İçeriğe geç

EFSANE EKİBİ SONSUZA KADAR

Sabah olduğunda Aybüke bütün gece doğru düzgün uyuyamamıştı.

Dün gece Selim'in söyledikleri hâlâ aklındaydı.

“Her şeyin başladığı yerde.”

Ama asıl aklını kurcalayan başka bir şey vardı.

Selim'in telefonundan gönderilen mesaj.

“Yarın her şey bitecek.”

Ve mesajın gönderildiği kişi…

Aybüke'nin hayatında yıllardır bulunan biriydi.

Telefonu yeniden eline aldı.

Mesajın ekran görüntüsüne baktı.

Sonra bir anda gözleri büyüdü.

— Hayır…

Hemen Muzaffer'i aradı.

— Alo sevgilim?

— Muzaffer, hemen gelmen lazım.

— Ne oldu?

— Mesajın kime gönderildiğini buldum.

Muzaffer'in sesi ciddileşti.

— Kime?

Aybüke birkaç saniye sustu.

— Ali'ye.


Efsane Ekibi Şokta

Bir saat sonra herkes Ali'nin evindeydi.

Ali şaşkın şaşkın etrafına bakıyordu.

— Bir dakika…

Nuray:

— Ne?

— Bana niye mesaj gelmiş?

Aydilge:

— Çünkü gizemli olayların başrolü sensin.

Ali:

— Ben niye başrolüm?

Nuray:

— Çünkü evinde toplandık.

Ali:

— O zaman evimi satıyorum.

Aybüke:

— Ali, ciddi konuşuyoruz.

Ali'nin yüzündeki gülümseme kayboldu.

— Tamam.

Muzaffer:

— Selim neden sana mesaj atsın?

Ali başını salladı.

— Bana hiçbir şey söylemedi.

Emre:

— Belki Selim değildir.

Herkes ona baktı.

— Ne demek istiyorsun?

Emre:

— Belki mesajı Selim göndermedi.

Aybüke:

— O zaman kim gönderdi?

Tam o sırada kapı çaldı.

Herkes sustu.

Ali ayağa kalktı.

— Ben bakarım.

Kapıyı açtı.

Karşısında…

Selim vardı.

Ali'nin yüzü düştü.

— Siz…

Selim içeri girdi.

— Artık saklayacak hiçbir şey kalmadı.


Her Şeyin Başladığı Yer

Selim herkese baktı.

— Dün size her şeyi anlatamadım.

Muzaffer:

— Neden?

— Çünkü bazı gerçekleri söylemek için doğru kişilerin bir arada olması gerekiyordu.

Aybüke:

— Benim ailemle ilgili olan kısmı anlat.

Selim başını salladı.

— Yıllar önce Aybüke'nin babası, Mustafa ve Cemal'le birlikte çalışıyordu.

Aybüke şaşkınlıkla:

— Babam mı?

— Evet.

— Ama benim bildiğim kadarıyla onların işiyle hiçbir ilgisi yoktu.

Selim:

— Sana öyle anlatıldı.

Odadaki herkes sessizdi.

Selim devam etti:

— Yıllar önce yaşanan para meselesinde Aybüke'nin babası gerçeği ilk öğrenen kişiydi.

Aybüke'nin gözleri doldu.

— Peki neden bana hiç anlatmadı?

Selim:

— Çünkü seni bu işten uzak tutmak istedi.

Muzaffer Aybüke'nin elini tuttu.

Selim bu kez Ali'ye baktı.

— Ama olayın başka bir tanığı daha vardı.

Ali şaşkınlıkla:

— Ben mi?

Selim başını salladı.

— Sen.

Ali'nin yüzü değişti.

— Ben o zaman çocuktum.

— Evet. Ama bazı şeyleri gördün.

Ali başını tuttu.

— Hatırlamıyorum.

Selim:

— Hatırlaman için yıllardır saklanan bir şeyi göstereceğim.

Çantasından küçük bir kutu çıkardı.

Kutuyu açtı.

İçinden eski bir fotoğraf çıktı.

Ali fotoğrafı görünce bir anda sustu.

— Bu…

Muzaffer:

— Ne oldu?

Ali fotoğrafa baktı.

— Şimdi hatırladım.

Herkes ona döndü.

Ali'nin sesi titriyordu.

— O gece… Babam beni almaya gelmişti. Kuyumcunun önünde bir adam görmüştüm.

Aybüke:

— Kim?

Ali fotoğrafı kaldırdı.

— Selim değildi.

Muzaffer'in yüzü değişti.

— Kimdi?

Ali fotoğraftaki kişiyi gösterdi.

— Muzaffer'in amcası.


Gerçek Ortaya Çıkıyor

Muzaffer birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.

Sonra gözlerini kapattı.

— Demek gerçekten oymuş…

Aybüke ona baktı.

— Biliyor muydun?

— Hayır.

Selim:

— Baban kardeşini korumaya çalıştı. Cemal de kendi ailesini korudu. Aybüke'nin babası ise gerçeğin ortaya çıkmasını istedi.

Aybüke:

— Peki sonra?

— Sonra herkes sustu.

Emre:

— Ya benim ailem?

