İçeriğe geç

5. bölüm

5. Bölüm – O Telefon

Karahan ailesinin hayatı, tek bir gün içinde altüst olmuştu.

Yıllarca öz oğulları sandıkları Burak hakkında yürütülen soruşturma tamamlanmış, elde edilen deliller doğrultusunda vatana ihanet suçlamasıyla tutuklanmasına karar verilmişti.

O kararı imzalamak, Albay Cihan Karahan için hayatının en ağır görevlerinden biriydi.

Karşısında yıllarca "oğlum" dediği genç vardı.

Fakat üniforma, duyguların önüne geçmek zorundaydı.

Cihan, görevinin gereğini yaptı.

Burak, askerler eşliğinde kelepçelenerek cezaevine götürüldü.

Kapı kapandığında evde derin bir sessizlik hâkim oldu.

Kimse konuşamıyordu.

Umay, gözyaşlarını tutamıyor, yıllarca büyüttüğü çocuğun böyle bir suçla anılmasını kabullenemiyordu.

Alperen öfkeyle odanın içinde dolaşıyor, yumruklarını sıkıyordu.

Yiğit Mert'in yüzü bembeyaz kesilmişti.

Kürşat Can ise başını öne eğmiş, yaşananları anlamlandırmaya çalışıyordu.

İlbilge, annesinin yanında sessizce oturuyor, onun elini bırakmıyordu.

Aynı saatlerde Karahan ailesi hakkında da idari soruşturma başlatılmıştı.

Burak'ın faaliyetlerinden aile bireylerinin haberdar olup olmadığı araştırılıyor, tüm bağlantılar tek tek inceleniyordu.

Yıllardır örnek gösterilen Karahan ailesi, şimdi ağır bir sınavın içindeydi.

Albay Cihan, üniformasını çıkarmadan çalışma odasına geçti.

Masasının üzerindeki aile fotoğrafını eline aldı.

Fotoğrafta herkes gülümsüyordu.

O günlerden geriye ise yalnızca acı kalmıştı.

Tam o sırada...

Masasının üzerindeki telefon çaldı.

Ekranda tanımadığı bir numara yazıyordu.

Cihan birkaç saniye telefona baktı.

Derin bir nefes aldı ve aramayı cevapladı.

"Albay Cihan Karahan, buyurun."

Karşı taraftaki kadın sakin bir ses tonuyla konuştu.

"İyi günler Albayım. Ben Şanlıurfa Eğitim ve Araştırma Hastanesinden arıyorum."

Cihan kaşlarını çattı.

"Buyurun."

"Yıllar önce hastanemizde gerçekleşen bir doğumla ilgili eski kayıtlar yeniden inceleniyor."

Cihan'ın yüzündeki ifade değişti.

"Anlayamadım."

"Telefonda ayrıntı veremiyoruz Albayım."

Kadın kısa bir duraksamanın ardından devam etti.

"Ancak sizi ve eşiniz Umay Hanım'ı en kısa sürede hastanemize bekliyoruz."

"Neden?"

Kadının verdiği cevap, Cihan'ın elindeki telefonu sıkıca kavramasına neden oldu.

"Çünkü... yirmi altı yıl önce doğan çocuğunuzla ilgili çok önemli bir gelişme tespit edildi."

Cihan'ın nefesi kesildi.

O an, yıllardır bildiği her şeyin değişmek üzere olduğundan habersizdi. Burak'la ilgili acı henüz çok tazeydi, fakat gelen bu telefon bambaşka bir gerçeğin kapısını aralıyordu.