İçeriğe geç

kapıdaki gölge

Kapıyı açtığımda içimden bir şey çekilmişti sanki.

Nefes almak bile güçleşmişti bir anlığına.

Onu tanıyordum.

Daha önce bir kaç kez iş çıkışında , yolda hatta bir defasında neredeyse kapının önünde görmüştüm.

O zamanlar tesadüf sanmıştım ama şimdi evime kadar gelmiş kapımda bana bakıyordu.

“sen” diyebildim sadece sesim titreyerek.

“Beni hatırladın” dedi sakin bir sesle.

Bir adım geri çekildim ve ne yapıyorsunuz burada? Beni mi takip ediyorsunuz ?

Diye sordum ama cevap vermemişti.

gözlerini üzerime dikmiş öylece bakıyordu.

İyice korkmaya başlamıştım sessizliği umut bozmuştu.

“kim geldi masal” diye seslenmişti .

Gözlerim bir an kapı ile içeri arasında gidip geldi.

 

Hiç hiç kimse dedim ama sesim düşündüğüm kadar güçlü çıkmamıştı.

 Tekrar adama dönerek lütfen gidin buradan dedim net ve kendimden  emin bir şekilde.

Adam hafifçe başını eğdi ve gözleri yine beni süzmeye başlamıştı.

Seni tekrar görmek çok güzel diyerek karşılık vermişti.

Ne yapacağımı bilmiyordum kapıyı kapatmak istiyordum sadece ama sanki donup kalmıştım.

Ne kapatabiliyordum nede cevap  verebiliyordum.

Tam Kendimi toparlayıp kapıyı örtecektim ki eliyle kapıyı tutmuştu.

Bir an içeri girer mi korkusuyla bağırmaya başladım.

“sana gitmeni söyledim yoksa polisi ararım”.

Umut sesimi duyunca bir hışımla gelmişti yanıma.

Neler oluyor burada masal dedi başını adama çevirerek.

Umutun gözleri önce kapıya sonra ise adamın kapıdaki eline kaymıştı.

Tekrar “masal…. Neler oluyor burada ?” diye sordu ciddi bir ses tonuyla.

Ben cevap veremeyince adam umut' a dönerek ;

bir şey olmuyor dedi sakin bir ses tonuyla konuşuyoruz sadece.

İyice sinirlenmiştim konuşmak mı dedim titreyen sesimle sen beni evime kadar takip etmişsin git buradan.

Umut'un yüz ifadesi iyice değişmişti.

Kapıya doğru birkaç adım daha attıktan sonra;

Elini kapıdan çek ve git buradan dedi.

Adam hiç umursamamıştı bile gözlerini bana çevirerek ;

Şimdi gidiyorum ama tekrar görüşeceğiz masal.

Diyerek geri döndü.

kapı kapanırken bile gözleri hala üstümdeydi.

Umut meraklı gözlerle benden bir açıklama bekliyordu ama ben hala kendime gelememiştim.

Umut kolumdan tutarak oturmama yardım etti.

 daha sonra bir bardak su uzatarak” kimdi o adam? “ diye sordu.

Bilmiyorum inan bana  bilmiyorum bir kere kafeye geldi siparişini götürürken yanlışlıkla üstüne dökmüştüm mahcup olup yardım etmeye çalıştım peçete verdim sadece.  o günden beri kafamı her çevirdiğimde yakınlarımda görüyordum iş çıkışında mahallede hep karşılaşıyorduk  tesadüf sanmıştım ama evime kadar takip etmiş beni.

Umut Korktuğumu anlamış olacak ki elini elimin üstüne koyarak.

Yumuşak bir ses tonuyla "korkma küçük hanım ben burada olduğum sürece sana yaklaşamaz o adam".

Umut'un sözleri içimi rahatlatsa da yine de korkuyordum.

Başımı omzuna yaslayarak “ ya tekrar gelirse” diye fısıldadım.

Umut kendinden emin bir şekilde “ gelemez gelse de karşısında beni bulur” dedi.

Başımı onalaylarcasına salladım ama içim hiç rahat değildi .

O gece perdeyi kapatmak için pencereye yaklaştığımda istemsizce dışarıya bakmıştım.

Sokak boş ve sakin görünüyordu yada ben öyle sanıyordum.

Çünkü tam perdeyi kapatırken karşıdaki ağacın yanında bir siluet görmüştüm.

O an içimdeki korkuyla birlikte anladım ki her şey daha yeni başlıyordu.