— Senin baban gerçeği öğrendiğinde olayı çözmeye çalıştı. Ama artık çok geçti.

Aybüke:

— Peki bütün mesajları kim gönderdi?

Selim bir süre sustu.

Sonra Ali'ye baktı.

— Mesajları ben göndermedim.

Ali:

— Ben de göndermedim.

Emre:

— O zaman kim?

Selim telefonunu çıkardı.

— Bunu öğrenmek için bugün buraya gelmedim.

Herkes ona baktı.

— Sizi korumak için geldim.

Tam o sırada dışarıdan bir araba sesi geldi.

Muzaffer pencereye yöneldi.

— O araba…

Siyah araba sokağın başında durmuştu.

Kapı açıldı.

İçinden yaşlı bir adam indi.

Muzaffer'in yüzü bembeyaz oldu.

— Amcam…


Son Yüzleşme

Adam yavaşça içeri girdi.

Herkes sustu.

Muzaffer:

— Neden?

Amcası başını eğdi.

— Yıllarca korktum.

— Bizi neden bu kadar yıl susturdun?

— Çünkü yaptığım hatanın hayatımı mahvetmesinden korktum.

Aybüke:

— Ama herkesin hayatını mahvettin.

Adam gözlerini yere indirdi.

— Haklısın.

Emre:

— Peki Selim neden suçlandı?

— Çünkü suçu onun üzerine bırakmak daha kolaydı.

Selim başını salladı.

— Yıllarca bununla yaşadım.

Adam:

— Özür dilerim.

Selim:

— Özür bazı şeyleri geri getirmiyor.

Muzaffer amcasına baktı.

— Ama artık bitecek.

Adam başını salladı.

— Evet.

Ve yıllardır saklanan gerçek sonunda ortaya çıktı.

Selim'in adı temize çıktı.

Emre'nin ailesinin suçsuz olduğu kanıtlandı.

Aybüke'nin ailesinin yıllardır sakladığı gerçek açığa çıktı.

Ve Muzaffer…

İlk kez geçmişin yükünden kurtuldu.


Birkaç Ay Sonra

Hayat yeniden normale dönmüştü.

Aybüke ve Muzaffer hâlâ birlikteydi.

Üstelik eskisinden daha mutluydular.

Aydilge hâlâ diyet yapıyordu.

En azından öyle söylüyordu.

Nuray hâlâ trip atıyordu.

Ali hâlâ herkese şaka yapıyordu.

Ayben ise ekibin bütün dağınıklığını toplamaya çalışıyordu.

Bir akşam hepsi yine The Bite BalO'da buluştu.

Müzik çalıyor, herkes eğleniyordu.

Aydilge elinde kocaman bir tabakla geldi.

Nuray:

— Diyette değil miydin?

Aydilge:

— Bugün kutlama.

— Neyi kutluyoruz?

Aydilge düşündü.

— Bilmiyorum.

Ali:

— Yaşamayı.

Herkes güldü.

Muzaffer Aybüke'nin yanına geldi.

— Dans eder misin?

Aybüke gülümsedi.

— Sen dans etmeyi bilmiyorsun.

— Sen öğretirsin.

— Rezil olursun.

— Senin yanında olayım da rezil olayım.

Aybüke elini uzattı.

— Hadi.

İkisi piste çıktı.

Nuray onları izlerken:

— Bunlar gerçekten birbirini buldu.

Ayben gülümsedi.

— Evet.

Emre de ekibe bakıyordu.

Ali onun omzuna vurdu.

— Sen de artık bizdensin.

Emre güldü.

— Bunu kabul etmek zorunda mıyım?

Ali:

— Çok geç.

Herkes kahkaha attı.


Son

Gece sonunda herkes dışarı çıktı.

Sokakta birlikte yürürlerken Aybüke bir anda durdu.

Herkes ona baktı.

— Ne oldu?

Aybüke gülümsedi.

— Hiç.

Muzaffer:

— Emin misin?

— Evet.

Sonra ekibe baktı.

— Sizi düşünüyorum.

Ali:

— Bak yine duygusallaştı.

Aybüke güldü.

— Biz çok şey yaşadık.

Nuray:

— Daha yaşayacağız.

Aydilge:

— Hem de çok.

Ayben:

— Çünkü biz bir ekibiz.

Muzaffer Aybüke'nin elini tuttu.

— Efsane Ekibi.

Herkes aynı anda:

— EFSANE EKİBİ!

Kahkahalar sokağa yayıldı.

Aybüke başını Muzaffer'in omzuna yasladı.

Geçmişin sırları artık geride kalmıştı.

Korkular…

Güvensizlikler…

Yanlış anlaşılmalar…

Hepsi geride kalmıştı.

Önlerinde ise yepyeni bir hayat vardı.

Ve belki de en güzel şey şuydu:

Hayatlarında ne olursa olsun…

Birbirlerini hiç yalnız bırakmayacaklardı.

Çünkü bazı insanlar hayatımıza tesadüfen girer.

Bazıları ise…

Hayatımızın kendisi olur.

Ve onların hikâyesi burada bitse de…

Efsane Ekibi'nin dostluğu sonsuza kadar devam edecekti. ❤️

SON 🖤📖