Dürüst şekilde başlamak gerekirse,hala daha Ufaklığın gidişini atlatamadım.
Yıldızlara bakarken,hep "Acaba bu yıldızların ötesinde birileri var mı?" Diye düşünürdüm. Ama şimdi ise "Acaba tekrar onunla karşılaşabilir miyim?" Diye düşünüyorum.
Keyfim pek yerinde değil.
İris bir yumak ile oynamak ile meşgul. Kaldırımda oturmuş,derin düşünceler içindeyim.
Uzakta iki Tanıdık yürüyor...tabi yürüme denirse o harekete. Gökte uçan dinozorlar,yaşayan baloncuklar,siyah figürler,ruha benzeyen şeyler. Her zaman ki gibi kaotik. Alıştım artık.
Üstü gözlerle kaplı kauçuk kıvamında birşey bana doğru süründü. Bende onun üstüne bastım ve onu ezdim, zaten küçük birşeydi.
Oturmaya devam ettim. Çünkü yapacak daha iyi birşeyim yoktu.
Hava yavaştan kararmaya başlamışken,aniden bir minibüs kaza geçirdi ve duvara çarptı.
Hızlıca oraya doğru koştum. İçinde yardıma ihtiyacı olan insanlar olabilir. Polislik iç güdülerim hala daha yerinde sanırsam.
Minibüsün içini inceledim. İçine bakınca gördüğüm şey,boş olması idi. Tek bir kişi hariç kimse yoktu içeride, o kişide şofördü. Şoför yerde yatıyordu. Onu uyandırmayı denedim. Ama beklenmeyeni yaptı ve suratı aniden yerinden çıkıp altından onlarca dokunaç çıktı. Bilinçdoğan,klasik. Adını koydum bile,Şoför.
Aramızda boğuşma gerçekleşti. Neyse ki pek iyi dövüşemiyordu. Ama kendisi farklı bir taktik denedi.
Yaratık bacağımdan tuttu ve bacağımı yere sertçe vurdu. Bacağımdan kötü bir ses geldi. Acıyla bağırdım.
Aptal yaratık bacağımı kırmıştı.
Silahıma sarıldım ve ona mermi yağdırdım.
Mermi delip geçti ama onu devirmedi.
O anlık heyecan ve adrenalin ile yakında ki yere düşmüş olan kapı parçasını aldım,ve yaratığın kafasına geçirdim.
Yaratık yere yığıldı. Sonra ise tekrar kafasına indirdim. Sonra tekrar. Ve sonra tekrar. Ve tekrar. Ve tekrar. Ve tekrar.
Kaç kere indirdiğimi bilmiyorum. Durduğum zaman kafası tamamen açılmıştı. Beyin parçaları heryerdeydi.
Bacağımı çeketimden bir parça ile sarıp sabitledim. Zar zor da olsa yakınlarda ki Doktor Halil bey'in evine gitmeyi başardım.
Halil bey Bilinçdoğan saldırılarından yaralananlara yardım etmeye çalışan bir eski doktordu. Bu dünyada bir Davut'a bir de Halil bey'e güvenirim,öyle söyleyeyim.
Halil bey bacağıma gerekli müdahaleyi yaptı. 8 haftası varmış. Bana göre uzun bir süre. Ama yapacak birşey yok. İşimize bakacağız bir şekilde.