İki şehirden yöneticilerle birlikte yürüyorduk, Alaz'la birbirimize bakıp duruyorduk şimdi ne olacak diye çok merak ediyorduk, çok geçmeden köprüye vardık Köprü iki şehir arasında bağlayıcı bir yapı gibiydi orada durup bizi sorgulamaya başladılar çok korkuyordum yeni bir kriz yaratmaktan çok daha önemlisi Alazdan ayrı kalma düşüncesinden büyük bir sessizlik oluştu iki şehir yöneticileri yani anne ve babalarımız bizi sorguya çekiyorlardı sırayla
-Ne yapmaya çalışıyorsunuz, amacınız ne
Alaz bana bakıp başını salladı orada anladım herşeyi itiraf edicektik
Alaz cevaplamaya başladı
- Biz çocukken birbirimizi gördük robotlarımız aracılığıyla senelerdir dostça konuşup arkadaşlık ediyorduk ama zaman geçtikçe birbirimize aşık olduğumuzu anladık ve artık bu düşman hayatı istemediğimize karar verdik, plan yaptık ve bu gece kaçıp kendimize yeni bir hayat kuracaktık köprü altında buluştuk tam yola çıkıcaktık ki siz bizi bulana kadar ,işte olanlar bu dedi....
Ailelerimiz bizi büyük şaşkınlıkla dinlemişlerdi bunu yapmış olmamıza oldukça şaşırmışlardı bizi Alaz'la başbaşa bırakıp iki şehir yöneticileri konuşmaya başladılar ne konuşuyorlardı bize nasıl bir ceza vereceklerdi...
Konuşmaları bitmişti yanımıza döndüler hepsi çok ciddi yüz ifadeleriyle bu olanları asla kabul etmediklerini söylediler bu yaptığımız onlara büyük bir saygısızlıkmış yıllardır olan bu yazılı olmayan düşmanlığımız bozulamaz raddedeymiş bunu yaşanmamış sayıp herkes hayatına sorunsuzca devam etsin diyorlardı.
Duyduklarımız karşısında kapana sıkışmış gibi hissediyorduk birbirimize baktık ve ağlamaya başladık birbirimizi gerçek anlamda daha yeni bulmuştuk şimdi ise ailerimiz bunları yaşanmamış saymamızı istiyorlardı hüngür hüngür ağlıyorduk ailelerimiz dayanamayıp bize sordular
-Bu kadar mı çok seviyorsunuz birbirinizi .
biz sadece baş sallayabildik birbimize sarıldık ve ağlamaya devam ettik durduramıyorduk kendimizi ailelerimiz tekrar uzaklaşıp konuşmaya başladılar kısa süre sonra tekrar geldiler ve konuşmaya başladılar tek bir şartla size bir şans veririz dediler birbirimize bakıp şaşkınlıkla ne olursa yaparız yeterki bir şansımız olsun diyorduk.
-Sadece bizim gözetimimiz altında buluşucaksınız ve konuşacaksınız robotlarınız bize rapor verecek aksi bir durum olursa bütün şansınızı kaybedersiniz .dediler
ve sıra bizi azarlamaya gelmişti
- Bu yaptığınızın nasıl sonuçlar doğurabileceğini bilmiyor musunuz biz iki düşman şehiriz biz senelerce bu köprüye yaklaşmamışken siz nasıl olurda senelerce görüşüp buluşabiliyorsunuz birde kaçmaya kalkışıyorsunuz bunun sonuçlarını hiç mi düşünmüyorsunuz.dediler ve haklıydılar ama artık elden bişey gelmezdi olan olmuştu biz birbirimize çok aşıktık .
Alaz'la sıkıca sarıldık artık şehirlerimize dönme zamanı gelmişti şehir yöneticileri konuşup uygun gördükçe birbirimizi görebilecektik bu şansı iyi değerlendirmeliydik ailelerimizin sözünden çıkmayıp kavuşacağımız günü beklemeliydik ... yani umarım öyle olacaktı.