Umut birkaç gün içinde taburcu olmuştu ve iyi bir bakıma ihtiyacı vardı.
Ne kadar istemese onu zorla ikna edip kendi evime getirdim.
O yanımdayken günler su gibi geçiyordu umut raporluydu ama benim artık işe dönmem gerekiyordu.
Yine aynı şeyleri yaşamaktan o adamla karşılaşmaktan çok korkuyordum ama başka çarem yoktu.
Sabah erkenden kalktım Umut'a kahvaltı hazırlayıp işe doğru yola koyuldum.
Sanki hala biri beni takip ediyor gibi geliyordu.
Hızlanmaya başladım tam iş yerinin önüne gelmemle birlikte bir el dokundu omzuma.
Çok korkmuştum bir hışımla döndüm arkamı.
Karşımda duran abimdi hem çok şaşırmış hem de çok rahatlamıştım.
Abi diyerek atladım boynuna.
Dur kız boğacaksın beni yavaş dedi gülerek.
Abimden uzaklaştım ve sen ne yapıyorsun burada ne zaman geldin buraya dedim meraklı gözlerle.
Suçluluk edasıyla sırıtmıştı şey ben açığa alındım bir süre o yüzden geldim. Dedi mahcup bir şekilde.
Abim polisti ama öyle bildiğiniz polislerden değil belirli aralıklarla sürekli bir olaya karışıp başını belaya sokuyordu sonuç olarak açığa alınıyordu. Bu sefer ne yaptın acaba dedim gözlerimi devirerek.
Bu sefer suçsuzum seni korumak istemiştim ama işler çığırından çıktı.
Ben seni rahatsız eden adamı buldum buldum da kendimi kaybettim dedi sırıtarak.
Abi sen nerden biliyorsun bunu dedim şaşkınlıkla.
Polisim ben kızım seni tek başına bırakacak değildim herhalde benimde kendime göre var yöntemlerim.
Anlamıştım hemen yine peşime birilerini takmıştı yani peşime derken bir şey olursa abime haber vermesi için.
Abime hep kızardım olay çıkarıyor diye ama bu sefer öyle olmadı anlattıklarını dinleyince derin bir oh çekmiştim o adam artık karşıma çıkamazdı ama asıl sorun evde ki durumu abime açıklamaktaydı .
Daha fazla gecikmeden işe geçtim mesaimi tamamlayıp abimle eve doğru yürümeye başladık.
bende fırsat bu fırsat dedim başladım anlatmaya.
Umut Beni kurtardığı için evimde bakmama çokta kızmamıştı aslında.
Tabi ki Umut'a olan hislerimden bahsetmemiştim abim bunu öğrense hem Umut'u hem beni fena yapardı.
Eve geldik kapıyı usulca açtım.
karşımda gördüğüm manzarayı abime nasıl açıklayacaktım bilmiyorum.
Umut karşımızda havluyla duruyordu.
Abim bir hışımla daldı içeri.
sen ne yapıyorsun lan bu kılıkta burada dedi yakasına yapışarak.
Umut abimi tanımadığı için şaşkın ve sinirli bir şekilde sen kimsin de hesap soruyorsun bana kardeşim dedi.
Hemen araya girdim abi durur musun eminim mantıklı bir açıklaması vardır Umut'un diyerek abimi umuttan uzaklaştırdım .
Umut şaşkınlıkla abi mi nasıl yani senin abin mi var ? diye sordu
Evet tanıştırayım abim onur minik bir sürpriz yapmış bana dedim idare et bakışı atarak.
Umut çok utanmıştı hemen abime dönerek abi valla kötü bir şey yapmadım kahve döküldü mecbur kaldım duşa girdim dedi.
Çok hoşuma gitmişti Umut'un böyle paniklemesi.
Abim yerdeki kahve lekesini görünce inanmıştı Umut'a .
Umut üstünü başını giyindi ve abimle sohbet etmeye başlamışlardı.
Bende kahve yapıp getiriyordum.
Kapının eşiğine geldiğimde abim ağzından bir şey kaçırmıştı.
Umut'a ben sana kızın evine yerleş mi dedim oğlum diye çıkışıyordu.
İçeri girdim abi sen Umut'u tanıyor musun ki dedim şaşkınlıkla.
Abim çok paniklemişti benim bilediğim şey ne çabuk söyle dedim sesimi yükselterek.
Meğer o peşime taktığı adam umutmuş.
Siz bana resmen oyun oynadınız beni kandırdınız dedim sesim titreyerek.
Umut kimsin sen he her şey yalan mı? hepsi oyunun bir parçası mıydı yani dedim dolmuş gözlerimle.
Umut hemen ayağa fırladı yok yok öyle bir şey yalan olur mu hiç sen gerçekten benim için çok değerlisin küçük hanım dedi kolumdan tutarak.
Abimin varlığını ikimizde unutmuştuk.
abim Umut'un bu söylediğini duyunca hemen ayağa kalktı.
Umut'a dönerek sen ne diyorsun lan dedi kaşlarını çatarak.
Ben kardeşimi sana emanet ettim , sen gelmiş kıza çok değerlisin falan diyorsun hayırdır.
Odanın içinde kısa bir sessizlik oluşmuştu.
Umut lafa girmeye çalışarak;
“Abi … ben..”
Abi mi? dedi abim şaşkınlıkla.” Bir dakika ben ne kaçırdım burada?” diye sordu.
Yüzüm kıpkırmızı olmuştu. Kendimi toparlayıp.
Abi Saçmalama dedim mahcup bir sesle .
Umut derin bir nefes alarak
“hayır saçmalamıyor” dedi kendinden emin bir şekilde .
“ben masala olan hislerimi artık saklamak istemiyorum”
Abim önce bana sonra Umut’a baktı.
Abim çok sinirlenmişti derin bir iç çekti daha sonra kendini toparlayarak
“İyileş önce” dedi Umut'un omzuna hafifçe dokunarak “sonra oturur adam gibi konuşuruz”.
Umut sadece kafasını sallayabilmişti .