İçeriğe geç

Bölüm 6 - Hamam

Bölüm 6 - Hamam

Kış bildiğin çöktü. Ev buz gibi. Soba var, kömür yok. Battaniye yetmiyor artık. İris bile geceleri yorganın altına giriyor, 6 bacağıyla bana sarılıyor.

Bahçıvan "Hamamın kazan dairesinde eski odunlar var, kimse almamış" dedi. İyi bir hedef.

Gittim.


Hamam dışarıdan bile kötü görünüyordu. Kapısı kırık, duvarları yosun tutmuş. İçeriden soğuk geliyordu, bildiğin soğuk. Buz gibi, rutubetli.

Kapıyı ittim. İçerisi karanlıktı. Yerde su birikintileri, duvarlarda yosunlar, yer taşlarının arasından yabani otlar çıkmış. Tavan damlıyor. Şıp şıp şıp.

"Kazan dairesi nerede bunun?" dedim kendi kendime.

Göbek taşına doğru yürüdüm. Taşın üstünde bir şey vardı. Kocaman, çamurumsu bir şey. İlk başta yosun yığını sandım.

Sonra hareket etti.

Ayağa kalktı desem yalan olur. Toparlandı. İki metre boyunda, çamur gibi, balçık gibi bir şey. Üstünden su süzülüyor, yosunlar sarkıyor. Yüzü yok. Sadece iki tane çukur var göz yerinde. Elinde de bir kese. Bildiğin hamam kesesi, ama kocaman.

Adını o an koydum. Hamam Canavarı.

Elim silahıma gitti direkt. Refleks.

O ise bana bakmadı bile. Sadece öyle durdu.

Anlamadım.

Yaklaştım bir adım. O da bana döndü. Korkunç görünüyordu. Çamur yüzü, akan balçığı... Ama saldırmadı. Kafasını -tabi kafası var denebilirse- taşa vurdu

"Ne yapıyor bu?" Dedim kendi kendime.

Bir an durdum. Sonra anladım. Taşı yemeye çalışıyor.

Bana da ikram eder gibi oldu.

"Yok sağ ol" dedim.

O yine de peşimi bırakmadı. Göbek taşını illaha da bana yedirmeye çalışıyor. Oradan uzaklaştım.

Korkutucu görünüyor ama kendi halinde.

Silahı indirdim.

Hazır gelmişken yaktım ateşi,güzelinden ısındım. Çeşmelerden birisi kontrol ettim,ilginç şekilde hala çalışıyordu. Su kaynağı nereye bağlı bilmiyorum artık. İyisinden bir kendimi keseledim. Yıkandım,durulandım. Kendime geldim resmen.

Hamam Canavarı ise birşey yapmadı...taş yemeye çalışmak dışında.

Etrafı inceleyince bayağı bir taşın eksik olduğunu gördüm. Kimin yüzünden olduğu belli.

Sonra durdu. İşini bitirmişti. Kenara çekildi, tekrar göbek taşına oturdu, ve haraketsiz kaldı.

Afiyet olsun derdim, ama demedim. Sonuçta o bir Bilinçdoğan. Hepsi de aynı,tamamiyle zararlar.

Kömürleri topladıktan sonra çıkıp gittim.

Kapıdan çıkarken içerisi hala rutubetli ve kasvetliydi. Ama o kadar soğuk gelmiyordu artık.

Eve geldim, İris'e baktım. İris Hamam Canavarı'nı görse ne yapardı acaba? Herhalde gidip üstüne otururdu. O da çamur seviyor zaten.

Yarın yine gelirim belki. Sırtım hala kaşınıyor, bir yıkanma daha iyi gider.