Göz göze geldiğimiz o andaki bakışları beni daha da yerden yere vurdu. Ferit abiyi ne ben daha önce hiç böyle görmüştüm ne de o beni. Biz hep gülerdik sanırım...Çünkü hep abim güldürürdü bizi. Onun olmayışı en ağır duyguya vurmamızı sağlamıştı. Sonraki vakitlerde annem anlatmaya başladı: ''Abin o gün sabah güzel bir şekilde hazırlanmış, kahvaltıya inmişti...Yüzünde nurlar açıyordu. Ona nereye gittiğini sorduğumda bana şirketinden 1 günlük iznini kullanıp arkadaşları ile buluşacağını söyledi. 10-20 dakika sonrasında Ferit aradı ve aceleyle kalktı kahvaltı masasından. Ayakkabısını ayağına giydikten sonra az kalsın cüzdanını unutuyordu.'', yüzünde acı bir gülümseme oluştu annemde. Ona baktıkça gözlerim daha da kızarıyordu ve bense kendimi tutmaya çalışıyordum. ''Ona cüzdanını verdikten sonra yüzündeki gülümseme çoğaldı ve evden çıktı...Akşam ise bir anda bir telefon aldım, açtığımda ise bana onun durumunun ağır olduğunu ve bilincinin kapalı olduğunu söylediler. Babanla hastaneye gittiğimde Ferit yarı kanlanmış kıyafetleri ile ağlıyordu sessizce. Biz ise zaten aynı durumdaydık hem şokta hem de ağlamaklı durumdaydık. Ferit bize anlatmaya çalıştı ama yarıda ağladı...devam edemedi...Arkadaşları ile takılırken bir anda bir anlaşmazlık çıkmış ve Osman arayı bulmaya çalışırken yaralanmış. Sonrasında ise kan kaybetmiş ve bilinci kapalı kalmış ambulans gelene kadar. Bu sabah ise fazla kan kaybından öldü....Evladım kurban gitti....Benim zavallım...'', annem hıçkıra hıçkıra ağlamaya devam etti...Sonraki saatlerde minik sakinleşmiştim, annem doktorun verdiği raporun yatak odası masasında olduğunu hatırlayıp oraya gittim. Rapora baktığımda birşeyler yanlıştı....Mırıldandım kendimce...''Kişi önce başından darbe yemiş sonrasında ise yaralanmış...? Bana başından darbe yediğini neden söylemediler..?'', düşünürken arkamdan bir sesle irkildim. ''Nil.'', korkuyla yerimden zıpladım. Arkama baktığımda Ferit abimi gördüm. ''Ferit abi? Ne oldu? Birşeye mi bakmıştın?'', garip bir şekilde elimdeki kağıda bakıp sonrasında birazcık göz temasından kaçınarak: ''Hiç, sadece iyi misin değil misin diye bakmaya gelmiştim Nil.'', dedi ve sonrasında kağıdı katlayıp refleks bir şekilde cebime koydum. Neden konuşmadan önce bana değil kağıda baktı ozaman? Kafamda düşünceler sıralandı da sıralandı ama umursamamaya çalıştım..Netice abimin en yakın arkadaşı neden kağıdı benden almak istesin ki?
(devam edecek.)