İçeriğe geç

GİZLİ TAKİP OPERASYONU

Salı günü sabahı Aybüke işe geldiğinde her şey normal görünüyordu.

Ama Muzaffer'in davranışları hiç normal değildi.

Sabah kahvesini getirmişti.

Öğle arasında sürekli telefonuna bakıyordu.

Bir de durup dururken gülümsüyordu.

Aybüke sonunda dayanamadı.

— Sen ne yapıyorsun?

Muzaffer masum masum baktı.

— Hiç.

— Senin şu "hiç" dediğin zamanlarda kesin bir şey oluyor.

— Yok canım.

— Muzaffer…

— Akşam boş musun?

Aybüke kaşını kaldırdı.

— Niye?

— Sana bir sürprizim var.

— Ne sürprizi?

— Söylersem sürpriz olmaz.

Aybüke gözlerini kıstı.

— Bak, beni korkutacak bir şey yapma.

Muzaffer güldü.

— Sadece güzel bir akşam olacak.

Aybüke hafifçe gülümsedi.

— Tamam.

Muzaffer'in yüzünde zafer ifadesi oluştu.

— O zaman akşam seni ben alıyorum.

— Tamam ama geç kalma.

— Asla.


Ekipte Şüpheler Başlıyor

Aybüke akşam için hazırlık yaparken WhatsApp grubu yine hareketlendi.

EFSANE EKİBİ 🔥

Aydilge:
“Muzaffer Aybüke'ye sürpriz yapacakmış.”

Nuray:
“NEREDEN BİLİYORSUN?”

Aydilge:
“Muzaffer söyledi.”

Ali:
“Bana da söyledi.”

Ayben:
“Bana da.”

Nuray birkaç saniye sonra yazdı.

Nuray:
“Bana niye söylemedi?”

Ali:
“Çünkü trip atıyorsun.”

Nuray:
“Ben trip atmıyorum.”

Ali:
“Geçen hafta 'ben artık konuşmuyorum' dedin, beş dakika sonra iki saat konuştun.”

Nuray:
“Onu sayma.”

Aydilge:
“Bence takip edelim.”

Ayben:
“Kesinlikle!”

Ali:
“Ben varım.”

Nuray:
“Ben de!”

Bir süre sessizlik oldu.

Sonra Ali yazdı:

Ali:
“Arkadaşlar biz ne ara dedikodu ekibine döndük?”

Aydilge:
“Efsane Ekibi'nde bilgi kaynağı olmak önemlidir.”


Operasyon Başlıyor

Akşam saatlerinde Muzaffer, Aybüke'yi iş çıkışında aldı.

Arabasına bindiklerinde Aybüke tekrar sordu:

— Nereye gidiyoruz?

— Sabret.

— Hiç sevmiyorum böyle şeyleri.

— Beş dakika sonra seveceksin.

Muzaffer arabayı çalıştırdı.

Onların birkaç araba arkasında ise…

Ali'nin arabası vardı.

İçinde Ali, Aydilge, Nuray ve Ayben oturuyordu.

Ali dikiz aynasından arkaya baktı.

— Arkadaşlar çok belli oluyoruz.

Aydilge:

— Neden?

— Dört kişi aynı arabada Muzaffer'i takip ediyoruz.

Nuray:

— Farları kapat.

Ali:

— Gece araba farlarını nasıl kapatayım?

Ayben:

— O zaman plakayı gizleyelim.

Ali:

— Nasıl?

Aydilge:

— Bilmiyorum ama bir şey yapalım.

Ali başını iki yana salladı.

— Siz mafya filmi fazla izlemişsiniz.


Muzaffer'in arabası bir süre sonra sahil tarafına döndü.

Aybüke camdan dışarı baktı.

— Buraya mı geliyoruz?

— Evet.

— Çok güzelmiş.

Muzaffer arabayı park etti.

Sonra Aybüke'ye döndü.

— Hadi.

İkisi sahile doğru yürümeye başladı.

Arkadan ekip de arabadan indi.

Ali:

— Sessiz olun!

Nuray:

— Niye fısıldıyorsun?

— Takipteyiz.

— Bizi gören yok ki.

Aydilge:

— Ben açım.

Ali:

— Aydilge, şu an gerçekten bunu mu konuşuyoruz?

— Ben stresliyken acıkıyorum.

Ayben gülmeye başladı.

— Sen zaten stressizken de acıkıyorsun.


Sürpriz

Muzaffer, Aybüke'yi sahilde küçük ve sakin bir kafeye götürdü.

