Ertesi sabah kahvaltılarını yaptıktan sonra Selen Hanım arkadaşlarıyla buluşmak için dışarı çıktı. Arca ile Asel ise Mert Bey’le evde kaldılar.
Mert Bey, Arca ve Asel’le yumuşak oyuncaklarıyla oynarken bir anda telefonu çaldı. Mert Bey oyunu kısa bir süreliğine bırakıp telefonuna baktığında, Arca’nın okulundan arandığını gördü. Biraz şaşırarak telefonu açtı.
— Merhaba, buyurun.
Okulun sekreteri, Mert Bey’e iyi olup olmadığını sorduktan sonra kayıt yenileme işlemleri için okula gelmeleri gerektiğini söyledi.
Mert Bey, Selen Hanım’ın daha önce okul yönetimine şehir dışında olacaklarını ve döndüklerinde kayıt işlemlerini tamamlayacaklarını bildirdiğini anlattı.
— Biz dönüş tarihimizde okula gelip kayıt işlemlerini tamamlayabiliriz, diye düşündük. Birkaç gün sonra zaten döneceğiz.
Sekreter, Selen Hanım’ın da kendisini daha önce aradığını ve konuyla ilgili bilgi verdiğini söyleyerek telefonu kapatması gerektiğini belirtti.
Kısa bir süre sonra Selen Hanım eve geldi.
— Mert, okula kayıt yenileme işlemleri için üç gün içinde İstanbul’a gitmemiz gerekiyormuş, dedi.
Mert Bey tam,
— Dönüş tarihimizde gitsek olmaz mı acaba?
diyecekti ki Arca büyük bir sevinçle söze karıştı:
— Oley! İstanbul’a gideceğim! Arkadaşlarımı göreceğim, oyuncaklarımla oynayacağım ve anneannemde kalacağım!
Selen Hanım ile Mert Bey birbirlerine baktılar.
Arca’nın gözlerindeki heyecanı görünce gülümsediler.
— O zaman gidelim, dediler hep birlikte.
Ve hazırlanmaları bile uzun sürmedi. Yaklaşık iki saat içinde yola çıktılar.
Arca yol boyunca heyecanla konuşup durdu.
— Anne, anneannemde ilk kez kalacağım!
— Evet oğlum.
— Çok güzel olacak, değil mi?
— Eminim çok güzel olacak.
Arca bir süre sonra İstanbul’daki oyuncaklarını ne kadar özlediğini anlatmaya başladı. Hangi oyuncağıyla oynayacağını, anneannesinde neler yapacağını, arkadaşlarını görünce onlara neler söyleyeceğini düşünüp durdu.
Akşam olduğunda İstanbul’a varmışlardı.
Anneannesinin evine girdiklerinde onları büyük bir sevinç karşıladı. Anneannesi ve dedesi çocuklara sarılıp öpüyor, onları ne kadar özlediklerini söylüyorlardı.
Hemen ellerini yıkadılar. Anneannelerinin onlar için hazırladığı birbirinden güzel yemekler sofraya geldi.
Yemekten sonra Mert Bey,
— Ben biraz dinlenmek için eve geçeyim. Sabah erkenden yine görüşürüz, dedi.
Arca da,
— Tamam baba, dedi.
O akşam Arca ve Asel, anneanneleri ve dedeleriyle uzun uzun oyunlar oynadılar. Birlikte sohbet ettiler, güldüler ve güzel vakit geçirdiler.
Zaman su gibi akıp geçti.
Saat gece yarısını çoktan geçmişti.
Selen Hanım çocuklara,
— Hadi bakalım çocuklar, artık uyuma vakti. Geç oldu bile. Şimdi güzelce uyuyalım ki yarın tekrar yola çıkıp Dikili’ye dönebilelim, dedi.
Arca ile Asel yatağa girdiler. Selen Hanım da onların yanına uzandı.
Arca bir yanında, Asel diğer yanında yatıyordu.
Tam uykuya dalacakları sırada Arca birden sordu:
— Anne, babam gelmeyecek mi?
Selen Hanım oğluna dönüp gülümsedi.
— Oğlum, baban sana anneannende kalmak istersen kendisinin evde kalacağını söylemişti. Sen de “Olur baba, anneannemde kalırım.” demiştin. Hatırladın mı?
Arca bir süre sessiz kaldı.
Sonra annesine sarıldı.
— Anne, ben ilk kez babamdan ayrı kalıyorum. Anneannemde kalmak çok güzelmiş ama… babamı çok özledim.
Selen Hanım oğlunun saçlarını okşadı.
