İçeriğe geç

HAFTA SONU PLANI

Cuma akşamı Efsane Ekibi'nin grubu yine sessizliğe gömülmüştü.

Ta ki Ali yazana kadar.

EFSANE EKİBİ 🔥

Ali:
“Hafta sonu ne yapıyoruz?”

Kimse cevap vermedi.

Ali tekrar yazdı.

Ali:
“Ben ciddi soruyorum.”

Aydilge birkaç dakika sonra cevap verdi.

Aydilge:
“Dışarı çıkalım.”

Nuray:
“Olur.”

Ayben:
“Ben de varım.”

Aybüke:
“Ben de.”

Muzaffer hemen yazdı.

Muzaffer:
“Ben zaten Aybüke varsa varım.”

Ali:

Ali:
“Bunu artık biliyoruz.”

Aybüke:

Aybüke:
“😂”

Ali:

Ali:
“Bu arada Emre de gelecek.”

Bir anda grupta sessizlik oldu.

Aybüke:

Aybüke:
“Emre mi?”

Ali:
“Evet.”

Muzaffer:
“Kim çağırdı?”

Ali:
“Ben.”

Muzaffer:
“Niye?”

Ali:

Ali:
“Çünkü çocuk yalnız kalmasın.”

Muzaffer birkaç saniye cevap vermedi.

Sonra:

Muzaffer:
“Tamam.”

Nuray:

Nuray:
“Bu ‘tamam’ hiç normal değil.”


Cumartesi Sabahı

Cumartesi günü herkes hazırlanıp buluşma noktasına geldi.

Aydilge elinde büyük bir çanta ile gelmişti.

Ali çantaya baktı.

— Sen tatile mi gidiyorsun?

— Hayır.

— O zaman o çantada ne var?

Aydilge:

— Acıkırsam diye yiyecek.

Ali:

— Sen diyette değil miydin?

Aydilge:

— Bugün yürüyüş yapacağız. Kalori yakacağım.

Nuray:

— Sen önce çantadaki kalorileri azalt.

Aydilge:

— Sana ne?

Nuray:

— Tamam.

Beş dakika sonra Nuray hiçbir şey olmamış gibi Aydilge'nin yanına geçti.

— Çantanda ne var?

Aydilge kahkaha attı.

— Az önce kızmadın mı?

— Geçti.

Ali başını salladı.

— Nuray'ın trip süresi yine beş dakika.


Emre Geliyor

Bir süre sonra Emre de geldi.

Muzaffer onu görünce başıyla selam verdi.

— Hoş geldin.

— Hoş bulduk.

Aybüke:

— Hazır mısın?

— Hazırım.

Muzaffer hemen araya girdi.

— Bugün nereye gidiyoruz?

Ali:

— Sürpriz.

Muzaffer:

— Yine mi?

Ali:

— Evet.

Aybüke:

— Ali'nin sürprizlerinden korkuyorum.

Ali:

— Bu sefer güzel.


Piknik Alanı

Ekip şehirden biraz uzak, yeşillik bir alana geldi.

Herkes yere örtü serdi.

Aydilge çantasını açtı.

İçinden sandviçler, meyveler, çikolatalar ve kurabiyeler çıktı.

Ali şaşkın şaşkın baktı.

— Sen market mi taşıdın?

Aydilge:

— Bunlar diyet yiyecekleri.

Ali bir kurabiyeyi eline aldı.

— Bunun neresinde diyet var?

— Küçük.

— E?

— Küçük olduğu için az kalori.

Ali başını salladı.

— Mantığa bak.


Muzaffer ve Emre

Bir süre sonra Muzaffer ile Emre kenarda yalnız kaldı.

Emre:

— Sana bir şey sorabilir miyim?

— Sor.

— Aybüke'yi gerçekten seviyor musun?

Muzaffer şaşırdı.

— Evet.

Emre gülümsedi.

— Belli oluyor.

