülümsedi.
— Teşekkür ederim.
Muzaffer:
— Hazır mısın?
— Hazırım.
Arabaya bindiler.
Aybüke merakla sordu:
— Nereye gidiyoruz?
— Söylemem.
— Muzaffer.
— Efendim?
— Söyle.
— Sürpriz.
Aybüke başını koltuğa yasladı.
— Seni şimdiden pişman etmeye başladım.
Muzaffer gülerek:
— Daha hiçbir şey yapmadım.
Bir süre sonra şehrin kalabalığından uzaklaştılar.
Muzaffer arabayı güzel bir manzaranın olduğu yerde durdurdu.
Aybüke dışarı çıktı.
Karşısındaki manzaraya bakınca yüzünde gerçek bir gülümseme oluştu.
— Güzelmiş.
Muzaffer:
— Beğendin mi?
— Evet.
— İyi.
Aybüke ona döndü.
— Burayı nereden biliyorsun?
— Daha önce gelmiştim.
— Kiminle?
Muzaffer bir an sustu.
— Tek başıma.
Aybüke:
— İyi.
Muzaffer gülümsedi.
— Kıskandın mı?
Aybüke hemen döndü.
— Hayır.
— Emin misin?
— Çok konuşma.
Muzaffer güldü.
— Tamam.
Bir süre yan yana yürüdüler.
Sonra Muzaffer durdu.
— Aybüke.
— Efendim?
— Sana bir şey söylemek istiyorum.
Aybüke ona döndü.
— Söyle.
— Ben seninle tanıştığım günden beri senden hoşlanıyorum.
Aybüke sessiz kaldı.
Muzaffer devam etti.
— Seni tanıdıkça daha çok sevmeye başladım.
Aybüke gözlerini kaçırdı.
— Ben de senden hoşlanıyorum.
Muzaffer:
— O zaman...
Bir an durdu.
— Benim sevgilim olur musun?
Aybüke ona baktı.
Yüzünde küçük bir gülümseme vardı.
— Olurum.
Muzaffer'in yüzü bir anda aydınlandı.
— Gerçekten mi?
Aybüke gülerek:
— Hayır, şaka yaptım.
Muzaffer:
— Aybüke!
Aybüke kahkaha attı.
— Tabii ki gerçekten.
Muzaffer de gülmeye başladı.
Akşam olduğunda Efsane Ekibi'nin grubuna tek bir mesaj geldi.
Aybüke:
"Size bir haberim var."
Nuray:
"Ne oldu?"
Aydilge:
"Söyle!"
Ali:
"Evleniyor musun?"
Aybüke:
"Muzaffer'le sevgili olduk."
Üç saniye boyunca kimse cevap vermedi.
Sonra grup adeta patladı.
Nuray:
"AAAAAAAAA!"
Aydilge:
"BEN BİLİYORDUM!"
Ayben:
"Hayırlı olsun ❤️"
Ali:
"SONUNDA BE!"
Nuray:
"Yarın kutlama yapıyoruz!"
Aydilge:
"Kesinlikle!"
Ali:
"İlk kahveler benden."
Aybüke:
"Siz gerçekten delisiniz."
Muzaffer gruba ilk kez yazdı:
"Teşekkür ederim arkadaşlar."
Ali:
"Arkadaşlar mı? Artık damat adayıyız biz."
Aybüke:
"Aliiiii!"
Ali:
"Tamam sustum."
Nuray:
"Ben sustum."
İki dakika sonra:
*"Ama çok mutluyum." ❤️
O gece herkes için farklı bir heyecan vardı.
Aybüke ilk kez bir ilişkiye başlarken bu kadar huzurlu hissediyordu.
Muzaffer ise uzun zamandır istediği şeye sonunda kavuşmuştu.
Efsane Ekibi içinse artık yeni bir dönem başlamıştı.
Ama kimsenin bilmediği bir şey vardı.
Bir aşkın başlaması, beraberinde ilk kıskançlıkları, ilk tartışmaları ve ilk sınavları da getirecekti.
Ve onların hikâyesi...
Daha yeni başlıyordu.