17 yıl önce…
Küçük kız evde tek başına tedirginlikle dolaşıyordu. Elinde ise çok sevdiği annesinin ona doğumgününde aldığı peluş ayısı vardı. Neler olduğunu oturup anlamaya çalıştı.Oyuncak ayısına dönüp konuşmaya başladı. “Maviş dinle beni şimdi annem ile babam 5 gündür ortada yok. Halamda markete gitti şimdi ama gelmedi herneyse. Geçen gün halam ağlayarak polis abileri aradı sonra polis abilerin yanına gittik ama ne oldu hiç bilmiyorum “ dedi sızlanarak . Anne ve babasının o dönemin mafya örgütleri tarafından kaçırılıp denize atıldığından habersiz. Asıl acı olan şeyi ise bilmiyordu halası onları kurtarabilme uğruna ölmüştü ve kızın başka aile üyesi yoktu bunu bilmese daha iyiydi. Bir anda kapı çaldı. Küçük kız neşeyle halasının geldiğini düşünüp kapıyı açtı. Gelen polis abilerdi. Polis onu görünce rahat bir nefes verdi. Deniz ne olduğunu anlayamamıştı. “ Polis abi annem ve babamdan mı haber var ? “ diye zıpladı. Polis maalesef anlamında başını salladı. “ Hadi gel güzellik seni bir yere götüreceğiz tamam mı gel ayakkabını giyin “dedi. Götürecekleri yer yetimhaneden başka bir yer değildi.Kız halası gelmeden gitmeyeceğini söyleyince polislerde ona halana söyleriz diye yalan söylediler. Küçük kız çok akıllıydı bir o kadarda sivri dilli ve hareketliydi. Bu plan aklına yatmasada ayakkabılarını giyip polislerle arabaya geçti. 5 yaşında okuma yazmayı söktüğü için her tabelayı okuyordu. Biraz zaman sonra polisin telefonu çaldı ve polis kulağına götürüp konuşmaya başladı.” Buyurun komutanım emrinizdeyim. Ne gerçekten mi sağ mı peki? Hayır hayır olamaz komutanım yanımızda gelemeyiz. Komutanım ama…Hayır komutanım tamamdır “ diyip kapattı. Deniz ona sorular sormaya başladı. “ Polis abi ne oldu? Halam mı aradı ha doğru halam arasa komutanım demezdin çok saçma oldu bu kusura bakma. Ama komutan olduğunu anladım demek ki haber var izlediğim filmlerde de böyleydi sonra mutlu son oluyordu.” Polisin gözleri doldu neredeyse çünkü o güzel deniz mavisi gözleri olan kıza mutlu bir haber verilmeyecekti. Kız hâlâ konuşunca ona en çok hangi meyveyi sevdiğini sordu. Kız da hiç düşünmeden mandalina ondan bana alırsan susarım gerçekten söz diye ağlama rolü yapmaya başlamıştıki polis tamam kız ağlama alıcam ama sus tamam mı dedi. Kız hemen rolünü kesip söz verdi. 10 dakika sonra kız mandalina yerken bir yandan da sırıtıyordu. Bir anda durdular. Polis Denizi alıp arabadan çıkarttı. Karşılarında uçsuz bucaksız masmavi bir deniz vardı. Kız “ Beni denize mi getirdin ama annem ve babam da denizi çok sever onlarıda bulalım öyle girerim yoksa girmem” diyerek nazlandı.Başını sağa çevirince polisleri ve yerde bir torbanın içinde yatan annesi , babasını , ve halasını gördü.Polise dönerek “ Annem ve babam dışında başka kimseyle yüzmeyeceğimi biliyorsun demekki “ dedi gülerek. Annesi , halası ve babasının yanına gitti anında onların yanına yatıp onlara şarkı öyledi sorular sordu ama cevap yoktu. Annesi halasını ve babasını dürttü ama tepki de yoktu bir anda donup kaldı. “ Bunun adı ö-ölüm değil mi?” der demez hüngür hüngür ağlamaya başladı. Ağlamalarının arasında duyulan tek şey ise onu deniz öldürdüydü. Kızı zorla anne babası ve halasının yanından aldılar kız ise çığlık atıyordu. Bir anda aklına gelmiş gibi durup denizin yanına gitti. “Mavi masmavi aynı mavişimin gözleri gibi nefret ediyorum artık onları deniz öldürdü biliyorum ben bendende nefret ediyorum adımın deniz olmasından da nefret ediyorum mavi dende nefret ediyorum “ bir kızın 5 yaşında kendisinden nefret etmesi çok acıydı. Am o içinden kendisine söz verdi artık hep güçlü olacak hayatının sonuna kadar yenilmeyecek ve maviden de denizden de nefret edecekti bu zaman onun başlangıç noktasıydı aslında. Ve tekrardan bağırdı “ Onları denizin mavisi öldürdü. Denizin mavisi…”