İçeriğe geç

BU EKİPLE NORMAL BİR AKŞAM MÜMKÜN DEĞİL

Canlı müzik mekânına girdiklerinde ilk beş dakika her şey gayet normaldi.

Sonra Ali konuşmaya başladı.

— Ben size söyleyeyim, bu akşam kesin bir olay çıkacak.

Nuray kaşlarını çattı.

— Niye çıkacakmış?

Ali omuz silkti.

— Çünkü biz geldik.

Aydilge kahkaha attı.

— Adam kendini olay olarak görüyor.

— Ben değil, siz olayısınız.

Ayben sandalyesine otururken başını salladı.

— Daha oturduk, kavga etmeye başladınız.

Aybüke çantasını yanına koyup etrafına baktı.

— Bence bu gece sakin geçecek.

Masada bir anda herkes Aybüke'ye baktı.

Ali:

— Sen bunu söyledin ya...

Nuray:

— Kesin bir şey olacak.

Aydilge:

— Hem de büyük bir şey.

Aybüke gözlerini devirdi.

— Abartmayın.

Muzaffer ise Aybüke'nin yanındaki sandalyeye oturdu.

Ali bunu fark eder etmez sırıtıp Aydilge'ye baktı.

Aydilge de aynı ifadeyle ona karşılık verdi.

Nuray hemen ikisinin arasına baktı.

— Ne bakışıyorsunuz?

Ali:

— Hiç.

— Siz bir şey çeviriyorsunuz.

— Biz hiçbir şey çevirmiyoruz.

Aybüke araya girdi.

— Ali, başlama.

Ali ellerini kaldırdı.

— Tamam tamam. Daha ilk dakikadan azar işitmeyelim.


Müzik başladı.

Aydilge'nin yüzü bir anda değişti.

— İşte bu!

Sandalyeden kalkıp müziğe doğru ilerledi.

Ayben gülerek:

— Bu kız müzik duyunca kendini kaybediyor.

Nuray da hemen peşinden gitti.

— Ben de geliyorum!

Aybüke onları izleyip başını salladı.

— Beş dakika sonra yorulup geri gelirler.

Muzaffer:

— Sen niye kalkmıyorsun?

— Canım istemiyor.

— İstersen beraber kalkalım.

Aybüke ona baktı.

— Sen dans edebiliyor musun?

Muzaffer birkaç saniye düşündü.

— Edebilirim herhalde.

Ali uzaktan bağırdı:

— HERHALDE Mİ?

Herkes kahkahaya boğuldu.

Muzaffer:

— Abi sen karışma.

Ali:

— Ben karışmam. Sadece halkımızı uyarıyorum.

Aybüke gülmemek için dudağını ısırdı.

Muzaffer bunu fark etti.

— Gülüyorsun.

— Hayır.

— Gülüyorsun.

— Hayır dedim.

— Gözlerin gülüyor.

Aybüke bir an sustu.

Sonra başını başka tarafa çevirdi.

— Çok konuşuyorsun.

Muzaffer hafifçe gülümsedi.

— Sen susunca ben konuşuyorum.


Bir süre sonra masaya içecekler geldi.

Aydilge oturur oturmaz:

— Ben bu akşam diyeti bozmayacağım.

Nuray ona baktı.

— Sen daha bugün üç tane poğaça yedin.

Aydilge:

— O kahvaltıydı.

Ayben:

— Diyet ne zaman başlıyor?

Aydilge ciddi bir ifadeyle:

— Yarın.

Ali:

— Yarın hangi yarın?

Aydilge:

— Pazartesi.

Ali:

— Bugün pazartesi.

Masada sessizlik oldu.

Aydilge birkaç saniye düşündü.

— O zaman gelecek pazartesi.

Herkes kahkahayı bastı.

Aybüke:

— Sen iflah olmazsın.

Aydilge:

— Ben mutluyum.


Gece ilerledikçe ortam daha da neşelendi.

Nuray bir ara Aybüke'nin yanına geldi.

— Kız sana bir şey söyleyeceğim.

— Söyle.

— Muzaffer sana çok bakıyor.

Aybüke hiç istifini bozmadı.

— Biliyorum.

Nuray şaşırdı.

— Biliyor musun?

— Evet.

— Eee?

— Eee'si ne?

Nuray gözlerini kıstı.

— Sen de ondan hoşlanıyorsun.

Aybüke hemen ona döndü.

— Sana ne?

Nuray kahkaha attı.

— Tamam! Hoşlanıyorsun!

— Nuray!

— Tamam sustum.

Nuray iki saniye sustu.

Sonra:

— Ama hoşlanıyorsun.

Aybüke peçeteyi alıp ona doğru fırlattı.

— Git başımdan!

Nuray gülerek uzaklaştı.

Masadaki Ali her şeyi görmüştü.

Aybüke'ye baktı.

— Yenge...

Aybüke bir anda döndü.

— Ne dedin?

Ali kahkaha attı.

— Hiçbir şey.

— Bir daha söyle.

— Demedim.

— Ali!

— Tamam tamam, susuyorum.

Muzaffer ise belli etmemeye çalışarak gülümsüyordu.


Gece sonunda herkes dışarı çıktı.

Hava serindi.

Aydilge:

— Çok güzel akşamdı.

Ayben:

— Evet, uzun zamandır böyle eğlenmemiştik.

Nuray:

— Haftaya yine gelelim.

Ali:

— Haftaya benim param yok.

Nuray:

— Daha bugün pazartesi.

Ali:

— Şimdiden söylüyorum.

Aybüke güldü.

— Siz gerçekten değişiksiniz.

Muzaffer onun yanında yürüyordu.

Bir süre sessiz kaldılar.

Sonra Muzaffer:

— Bugün güzel geçti.

Aybüke:

— Evet.

— Sen de eğlendin mi?

Aybüke ona baktı.

— Evet.

Muzaffer gülümsedi.

— O zaman değdi.

Aybüke:

— Ne değdi?

— Seni buraya getirmek.

Aybüke'nin yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.

— Belki bir dahaki sefere ben seni çağırırım.

Muzaffer duraksadı.

— Gerçekten mi?

Aybüke yürümeye devam etti.

— Bakalım.

Muzaffer arkasından gülümsedi.

Ama ekibin bilmediği bir şey vardı.

O gece başlayan küçük yakınlaşma, ilerleyen günlerde Aybüke ile Muzaffer'in hayatını tamamen değiştirecekti.

Ve daha önemlisi...

Efsane Ekibi'nin başına geleceklerin yanında bu gece yaşananlar hiçbir şeydi.