İçeriğe geç

Bitmeyen Sevda - Bölüm 2

Yıllar hızla akıp gidiyordu. Lavin artık ikinci sınıfta okuyan bir doktor adayıydı. Günleri derslerde kalan zamanda kütüphanede kendini geliştirmek ve bilgiye bilgi katmakla geçiyordu. Bu zor yıllarda ona destek olan sevgili annesi ve kısa sürede dostum dediği Meyra'yla hayat biraz da olsa kolaylaşıyordu. İkisi de aynı sınıfta iki doktor adayıydılar. Meyra ailesini çok küçük yaşta kaybetmiş bunun hayatına getirdiği bütün zorluklara göğüs germiş güçlü, kudretli bir genç kızdı. Lavin'için Meyra her zaman zor anında yanında olan küçük dostuydu. En güzel zamanları hayatla ilgili yaptıkları sohbetler ve gelecek hayalleriydi.

Birlikte olduklarında kah hayatın en tepesinde bazen de en dibindeydiler. Sohbetlerinde zamanın nasıl geçtiğini anlamayan idealleri ve hayalleri olan iki pırıl pırıl gençti onlar.

 Saatler saatleri, günler günleri ve aylar ayları kovalarken bir gün sabaha karşı çok büyük bir sarsıntıyla uyandı Lavin ve annesi.

Yaşanan gerçek ve büyük bir zelzeleydi. Bina yaprak misali bir sağa bir sola savruluyor gibiydi. Geçen birkaç dakikadan sonra annesiyle kendilerini sokağa attılar görünüşte her şey yerli yerindeydi ama Lavin'in içinden akıp giden çok büyük tarifi imkânsız bir acı vardı. O anda aklına geldi. Onlar iyiydi ama ya diğerleri?

 Herkes sabahın çok erken saatinde yüzlerinde korku, telaş ve gerginlik ifadeleriyle sokaklarda bir oradan bir oraya kaçışıp duruyorlardı. Her kafadan bir ses çıkıyordu “İstanbul Anadolu yakası yerle bir, ev üstünde ev kalmamış” gibi laflar dönüyordu. Nasıl bir korkuydu o öyle kimse nereye gideceğini dahi bilmiyordu. Radyolardan gelen haberlere göre çevre illerde çok fazla yıkım ve ölüm haberleri vardı. Yalova, Gölcük, İzmit, Sakarya, Bolu yerle bir olmuştu.

Türkiye tarihinin belki de en ağır depremlerinden biriyle karşı karşı karşıyaydı. O acı geceden sonra sivil toplum örgütleri, devlet kurumları hatta yurt dışından bile yardımlar gelmeye başladı. Lavin o büyük depremin üçüncü günü okula gitti. Ne yazık ki ders yapmak mümkün olmadı. Üniversitenin sivil toplum yararına çalışan öğrenci dernekleri Gölcük ve çevre iller için bir yardım hareketi başlatmışlardı. Her sınıftan gönüllü adayları deprem bölgesine gidecek ve yaralılara yardımcı olacaklardı geleceğin doktor adayları olarak. Lavin bu cümleyi duyduğunda hiç düşünmeden haykırdı ben gitmek ve insanlara yardım etmek istiyorum.

Kısa süre içerisinde deprem bölgesine gitmek için bütün hazırlıklar tamamlandı, izinler alındı ve bütün sağlık ekipmanlarıyla cumartesi gecesi bölgeye doğru yola çıkıldı.