Masanın üzerinde küçük bir çiçek vardı.

Aybüke durdu.

— Muzaffer…

— Beğendin mi?

Aybüke çiçeği eline aldı.

— Çok güzel.

Muzaffer sandalyesini çekti.

— Otur.

Aybüke oturdu.

— Bütün bunları neden yaptın?

Muzaffer karşısına oturdu.

— Çünkü sevgilimle güzel bir akşam geçirmek istedim.

Aybüke hafifçe gülümsedi.

— Sen bazen gerçekten şaşırtıyorsun beni.

— İyi anlamda mı?

— Şimdilik.

Muzaffer güldü.

— Şimdilik yeter.

Bir süre sohbet ettiler.

Aybüke'nin yüzündeki mutluluğu gören Muzaffer'in yüzü de gülüyordu.

Ama birkaç metre ötede dört kişi onları izliyordu.


Yakalanmak Üzere!

Ali dürbün gibi elini gözlerine götürdü.

— Görüyor musunuz?

Nuray:

— Görüyoruz zaten.

Aydilge:

— Çok romantik.

Ayben:

— Aybüke mutlu görünüyor.

Nuray gülümsedi.

— Evet.

Tam o sırada Aybüke kafasını kaldırdı.

Dışarı baktı.

Bir an durdu.

— Muzaffer…

— Efendim?

— Şu tarafta birileri var.

Muzaffer arkasına baktı.

Dört kişi aynı anda masanın arkasına saklandı.

Ali:

— YATIN!

Dördü birden çömeldi.

Aydilge:

— Benim dizim ağrıyor!

Ali:

— Sessiz ol!

Nuray:

— Ben niye yere yatıyorum?

Ayben:

— Çünkü bizi gördü!

Aybüke ayağa kalktı.

— Muzaffer, ben bunları tanıyorum.

Muzaffer baktı.

Sonra kahkaha attı.

— Efsane Ekibi.

Aybüke ellerini beline koydu.

— Bunlar bizi takip etmiş!

Muzaffer:

— Bence merak etmişler.

Aybüke kapıya doğru yürüdü.

— Çıkın oradan!

Dört kişi yavaş yavaş ortaya çıktı.

Ali ellerini kaldırdı.

— Tesadüf.

Aybüke:

— TESADÜF MÜ?

Aydilge:

— Evet.

Nuray:

— Aynen.

Ayben:

— Kesinlikle.

Aybüke hepsine tek tek baktı.

— Dördünüz aynı arabayla tesadüfen buraya geldiniz yani?

Ali:

— Evet.

Aybüke:

— Ve masanın arkasına tesadüfen saklandınız?

Ali:

— O biraz planlıydı.

Herkes kahkahaya boğuldu.


Gecenin Sonu

Bir süre sonra herkes aynı masaya oturdu.

Aydilge menüyü eline aldı.

— Ben bugün diyetteydim ama…

Ali:

— Sen zaten iki saat önce diyeti bıraktın.

— Ben bırakmadım. Bugün özel gün.

Nuray:

— Neyin özel günü?

Aydilge ciddi ciddi düşündü.

— Aybüke'nin sevgili olmasının onuncu günü.

Aybüke:

— Sen kafayı yemişsin.

Muzaffer:

— Bence güzel.

Aybüke ona baktı.

— Sen de destekleme.

Muzaffer gülümsedi.

Gece ilerlerken Aybüke bir ara Muzaffer'e sessizce baktı.

— Teşekkür ederim.

— Neden?

— Bugün için.

Muzaffer:

— Daha dur. Bu sadece başlangıç.

Aybüke gülümsedi.

— Bak şimdi merak ettirdin.

Muzaffer:

— Zaten amacım o.

Masada kahkahalar yükselirken Ali ayağa kalktı.

— Arkadaşlar!

Herkes ona baktı.

— Bir karar aldım.

Nuray:

— Ne kararı?

Ali:

— Bundan sonra bu ekibin romantik ilişkilerini takip etmeyeceğiz.

Herkes rahatladı.

Ali devam etti:

— Çünkü yakalanıyoruz.

Aybüke peçeteyi Ali'ye fırlattı.

— Sen gerçekten iflah olmazsın!

Ve o gece Efsane Ekibi'nin yeni bir geleneği başlamış oldu:

Kim sevgilisiyle buluşursa, diğerleri kesinlikle peşinden gidecekti.

Tabii… yakalanmadıkları sürece. 😂❤️