İçeriğe geç

BİTMEYEN IZDIRAP 4,BÖLÜM 1,KISIM

BİTMEYEN IZDıRAP

4. BÖLÜM

KISIM 1

Hayat, sabahın ilk ışıklarıyla uyanmıştı...

İnsanlar, kuşlar, böcekler ve bitkiler çoktan güne merhaba demişti. İnsanlardan kimileri daha güneş doğmadan yollara düşmüştü.

Öğrenciler, işe giden insanlar... Herkes bir şeylerin telaşındaydı. Bir yerlere yetişmek için koşturmaca başlamıştı.

Hayat akıp gidiyordu ve bir gün daha başlamıştı...

Evinden çıkan Doktor Nusret Bey, binanın önünde biraz duraladı. Bir sağına, bir soluna baktı. Hayatın nabzını dinliyor gibiydi.

İnsan ve araba seli caddeleri, sokakları kaplamıştı. Bu sel, gözlerinin önünde akıp gidiyordu.

Bu akıntıya kapılmak için arabasına doğru yöneldi.

Az sonra bu kalabalığın içinde bir damla da o olacaktı.

Sonbaharın ilk ayının son günleriydi artık. İkinci ayına girecekti ve sonbahar kendini biraz daha hissettirecekti.

Arabasını otoparkta her zamanki yerine park etti. Kapıları kilitledikten sonra anahtarı otoparkçıya verirken:

— Hayırlı sabahlar, İsmail abi. Nasılsın? Bugün ne var, ne yok? diye ekledi.

Otoparkçı İsmail Bey, her zamanki saygısıyla:

— Günaydın, Doktor Nusret Bey, dedi. Ne olsun, bildiğiniz gibi... Her zamanki işler ve rutin hayat. Ne uzuyoruz ne kısalıyoruz. Her şey aynı, bildiğiniz gibi, dedi bıkkın bir sesle.

Doktor Nusret Bey, otoparkçıya gider ayak şöyle bir baktı.

— Daha ne olsun? Bugünümüze şükür, abi. Sağlığımız, huzurumuz yerinde. Bundan daha önemli ne olabilir? dedi.

Otoparkçı İsmail Bey:

— Eyvallah, çok doğru söylediniz, Doktor Bey. Hayırlı günler dilerim, diyerek arkasından seslendi:

— Arabanızı yıkamamı ister misiniz?

Doktor Nusret Bey, olur anlamında başını salladı.

Çünkü bir an önce muayenehanesine gidip yerini almak ve o gizemli hastasının gelme saatini beklemek istiyordu.

Hızlı adımlarla köşeyi döndü ve muayenehanesinin bulunduğu binaya geldi. Merdivenleri ikişer ikişer çıktı ve muayenehanesinin kapısını açtı.

Sekreteri Büşra Hanım ayağa kalkarak:

— Günaydın, hoş geldiniz efendim. Gazetenizi masanızın üzerine bıraktım. Birazdan kahvenizi getiririm, efendim, dedi.

Doktor Nusret Bey tebessüm ederek:

— Günaydın, Büşra Hanım. Teşekkür ederim, dedi ve odasına yöneldi.

Kapıyı açıp arkasından kapattı.

Ceketini çıkardı, askıya astı ve masasına yöneldi. Koltuğuna oturdu. Kendini biraz öne çekerek laptopunu açtı.

Ajandasını önüne koydu, gazetesini eline aldı. Yine yönünü sokağa doğru çevirdi. Sandalyesini biraz daha cama yaklaştırdı ve caddelerin hareketliliğine baktı.

Daha sonra sert bir hareketle gazetesini düzeltti ve ilk sayfadan manşetleri okumaya başladı.

Az sonra kapı çaldı.

— Buyurun, Büşra Hanım.

Evet, gelen sekreteri Büşra'ydı. Çünkü onun kapıyı çalmasından anlamıştı.

Sekreteri Büşra Hanım, dumanı üzerinde tüten sıcacık kahve fincanını ve birkaç parça çikolata koyduğu kaseyi Doktor Nusret Bey'in masasının üzerine bıraktı.

Odanın içini güzel bir kahve kokusu sarmıştı.

Doktor Nusret Bey:

— Büşra Hanım, bu kahve kokusuna bayılıyorum. Çok güzel kahve kokuyor. Ellerinize sağlık, teşekkür ederim, dedi.

Büşra Hanım, beğenilmenin de verdiği sevinçle odadan çıkarken:

— Teşekkür ederim, Doktor Bey, dedi.

Doktor Nusret Bey, çıkmak üzere olan Büşra Hanım'a seslendi:

— Öğleden sonra randevularımız çok var mı?

Büşra Hanım:

— Hemen bakıyorum, efendim, dedi.

Hızlıca elindeki tepsiyi mutfağa bırakıp masasına oturdu. Randevu defteri elinde, yarı açık kapıyı tıklatarak:

— Doktor Nusret Bey, bir saate kadar Neriman Hanım gelecek. Öğleden sonra saat 2.00'de ve 4.00'te randevularınız var, dedi.

Doktor Nusret Bey:

— Senden rica etsem, Büşra Hanım, 2.00'deki randevumuzu başka bir güne erteleyebilir misin? Hastamızı arayıp kendisini bilgilendirirsen sevinirim, dedi.

Büşra Hanım:

— Tabii, olur. ama bu hastamızın geçen sefer de randevusunu ertelemiştik...isterseniz saat 4 de gelecek hastamızın randevusunu iptal edelim bu yeni bir hasta...ne dersiniz efendim...

Doktor Nusret bey telaşlı bir sesle..

__HAYIR.. HAYIR...onu sakın iptal etme...sen dediğim gibi yap..saat iki de gelecek olan hastamızı erteleyelim..çünkü dört de gelecek hastamız ilk defa gelecek ve benim için çok önemli bir hasta..ona konsantre olmak istiyorum bu yüzden...dedi heyecanlı ve biraz yüksek bir sesle..

Büşra hanım pek anlam veremese de biraz da şaşkın bir ifadeyle ..

__tabii efendim diyerek odadan çıktı..bu arada çıkarken de,

Kapıyı usulca kapattı...