— Bak Arca, baban kayıt yenileme işlemleri için İstanbul’a tek başına da gelebilirdi. Sen anneannende kalmak istediğin için bizi de yanında getirdi. Şu anda burada olmamızın sebebi senin isteğin. Sabah olduğunda babanı tekrar göreceksin.
Arca annesinin ellerini sıkıca tuttu.
— Anne, ne olur bir daha ayrılmayalım. Olur mu?
— Olur oğlum. Ama bazen sevdiklerimizden kısa süreliğine ayrı kalabiliriz. Önemli olan birbirimizi sevdiğimizi hiç unutmamak.
Arca annesine biraz daha sokuldu.
Bir süre sonra gözleri ağırlaştı ve uykuya daldı.
Ertesi sabah Mert Bey kapıdan içeri girdiğinde Arca onu görür görmez koşarak babasına sarıldı.
Sıkı sıkı sarılıyordu.
— Baba! Anneannemde kalmak çok güzelmiş ama seninle bir daha ayrılmayalım olur mu?
Mert Bey oğlunu kucakladı.
— Elbette olur oğlum.
Sonra Arca’nın gözlerinin içine bakarak devam etti:
— Ama sen anneannende kalmak istedin diye dün hepimiz burada kalmadık. Bazen bir süre ayrı kalmamız gerekebilir.
Arca başını kaldırdı.
— Baba, ama ben seni bu kadar çok özleyeceğimi bilmiyordum. Bundan sonra beni hiç yalnız bırakma.
Mert Bey gülümsedi ve oğlunun başını okşadı.
— Hayatta bazen ayrı kaldığımız zamanlar olacaktır Arca. Belki de bu kısa ayrılıklar, yan yana olduğumuz zamanların değerini daha iyi anlamamıza yardımcı olur.
Arca merakla babasına baktı.
Mert Bey devam etti:
— Bak, belki dün ayrı kalmasaydık beni bu kadar çok özleyeceğini hiçbir zaman fark etmeyecektin. Bazen bir insanın bizim için ne kadar değerli olduğunu, onu kısa bir süre göremediğimizde daha iyi anlarız.
Arca bir süre düşündü.
Sonra başını onaylarcasına salladı.
— Tamam baba.
Mert Bey, oğlunun yaşadığı bu duygudan oldukça etkilenmişti.
Bir süre sonra Selen Hanım ve Mert Bey kayıt yenileme işlemleri için okula giderlerken Mert Bey konuşmaya başladı:
— Biliyor musun Selen, Arca’nın beni bu kadar özleyeceğini hiç tahmin etmemiştim. Dün anneannesinde kalacağı için ne kadar heyecanlıydı. Ama sanırım gecenin bir bölümünde içinde bir burukluk oluştu.
Selen Hanım başını salladı.
— Evet. Akşam boyunca çok keyifliydi. Anneannesiyle oynadı, dedesiyle sohbet etti fakat uyumaya gittiğimizde ilk kez senin yokluğunu gerçekten hissetti.
Mert Bey düşündü.
— Bence bu onun için önemli bir deneyim oldu. Bazen sevdiklerimizin hep yanımızda olacağını düşünürüz. Oysa kısa bir ayrılık bile onların hayatımızdaki yerini fark etmemizi sağlayabilir.
Selen Hanım da sözlerine ekledi:
— Arca dün çok güzel vakit geçirdi. Ama aynı zamanda sevdiği insanlardan ayrı kalmanın nasıl bir duygu olduğunu da öğrendi. Belki de artık yanında olduğumuz zamanların kıymetini daha iyi anlayacak. Ben bunun Arca’nın gelişimi açısından çok değerli bir deneyim olduğunu düşünüyorum.
Onlar okulda kayıt yenileme işlemlerini tamamlarken Arca anneannesiyle birlikte oyun oynuyordu.
Oyunun içinde babası da vardı.
Arca oyuncaklarını konuşturuyor, babasını da oyuna dahil ediyordu.
— Sen benim babamsın. Beni hiçbir zaman bırakmayacaksın, tamam mı?
Sonra bir an durup kendi kendine gülümsedi.
Çünkü artık biliyordu:
Bazen sevdiklerimizden ayrı kalabiliriz. Ama sevgi, araya giren mesafelerle kaybolmaz.
Oyun bittiğinde Mert Bey eve gelmişti.
Arca babasına doğru koştu.
Birbirlerine sımsıkı sarıldılar.
O gün Arca, anneannesinde kalmanın güzelliğini de babasını özlemenin ne demek olduğunu da öğrenmişti.
Ve o gece oynadıkları oyunun sonunda Arca ile Mert Bey, oyuncakların dünyasında baba-oğul sonsuza dek birlikte kalmışlardı.