Muzaffer:

— Neden sordun?

— Çünkü ilk geldiğim gün bana biraz kızgın bakıyordun.

Muzaffer güldü.

— Kıskandım.

— Anladım.

— Ama şimdi sorun yok.

Emre:

— Zaten benim öyle bir niyetim yok.

Muzaffer başını salladı.

— Biliyorum.

İkisi el sıkıştı.

Tam o sırada Ali uzaktan bağırdı:

— NE KONUŞUYORSUNUZ?

Muzaffer:

— Hiç!

Ali:

— Siz ikiniz gizli anlaşma mı yaptınız?

Emre:

— Yok.

Ali:

— Ben yine de şüpheliyim.


Aybüke'nin Küçük Mutluluğu

Aybüke, Muzaffer'in yanına geldi.

— Ne konuştunuz?

Muzaffer:

— Seni.

Aybüke:

— Beni mi?

— Evet.

— Ne dediniz?

Muzaffer gülümsedi.

— Seni sevdiğimi söyledim.

Aybüke'nin yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

— Zaten biliyorum.

Muzaffer:

— Yine de söylemek güzel.

Aybüke onun omzuna yaslandı.

— Evet.

Uzaktan onları gören Aydilge hemen telefonunu çıkardı.

— Fotoğraf!

Aybüke:

— Aydilge sakın!

Klik!

Fotoğraf çekilmişti.

Ali:

— Gönder gruba!

Aydilge:

— Gönderdim bile.

Aybüke telefonuna baktı.

Fotoğrafın altında Ali'nin mesajı vardı.

Ali:
“Yeni çiftimiz ❤️”

Aybüke:

Aybüke:
“ALİ!”


Nuray'ın Trip Krizi

Öğleden sonra herkes yürüyüşe çıktı.

Nuray bir süre sonra geride kaldı.

Ayben fark etti.

— Nuray, gelsene.

— Gelmiyorum.

— Neden?

— Beni beklemediniz.

Ali:

— Beş dakika önce yanımızdaydın.

Nuray:

— Olsun.

Aybüke:

— Hadi gel.

Nuray:

— Tamam.

Bir dakika sonra hiçbir şey olmamış gibi grubun önüne geçti.

Ali:

— Nuray…

— Efendim?

— Trip bitti mi?

— Ne tripi?

Ali kahkaha attı.


Akşam

Güneş batmaya yaklaşırken herkes tekrar örtünün etrafında toplandı.

Aybüke sessizce etrafına baktı.

Çocukluk arkadaşları…

Yeni sevgilisi…

Ali…

Hepsi aynı yerdeydi.

Aybüke gülümsedi.

Muzaffer bunu fark etti.

— Ne oldu?

— Hiç.

— Mutlu görünüyorsun.

Aybüke:

— Mutluyum.

Muzaffer elini tuttu.

— Ben de.

O sırada Ali yine ortaya çıktı.

— Arkadaşlar!

Herkes ona baktı.

— Bir karar aldım.

Aydilge:

— Ne?

— Bundan sonra ayda bir böyle toplanıyoruz.

Ayben:

— Güzel fikir.

Nuray:

— Ben varım.

Aydilge:

— Ben de.

Emre:

— Ben de gelebilir miyim?

Ali:

— Artık sen de ekiptensin.

Emre gülümsedi.

Muzaffer Aybüke'ye baktı.

Aybüke de ona baktı.

Ve o anda Efsane Ekibi'nin sadece eski arkadaşlardan oluşan bir grup olmadığı belli oldu.

Artık hayatlarına yeni insanlar da giriyordu.

Fakat o gece eve dönerken Aybüke'nin telefonuna bilinmeyen bir numaradan bir mesaj geldi.

“Emre'ye fazla güvenme.”

Aybüke mesajı tekrar okudu.

Yüzündeki gülümseme kayboldu.

Ve ilk kez…

Emre hakkında gerçekten şüphelenmeye başladı.