İçeriğe geç

Ben de Yapabilirim

O gün Arca’nın babası Mert Bey, evde Arca’nın kırılan oyuncak arabasını tamir etmeye çalışıyordu.

Arca ise babasının tamir çantasındaki tornavidayı fark etmişti.

“Bu benim olsun. Ben tamir edeceğim.” diye ısrar etmeye başladı.

Mert Bey, yanında Arca’nın kardeşi de olduğu için başlangıçta tornavidayı Arca’ya vermeyi sakıncalı buldu. Ancak Arca’nın ısrarı devam edince farklı bir çözüm düşündü.

“O zaman birlikte tamir edelim.” dedi.

Arca’ya oyuncağı nasıl tutacağını gösterdi:

“Sen bir elinle arabayı tut, diğer elinle de tornavidayı.”

Sonrasında Mert Bey, Arca’yı tamamen kendi hâline bıraktı. Arca tornavidayı vidaya yerleştirmeye, çevirmeye ve arabasını tamir etmeye çalışıyordu. Tornavidayı çevirmekte zorlandığı anlarda ise babası, onun fark edemeyeceği kadar küçük desteklerle işini kolaylaştırıyordu.

Bir süre sonra oyuncak araba tamir edildi.

Arca’nın yüzündeki mutluluk gözlerinden okunuyordu.

Mert Bey bir an düşündü.

Eğer başta olduğu gibi Arca’nın arabasını tamamen kendisi tamir etmiş olsaydı, Arca belki yalnızca arabasının yeniden çalışmasına sevinecekti. Fakat şimdi durum farklıydı.

Arca hem arabasının yeniden çalışmasına seviniyor hem de bunu kendisinin başardığını düşünüyor ve bundan gurur duyuyordu.

Aslında iki ayrı mutluluğu aynı anda yaşıyordu.

Mert Bey o an bir kez daha fark etti ki okul öncesi dönemde çocuklara bir şeyleri kendilerinin yapabilmeleri için fırsat vermek, onlara yalnızca bir beceri kazandırmıyordu.

Onlara “Ben yapabilirim.” duygusunu da kazandırıyordu.

Bazen bir yetişkin için birkaç saniyede yapılabilecek bir işi çocuğun dakikalarca uğraşmasına izin vermek sabır gerektiriyordu. Üstelik çocuk çoğu zaman yetişkinin yaptığı kadar düzgün de yapamıyordu.

Ama mesele zaten işin kusursuz yapılması değildi.

Mesele, çocuğun o işi yapmaya çalışmasıydı.

Çünkü çocuklar bazı şeyleri bizim onlar adına yapmamızla değil, kendileri deneyerek, yanılarak ve yeniden deneyerek öğreniyordu.

Belki de ebeveyn olarak en zor görevlerden biri buydu:

Çocuğumuzun yapabileceği bir şeyi onun yerine yapmamak.

Çünkü bazen yardım etmek, çocuğun önündeki engeli kaldırmak değil; yanında durup o engeli kendisinin aşmasına izin vermektir.